KÖY-MER PROJESİNİN GELECEĞİ
TARIMSAL YAYIMDA ÖZEL DANIŞMANLIK SİSTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ AÇISINDAN
KÖY-MER PROJESİNİN GELECEĞİ[1]
Hakan Efendi ÖZAT
Ziraat Yüksek Mühendisi
Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü
Yayım Dairesi Başkanlığı
GİRİŞ
Son yıllarda toplumun her kesimlerindeki değişimlere paralel olarak tarım sektöründe de hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Çiftçilerin koşullarında ortaya çıkan değişiklikler, tarımsal yayım sistemlerinin de değişmesini zorunlu kılmaktadır. Tarımsal yayım organizasyonları, kendilerini değiştirmek ve hedef kitlelerinin değişen ihtiyaçlarına uygun hizmet sunmak zorundadırlar. Gelecek yıllarda tarımsal yayım hizmetleri, kim tarafından sunulursa sunulsun, bu kuruluşlar hizmetlerini hedef kitlelerine pazarlamak, başka bir ifade ile diğer hizmet sunucularla rekabet etmek zorunda kalacaklardır.
Bu nedenlerle, yayım organizasyonları bugünden kendilerini gelecek yıllarda üstlenecekleri görevlere uygun bir şekilde yapılandırmalı, ihtiyaç duyacakları alt yapıyı kurmalıdırlar.
Tarımsal Yayımda Özelleştirme Tartışmalarını Ortaya Çıkaran Nedenler:
Kamu tarafından finanse edilen tarımsal yayım örgütlerinin iki yüzyıl süresince yaşadıkları sürekli büyüme ve gelişme safhası artık sona ermektedir.
Yaşanmakta olan küreselleşme sürecinde kamunun tarımsal yayımın organizasyonundaki ve finansmanındaki rolü çeşitli nedenlerde eleştirilmeye başlanmıştır. Bu nedenler;
A-Ulusal Tarım Politikalarının Amaç Değişimleri:
II. Dünya savaşından sonra çiftçiler, tüketiciler ve politikacılar arasında gıda maddelerinin üretiminin ve verimliliğinin yükseltilmesi konusunda bir görüş birliği oluşmuştur. Bu görüş birliği, son yıllarda etkisini kaybetmektedir. Bir çok tüketici için artık düşük fiyatlardan ziyade ürünlerin temizliği daha çok önem taşımaktadır. Üretimin çevreye zarar vermemesi, hayvansal üretimde hayvan haklarına riayet edilmesi son yıllarda tüketiciler tarafından sıkça gündeme getirilmektedir.
B-Kamu Kaynaklarından Tarım İçin Ayrılan Payların Azalması:
Bir çok ülkede, çiftçi sayısının sürekli azaldığı bir ortamda Tarım Bakanlıklarının çok kaynak kullandığı, fazla personel istihdam ettiğine yönelik eleştiriler sürekli gündeme getirilmektedir. Bu tartışmalar, tarımsal yayım hizmetlerinin kamu tarafından yürütüldüğü ülkelerde yayım hizmetleri için de önemli sonuçlar doğurmaktadır. Öncelikle yayım hizmetlerine ayrılan bütçe kaynakları azaltılmakta, yayımcı kadroları daraltılmakta, çiftçilerin özel ilgi alanlarına giren konulardaki eğitim ve yayım hizmetlerinin ücretlendirilmesi tartışılmakta ve bazı hizmetler ücretlendirilmektedir.
C-Diğer Kamu Hizmetlerinin Özelleştirilmesi:
Dünya genelinde özelleştirme öncelikle kamuya ait üretim işletmeleriyle başlamış, daha sonra diğer kamu hizmetleri ile sürdürülmüştür. Tarımsal yayım alanında ise bazı ülkelerde kamu yayım örgütleri özelleştirilmiş, bazılarında ise danışmanlık kuruluşları, danışmanlık dernekleri gibi hizmet sunucular sisteme dahil edilmişler ve bunların birçoğu da ücretsiz olarak hizmet veren kamu yayımı ile rekabet yaptıkları ortamlarda ayakta kalmayı başarmışlardır.
D-Küresel Rekabet:
Başlangıçta GATT rauntları, sonraki yıllarda Dünya Ticaret Örgütü görüşmeleri çerçevesinde ülkeler arasında varılan anlaşmaların yürürlüğe girmesiyle birlikte artık her ülke karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu tarım ürünlerinin üretimini ve satışını geliştirmek zorunda kalacaktır. Artık ülkelerin gıda güvenliği bahanesiyle tarımsal ürünler için koruma duvarları örmeleri mümkün olmayacaktır. Bu gelişmeler tarımsal yayım alanında ortaya çıkacak önemli değişikliklerin nedenidir.
Dünya’da Tarımsal Yayımın Özelleştirilmesi Uygulamaları
A. Yeniden Yapılandırma:
Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanmakta olan kooperatif yayım sistemi verimsizlik ve vizyon sahibi olmamakla eleştirilmiştir. Bütün bu eleştirileri inceleyen Tarımsal Yayım Organizasyon ve Politika Komitesi (ECOP), tarımsal yayım sistemini incelemek problemlerini belirlemek, reorganizasyona ilişkin tavsiyelerde bulunmak bir özel komisyon kurmuştur. Daha sonra bu komisyonun bulguları çerçevesinde Amerika tarımsal yayım sisteminde önemli değişikliklere gidilmiştir.
B. Çoğulcu Yayım Sistemlerinin Geliştirilmesi:
Bazı Avrupa ülkelerinde mevcut olan kamu yayım sistemleri korunmakla birlikte tarımsal yayım pazarı diğer hizmet sunuculara da açılmakta, hatta bu tip özel kuruluşların gelişmesi teşvik edilmektedir. Çoğulcu yayım sistemlerinin geliştirildiği ülkelere örnek olarak Almanya verilebilir. Bu ülkede kamunun yanı sıra özel danışmanlık kuruluşları da sistemde yer almaktadır.
C. Ticarileştirme
Yeni Zelanda Tarım ve Balıkçılık Bakanlığına (MAF) bağlı olan tarımsal yayım servisi artık ticari koşullara göre çalışmakta ve ücret karşılığı hizmet vermektedir. Yine İngiltere Tarımsal Yayım Servisinin (ADAS) uzun yıllar ücretsiz olarak sunduğu hizmetler için kademeli olarak ücretlendirmeye gidilmiştir.
D. Giderlere Katılım:
Bazı ülkelerde kamu yayım örgütleri, giderlerine çiftçi katkısının sağlanması yoluna gitmektedirler. Örneğin Meksika hükümeti ülkenin kuzeybatı bölgelerindeki büyük çiftçiler için ücretli yayım hizmetlerine başlamış ve bu gelişmenin ülkenin daha az gelişmiş bölgelerine genişletmeyi planlamaktadır.
E. Kupon Sistemleri:
Bazı ülkeler kamu tarafından verilen tarımsal yayım hizmetlerini kupon sistemleri yoluyla özel yayım kuruluşlarına devretmişlerdir (Şili, Kolombiya). Çiftçiler bankadan kredi aldıklarında kendilerine kredi ile birlikte kuponlar verilmekte ve çiftçi özel kuruluşlardan aldıkları yayım hizmetlerinin karşılığını bu kuponlarla ödemektedirler. Böylece verilen kredinin belirli bir miktarı tarımsal yayım hizmetlerine gitmektedir.
F.Kademeli Özelleştirme:
Hollanda 1990’lı yıllarda tarımsal yayım servisinin (DLV) yarısını özelleştirmiştir. Özelleştirmede yayım personeli ilk yıllarda hükümet desteği de sağlanarak çiftçi örgütlerine aktarılmıştır. Hollanda çiftçisi yeni yayım servisinin giderlerine çiftçi örgütlerine ödediği üyelik aidatları ve özel olarak aldığı hizmetler için direkt ödeme yaparak katılmaktadır. Çiftçiler üye aidatları yoluyla tarımsal yayım servisinin giderlerinin % 50’sine katılmaktadırlar ve özel hizmetlerin giderlerinin ise tamamını ödemektedirler.
AB ORTAK TARIM POLİTİKASINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE
TARIMSAL YAYIMIN GELECEĞİ
Avrupalı çiftçilerin gelirleri Ortak Tarım Politikasının (OTP) uygulamaya konulmasından beri ağırlıklı olarak Avrupa Birliği tarafından belirlenmektedir. OTP’nin esasları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bünyesinde sürdürülmekte olan görüşmeler çerçevesinde yıllar itibariyle değişmiş ve gelecek yıllarda da önemli değişiklikleri yaşayacaktır.
1990’ların başına kadar tarımsal üretimin fiyat düzenlemeleri yoluyla desteklenmesi ve gümrükler yoluyla Avrupa iç pazarının korunması OTP’nin temel politika araçları olmuştur. Bu destekleme politikalarının amacı, Birliğinin kendine yeterlilik oranının yükseltilmesi ve kırsal kesimin sosyal yapısının güçlenmesinin sağlanmasıydı. İkinci dünya savaşı sonrası bir çok problemlere sahip olan birlik tarımı, yapılan uzun süreli desteklemeler, tarımsal alt yapının güçlendirilmesine yönelik önlemler ile gittikçe entansif bir hal almıştır. Bu gelişme, tarımsal mekanizasyon, sulama, tarımsal üretim teknikleri, işletme ekonomisi konularında yapılan yoğun tarımsal yayım çalışmaları eşliğinde gerçekleştirilmiştir
2000 yılından beri Dünya Ticaret Örgütü görüşmelerinin de etkisiyle OTP’nin esasları tamamen değiştirilmiştir. Artık Avrupalı çiftçilerin dünya pazarlarından korunması söz konusu değildir.
Bu politika değişiklikleri, tarım işletmeleri ve bu işletmelere eşlik edecek yayım organizasyonları için yeni çalışma alanları ve sorumluluklar oluşturacaktır.
Gelecek yıllarda OTP’nin birinci sütunda yer almaya ve dünya pazarlarının rekabetine açık üretim yapmaya karar verecek işletmeler: Ürünlerini nitelik ve nicelik bakımından geliştirmek, belirli bir üretim dalında uzmanlaşmak, üretim sürecini iyileştirmek ve bunu belgelendirmek, iş başarısını ve işbirliği kapasitesini artırmak için yeni yollar bulmak ve tarımsal üretimin başlangıcından son satış noktasına kadar sistemde yer alan bütün unsurlarla entegre olmak zorunda kalacaklardır. Bu bağlamda birinci sütunda yer alan pazara yönelik işletmeler tarımsal yayım servislerinden; belirli bir üretim dalında uzmanlaşmış yayım hizmetleri, proje ve üretim süreci yönetimi, üretim sürecinin kontrolü ve üretimden pazarın son noktasına kadar olan aşamaları kapsayan sistem danışmanlığı konsepti kurulması konularında hizmet talep edeceklerdir.
Ortak Tarım Politikasının ikinci sütununda yer almaya ve “kırsal kalkınma” fonlarından desteklenmeye karar verecek işletmelerin temel özellikleri ise; farklı gelir kombinasyonları, özellik taşıyan tarımsal ürünlerin ve hizmetlerin üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarının veya doğal ürünlerin üretimi, doğrudan (çiftlikten) pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi olacaktır. Bu işletmeler ise; birden çok üretim dalında uzmanlaşmış yayım hizmetlerine, işletmelerin kırsal kalkınma ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmelerine yardımcı olacak yayımcılara, ekolojik sistem danışmanlığına, destekleme alanlarındaki taleplerini ifade etmelerine yardımcı olacak yayım hizmetlerine gereksinim duyacaklardır.
Bu gelişmeler yayım organizasyonlarının, bugünden kendilerini gelecek yıllarda üstlenecekleri görevlere uygun bir şekilde yapılandırmalarını, ihtiyaç duyacakları alt yapıyı bugünden kurmalarını gerektirmektedir.
Avrupa Birliği Komisyonu, yukarıda kısaca ifade edilen gelişmelerden hareketle Ortak Tarım Politikasının kurallarını temelden değiştiren ve önümüzdeki on yılda uygulanacak olan politikaların esaslarını belirleyen bir yönetmelik hazırlığına başlamıştır. Bu yönetmelik, Bakanlar Konseyi tarafından onaylanarak Avrupa Birliği Resmi Gazetesinin 21 Ekim 2003 tarihli nüshasında 1782/2003 sayılı yönetmelik olarak yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 1782/2003 numaralı “Ortak Tarım Politikası Kapsamında Yapılan Direkt Ödemeleri ve Tarım İşletmelerinin Destekleme Kurallarını Belirlemeye Yönelik Yönetmelik” Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasının bütün esaslarını belirlemektedir. Yine bu yönetmeliğe paralel olarak, aynı tarihli AB Resmi Gazetesinde yayınlanan 1783/2003 sayılı “Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu Kanalıyla Kırsal Alanın Geliştirilmesi Konusundaki 1257/1999 Sayılı Yönetmeliğin Değiştirilmesine Yönelik Yönetmelik” ile Avrupa Birliğinin önümüzdeki yıllarda uygulayacağı Kırsal Kalkınma desteklemelerinin esasları belirlenmiştir.
AVRUPA BİRLİĞİNİN 1782/2003 ve 1783/2003 SAYILI YÖNETMELİKLERİ ÇERÇEVESİNDE TARIMSAL DANIŞMANLIK HİZMETLERİNİN GELECEĞİ
Bu iki yönetmeliğin yayınlanması ile birlikte, bu güne kadar Ortak Tarım Politikasının dışında bırakılan tarımsal yayım, artık Avrupa Birliğinin Ortak Tarım Politikası alanına dahil edilmiştir. Bu nedenle de tarımsal yayım hizmetlerinin hem organizasyonu hem de içeriği bakımından önümüzdeki yıllarda AB ülkelerinde önemli değişimler yaşanacaktır.
İngilizce’de “Cross-Compliance” olarak ifade edilen ve Türkçe’ye “karşılıklı sorumluluklar” olarak çevirebileceğimiz kurallar ve düzenlemeler ile AB, bundan sonra 1782/2003 sayılı yönetmelik çerçevesinde çiftçilere yapacağı her türlü desteklemeyi çiftçilerin birliğin belirli yönetmeliklerine uygun üretim yapmaları koşuluna bağlamıştır.
Tarım işletmeleri bu temel koşulları yerine getirebilmek için 2005 yılından başlayarak ve kademeli olarak 2007 yılına kadar yönetmeliğin 3 numaralı ekinde isimleri belirtilen 18 AB yönetmeliğine uygun üretim yapmak zorundadırlar.
İşletme arazilerinin tarımsal ve ekolojik açıdan iyi bir düzeyde tutulması ve muhafaza edilmesi(1.Bölüm madde-5) bunun için belirlenen minimum istekler yönetmeliğin Ek-4 bölümünde başlıklar halinde sıralanmıştır.
Bu amaçla; Üye devletler çiftçilerini “Cross-Compliance” koşullarına hazırlamak ve bu koşulların uygulanmasında yardımcı olmak üzere 1 Ocak 2007 tarihine kadar, ülkenin bütününü kapsayacak tarımsal yayım sistemlerini kurmak zorundadırlar. Bu yayım organizasyonları bir veya birden fazla, kamu veya özel organizasyonlar olabilir. Bu konudaki karar üye devletlere bırakılmaktadır.
Bu geçiş sürecini kolaylaştırmak ve işletme sahiplerini tarımsal yayım sistemine dahil olmalarını teşvik etmek amacıyla, çiftçilerin tarımsal yayım giderlerinin beş yıl süreyle % 80’e kadar olan kısmı Birlik kaynaklarından desteklenecek ancak bu miktar çiftçi başına yıllık 1.500 Euro’dan fazla olamayacaktır. Ayrıca üye ülkeler, AB kaynaklarından yılda 15.000 Euro’dan fazla direkt destek alan çiftçilerin tarımsal yayım sistemine öncelikli olarak dahil olmalarını sağlamak için gerekli önlemleri alacaklardır.
Çiftçilerin tarımsal yayım sistemine girmelerinde gönüllülük esas olmakla birlikte, AB Komisyonu 31 Aralık 2010 tarihine kadar üye ülkelerdeki tarımsal yayım sistemlerini açıklayan bir rapor hazırlayacak ve sistemin zorunlu düzenlemeler kapsamına alınması ilişkin önerilerini ortaya koyacaktır.
Aslında 1782/2003 sayılı yönetmeliğin Komisyon tarafından hazırlanan ve Bakanlar Konseyine sunulan taslağı, önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde kurulacak tarımsal yayım sistemine ilişkin daha ayrıntılı ipuçları vermektedir. Her ne kadar Bakanlar Konseyi yönetmelik taslağının bazı maddelerini uygulamaya giren yönetmelik metininden çıkartmış ise de uzmanlar bu hükümlerin gelecekte çıkarılacak uygulama esaslarında kullanılacağını ifade etmektedirler. Bu nedenle de söz konusu yönetmelik taslağının tarımsal yayımla ilgili maddelerine kısaca göz atmak faydalı olacaktır.
Yönetmelik taslağında; tarımsal yayım hizmetlerinin özel kuruluşlar tarafından yürütülmesi durumunda üye devletler söz konusu özel kuruluşların izinlerini vermek ve çalışmalarını kontrol etmek üzere bir İzleme Dairesinin görevlendirilmesi öngörülmektedir.
Yönetmelik taslağına göre, bir tarım işletmesi sahibi zorunlu olduğu halde tarımsal yayım sistemine girmekten kaçınırsa, kamu ya da özel tarımsal yayım kuruluşları için tarımsal yayım çalışmasının yapılabilmesi açısından gerekli görülen bilgileri vermezse, gerekli desteği sağlamazsa veya yanlış bilgi verirse, bu yönetmeliğin 6. maddesine göre alacağı direkt ödemelerden kesintiler yapılacaktır.
Desteklemeden yaralanılabilmesi için yayım hizmetinin içeriğinin bütün işletmeyi kapsaması ve en azından Cross-Compliance koşulları konularında olması gerekmektedir. Desteklemeden yararlanılabilmesi için hem tarımsal yayım sisteminin, yayım hizmeti veren kuruluşların hem de yayımcıların yetkilendirilmiş olması zorunludur.
AB’nin 1782/2003 sayılı yönetmelik çerçevesinde tarımsal yayım açısından gündeme getirdiği önemli bir yaklaşım da; Tarımsal yayım desteklerinin yayım organizasyonlarına değil doğrudan çiftçilere ödenmesidir. Böylece çiftçilere sistemde yer alan hizmet sunucuları arasından seçim yapma özgürlüğü verilmekte ve üye devletlerde özel yayım organizasyonlarının gelişmeleri teşvik edilmektedir.
Bugüne kadar tarımsal yayım sistemlerini kendi koşullarına göre kuran, bu hizmetlerin içeriğini ihtiyaçlarına göre belirleyen üye devletlerin bu olanakları aşamalı olarak ellerinden alınacak ve AB organlarına geçecektir. Artık tarımsal yayım hizmetlerinin hangi konularda ve hangi hedef kitlelere yapılacağının kararı Birlik tarafından verilecek ve üye ülkeler bunu uygulamak zorunda kalacaklardır.
Gelecek yıllarda bu alanda yaşanacak önemli bir gelişme de, tarımsal yayım hizmetlerinin bütün tarım işletmeleri için zorunlu bir hizmet haline gelecek olmasıdır.
TARIMSAL YAYIMDA ÖZEL DANIŞMANLIK SİSTEMLERİNİN GELECEĞİ
1. Gerek son yirmi yıldır dünyada yaşanan gelişmeler, gerekse Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası reformu ile gündeme gelen değişiklikler, tarımsal yayım hizmetlerinin organizasyon, finansman ve hizmet konseptleri bakımından önemli değişimler yaşayacağını göstermektedir.
2. Gelecek yıllarda tarımsal yayım hizmetlerinde kamunun rolü değişecektir. Yasal düzenlemelerin tamamlanmasını müteakip yayım sistemi özel hizmet sunuculara açılması, bu kuruluşların gelişip yaygınlaşmasının desteklenmesi yoluyla çoğulcu bir yayım sistemi kurulacaktır.
3. KÖY-MER projesi, tarımsal danışmanlık kavramını ülkemiz gündemine taşıması bakımından önemlidir. Bu proje; gelecek yıllarda kurulacak tarımsal danışmanlık sistemlerinin nüvesini teşkil edecektir.
4. AB yönetmelikleri, Özel tarımsal yayım kuruluşlarına izin verilebilmesi için, söz konusu kuruluşların, yetişmiş kaliteli personele, yeterli teknik ve idari donanıma, tarımsal yayım alanında yeterli deneyime sahip olmalarını öngörmektedir. Bu nedenle de serbest tarım danışmanlığı uygulamaları gelecek yıllarda yerini tarımsal danışmanlık firmalarına bırakacaktır.
5. AB yönetmeliklerinin tarımsal yayım hizmetleri ile ilgili hükümlerine ilişkin uygulama esaslarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar halen AB Komisyonu tarafından sürdürülmektedir. Bu hazırlıklar tamamlandıktan sonra tarımsal yayım sistemlerinin kurulmasına ilişkin esaslar belirlenmiş olacak ve bütün üye ülkelerden kendi ulusal yayım yönetmeliklerini hazırlamaları istenecektir.
6. Tarımsal yayım hizmetlerinin geleceği açısından son günlerde yaşanan önemli bir gelişme de Yüksek Planlama Kurulu’nun 2004/92 sayılı kararı ile kabul ettiği “Tarım Stratejisi 2006-2010 Belgesidir.” Bu belge ile çiftçi eğitiminde özel yayım uygulamalarının geliştirilmesi bir stratejik öncelik olarak belirlenmiştir.
7. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde; Ülkemiz tarımsal yayım sistemi gelecek yıllarda, yasal alt yapısı kurulmuş, AB’nin öngördüğü yapısal değişimlerin uygulanmasında çiftçimizin yanında yer alacak güçlü tarımsal danışmanlık firmalarının önemli görevler üstleneceği, kamu tarafından desteklenen tarımsal danışmanlık sistemlerine kavuşacaktır.
















