Ziraatciyiz - Organik Tarım - Tarım Teknolojileri

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ziraatciyiz - Organik Tarım - Tarım Teknolojileri

HUMİK

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 24
ZayıfEn iyi 
Toprağın humus kısmında bulunan ve bitkilerin gelişimini sağlayan humik maddenin, insan sağlığından, endüstriye ve tarımdan, hayvancılığa kadar pek çok alanda kullanıldığı belirtildi.
Sakarya merkezli olarak kurulan Türkiye’nin ilk Humik Madde Derneği, toprakta bulunan humik madde hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Derneğin kurucusu ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, dünyadaki birçok bilim adamının humik maddeler üzerinde çok çeşitli araştırmalar yapmasına rağmen Türkiye’de bu alandaki çalışmaların yeni başladığını söyledi.
Türkiye’de humik maddelerle ilgili çalışmaların yalnızca organik tarım alanında yürütüldüğüne dikkati çeken Tutar, "Bu yaz Uluslararası Humik Madde Topluluğu’nun Kanarya Adaları’ndaki konferansına tek Türk olarak katıldım. Bilim adamlarının benden bir isteği vardı. Türkiye’de humik madde çalışmalarının çok yavaş ilerlediğini, hatta hiç olmadığını belirttiler. Türkiye’de humik maddeyle ilgili çalışmaların faal hale getirilmesi, bilim adamlarına ve kullanıcılara yaygınlaştırılması açısından bir oluşum içinde olmamızı önerdiler" dedi.
Tutar, humik maddelerle ilgili çok fazla bilgi kirliliği olduğunu anlatarak, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve üreticiler ve tüketicilerin güvenli bir şekilde humik madde kaynaklarına ulaşmalarını sağlamak için dernek kurduklarını ifade etti.
-BİNLERCE YILDA OLUŞUYOR, YOK PAHASINA SATILIYOR-
Yabancıların Türkiye’den humik maddelerin yoğun olarak bulunduğu torf satın aldığına işaret eden Tutar, Türkiye’nin çok değerli humik maddelerini yok pahasına sattığını söyledi.
Humik maddelerin bitkilerin ve canlıların ölmesiyle binlerce yılda oluştuğunu ve bu yönüyle çok değerli olduğunu ifade eden Tutar, şöyle konuştu: "Türkiye uyuyor. Humik madde kaynaklarını dışarıya satmamalı. Bunun için acil önlem alınması gerekiyor. Humik madde çok uzun sürede oluşuyor. Toprağın canlı ve altın kısmı burası. Bunun bir an önce önleminin alınması gerekiyor.
Derneğimizin kurulmasının ana nedenlerinden birisi bu. Halkı uyandırmak ve bilinçlendirmek. Elimizde çok önemli bir cevher var. Teknolojisiz yaşayabilirsin, ama besinsiz ve gıdasız yaşayamazsın. Ülkeyi şuurlandırmak lazım"
-"HUMİK MADDELER, TARIMDAN SANAYİYE KADAR BİRÇOK ALANDA KULLANILABİLİR"-
Türkiye’de Humik asitle ilgili çalışmaların eksikliğine dikkati çeken Tutar, yaptıkları çalışmalarla halkın ve bilim adamlarının bilinçlenmesini sağlamayı umduklarını dile getirdi.
Tutar, dünyanın birçok ülkesinde bu konuda çalışma yapıldığını vurgulayarak, "Humik asit müthiş bir şey. Tarım, çevre, endüstri, sanayi ve her şeyde kullanılıyor, iyi gelmediği bir şey yok. Sağlık konusunda da hemen hemen her şeye iyi geliyor. On binlerce ilgi alanı var. Baktım, Türkiye’de humik asitle ilgili kimse çalışmıyor. Uluslararası Humik Asit Topluluğu var, Japonya’nın Humik Madde Derneği var, İran’ın, Bulgaristan’ın, Macaristan’ın, Yunanistan’ın var, Türkiye’nin bu konuda çalışan hiç bilim adamı yok. Almanya’da bir üniversitenin bir bölümü sadece bunu araştırıyor. Amerika’da da araştırma grupları var." dedi.
-"SUYUN İÇİNE BOYA ATIP VATANDAŞI KANDIRIYORLAR"-
Tutar, humik maddeleri vatandaşların organik tarımda kullandığını belirterek, tarımla uğraşan vatandaşları humik madde satın alırken dikkatli olmaları yönünde uyardı.
Üreticilerin bitki düzenleyicisi olarak satın aldıkları ürünlerde çeşitli olumsuzluklarla karşılaştıklarına da işaret eden Tutar, "Suyun içine siyah boya atıp, humik asit diye piyasada satıyorlar. Üretici artık humik madde olduğuna güvenmiyor. Bu konuda bir disiplin oluşturmak istiyoruz, standart getireceğiz.
Bir rezervin ne kadar humik asit içerip içermediğini, hangi bitkiye iyi gelip gelmeyeceğini ölçecek bir bilim kurulu oluşturduk" diye konuştu.
Tutar, humik maddeler konusunda araştırma yapan bilim adamları ve bütün paydaşların derneğe üye olmaları çağrısında bulundu.
Derneğin başkan yardımcısı ve doktora öğrencisi Mümin Dizdar ise humik maddelerin tarım başta olmak üzere, hayvancılık, insan sağlığı, çevre teknolojileri ve endüstrinin çeşitli alanlarında kullanıldığını belirterek, humik maddelerin gübre olmadığını ve minerallerin bitkilere geçmesi için uygun koşulları hazırladığını söyledi.
Toprağın humus kısmında bulunan ve bitkilerin gelişimini sağlayan humik maddenin, insan sağlığından, endüstriye ve tarımdan, hayvancılığa kadar pek çok alanda kullanıldığı belirtildi.
Sakarya merkezli olarak kurulan Türkiye’nin ilk Humik Madde Derneği, toprakta bulunan humik madde hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Derneğin kurucusu ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, dünyadaki birçok bilim adamının humik maddeler üzerinde çok çeşitli araştırmalar yapmasına rağmen Türkiye’de bu alandaki çalışmaların yeni başladığını söyledi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 25 Aralık 2010 13:08
 

Domatesler Mahvoldu

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 16
ZayıfEn iyi 
     Tuta Absoluta isimli şimdiye kadar Türkiye'de görülmemiş domates güvesi yüzünden domates hasadı tam anlamıyla mahvoldu. Üretici 8-10 ton hasat almayı beklerken 2 ton hasatı zor aldı. 25 ilde etkili olan güve için harekete geçen Tarım Bakanlığı iller arası satışlarda karantina uygulaması ve çiftçi eğitimlerine başladı. Tuta zararlısı İspanya, İtalya, Fas, Tunus gibi bir çok ülkede etkisini gösterdi. Mücadele için dekar başına bin 500-2 bin TL fatura çıkaran Tuta ile bu ülkelerde devlet ile üretici birlikte savaşıyor. Devlet mücadele için gereken harcamanın yüzde 50'si veya tamamını karşılıyor.
 

Pamuk Fiyatı Rekor Kırıyor

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Yıllardır fiyatı 3 TL'nin üzerine çıkmayan ancak bu yıl arz sıkıntısı nedeniyle fiyatları hızla tırmanışa geçen pamuk rekor kırıyor. İzmir Ticaret Borsası'nda (İTB) pamuk geçen ay 4 TL'yi gördü. Yeni mahsul pamukların da bu fiyatlardan işlem görmesi bekleniyor. Dünya fiyatlarındaki artışın bir yansıması olarak değerlendirilen bu yükseliş çiftçinin de yüzünü güldürüyor. İTB'de 1998-1999 sezonunda 47 kuruştan işlem gören Ege pamuğu 12 sezon sonra en yüksek noktaya 3.70 TL ile haziran ayında ulaşarak rekor kırmıştı.
 

Aşırı sıcaklar buğdayı 20 milyon ton azaltacak

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

     Aşırı sıcaklar nedeniyle dünya buğday üretimi tahmini 2 ay öncesinin 20 milyon ton altına indi. Özellikle AB, Kazakistan, Rusya, Ukrayna ve Avustralya'da sıcakların verimi olumsuz etkileyeceği öngörülüyor.

     Uluslararası Hububat Konseyi'nin (IGC) raporuna göre, temmuz ve ağustos aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle dünya buğday üretim tahmini 2 ay öncesinin 20 milyon ton altına indi.

 

Organik Süt İle Tanıştık

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

    Türkiye'nin ilk organik pastörize sütünü Tire Süt Kooperatifi satışa çıkardı. Yaklaşık bir yıldan bu yana organik pastörize süt üretimi için proje ve tasarım hazırlıklarını yürüten kooperatifin yeni ürünü 1 litrelik ve 250 ml'lik depozitosuz cam şişelerle raflarda yerini aldı.

Son Güncelleme: Cuma, 15 Ekim 2010 17:29
 

4 bin yıllık tohum toprakla buluşunca çimlendi

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 

 
     Kütahya Seyitömer  Höyüğü'nde, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünce yürütülen kazıda bulunan ve 4 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen 3 tohumdan biri, toprağa ekildikten sonra çimlendi. Kazı Grubu Başkanlığını da yürüten DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, il merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıktaki alanda geçen yıl yapılan kazıda, höyüğün güneydoğusunda bir yapının içerisindeki kapta bitki tohumları bulunduğunu bildirdi. Orta Tunç Çağı dönemine ait olduğunu tespit ettikleri katmandaki tohumların yaklaşık 4 bin yıllık olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgen, tohumların yapının içinde ve orijinal yerinde buldukları kaplar arasında birinin içinde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bilgen, höyükte çok sayıda tohum bulduklarını, ancak birçoğunun yandığını gördüklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Son bulduğumuz üç tohum, kabın bir kısmının dışına taşmıştı. Kap kırıldığı için bu şekilde bulduğumuzu düşünüyoruz. Tohumlardan bazılarını incelemeye almıştık. Yaklaşık iki yıldır bu çalışmayı yürütüyoruz. Geçen yıl yaptığımız çimlendirme denemesinden olumlu sonuç alamadık ve başarılı olamadık. Bu yıl bu tohumlardan birini yeşertmeyi başardık. Bundan yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait toprak altından çıkmış bir tohum yeşerdi. Bu tohumdan çimlenen bitki, canlı halde bilim dünyasına sunulmak ve üzerinde çeşitli analizler yapılmak üzere inceleniyor."

 

Sponsorlar

Site İçi Arama

Son Yorumlar


Language

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Sponsorlar

İnternet Araması

Anketler

Hükümetin Tarım Politikasını Nasıl Buluyorsunuz?
 

Online Üyeler

Şuanda 5 konuk çevrimiçi