TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ, GREV VE LOKAVT KANUNU (1)
Kanun Numarası : 2822
Kabul Tarihi : 5/5/1983
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 7/5/1983 Sayı : 18040
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 22 Sayfa : 334
*
* *
Bu Kanun ile ilgili tüzükler için, "Tüzükler Külliyatı"nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
BİRİNCİ KISIM
Toplu İş Sözleşmesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç:
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve
sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek üzere, toplu iş sözleşmesi yapmalarının,
uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerinin ve grev ve lokavtın esaslarını ve usullerini
tespit etmektir.
Toplu iş sözleşmesinin tanımı ve muhtevası:
Madde 2 – Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi
ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi
olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir.
Toplu iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin
uygulanmasını ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen
hükümleri de ihtiva edebilir.
Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi:
Madde 3 – Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini
kapsayabilir.
——————————
(1) 3/6/1986 tarih ve 3229 sayılı Kanunla bu Kanuna eklenen ve teselsül sebebiyle Ek Madde
1 olarak numaralandırılan madde hükmüyle kanunda geçen "Çalışma Bakanlığı deyimi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,Bölge Çalışma Müdürlüğü"de "Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü" olarak değiştirilmiştir.
5770
(Değişik : 3/6/1986 - 3299/1 md.) Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve
kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş
sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir.
Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar
dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır.
İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup
olmadıkları hakkında çıkan uyuşmazlıklar işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş
davalarına bakmakla görevli mahkemede onbeş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi
halinde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karar verilir.
Bir işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve
uygulanamaz.
Şekli:
Madde 4 – Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmadıkça geçerli değildir.
Toplu iş sözleşmesine konulamayacak hükümler:
Madde 5 – Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine,genel asayişe
genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik
ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler
konulamaz.
Toplu iş sözleşmesinin hükmü:
Madde 6 – Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri toplu iş
sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin
yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet akdinde düzenlenmeyen hususlarda
toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır.
Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet
akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.
Her ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet akdine ilişkin
hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar hizmet akdi hükmü olarak devam eder.
Toplu iş sözleşmelerinin süresi ve bitimi:
Madde 7 – Toplu iş sözleşmeleri, bir yıldan az ve üç yıldan uzun süreli olamaz.
Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz,
kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez.
Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere, toplu iş sözleşmelerinin
süresi bir yıldan az olabilir. Şu kadarki işin bitmemesi halinde bu sözleşmeler bir yılın sonuna
kadar uygulanır.
Toplu iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüzyirmi gün içinde, yeni sözleşme
için yetki işlemlerine başlanabilir. Ancak, yapılacak toplu iş sözleşmesi, önceki sözleşme sona
ermedikçe yürürlüğe giremez.
Tarafların durumunda değişiklik:
Madde 8 – Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın feshi veya infisahı yahut
faaliyetten menedilmiş olması veyahut yetkiyi kaybetmiş olması veya toplu iş sözleşmesinin
uygulandığı işyerlerinde işverenin değişmesi toplu iş sözleşmesini sona erdirmez.
5771
Taraf sendika üyeliğinden ayrılma, çıkarılma veya üye olmamanın sonuçları:
Madde 9 – Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük
tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene
bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.
Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye
bulunmayanlar,sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi
sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden
yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine
bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek
suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.
Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.
Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.
İşverenin toplu iş sözleşmesiyle bağlılığı:
Madde 10 – Toplu iş sözleşmesine taraf olan işveren sendikasının toplu görüşmeye
çağrı tarihinde üyesi bulunan işverenin o sendika ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle
kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren, o çağrı ile bağlı kalır.
Sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf işveren sendikasının üyesi olan işverenin o
sendika ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren
o sözleşme ile bağlı kalır.
Teşmil:
Madde 11 – Bir toplu iş sözleşmesi,üyelerinin sayısı bağlı olduğu işkolunda çalışan
işçilerin en az yüzde onunu temsil eden işçi sendikalarından en çok üyeye sahip olan
sendikanın yapmış olduğu bir toplu iş sözleşmesini Bakanlar Kurulu, o işkolunda işçi veya
işveren sendikaları veya ilgili işverenlerden birinin veya Çalışma Bakanının talebi üzerine,
Yüksek Hakem Kurulunun görüşünü aldıktan sonra tamamen veya kısmen veya zorunlu
değişiklikleri yaparak o işkolunun toplu iş sözleşmesi bulunmayan diğer işyerlerine veya bir
kısmına teşmil edebilir. Teşmil kararnamesinde kararın gerekçesi açıklanır.
Yüksek Hakem Kurulu istişari mütalaasını en çok otuz gün içinde verir.
Teşmil edilen toplu iş sözleşmesinin sona ermesi ile teşmil kararı da ortadan kalkmış
olur.
Bakanlar Kurulu, teşmil kararnamesini gerekli gördüğü zaman gerekçesini de
açıklayarak yürürlükten kaldırabilir.
Toplu iş sözleşmesinin, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen hükümleri ile özel
hakeme başvurma hakkındaki hükümleri teşmil edilemez.
(Ek : 27/5/1988 – 3451/1. md.) Yetki için başvurulduktan sonra yetki sorunu
çözülünceye kadar veya bu belgeyi aldıktan sonra yetki devam ettiği sürece yetki kapsamına
giren işyerleri için teşmil kararı alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Toplu İş Sözleşmesinin Yapılması
Yetki:
Madde 12 – Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve
ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası,toplu iş sözleşmesinin
kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi
bulunması halinde bu işyeri
5772
veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri
bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır.
Bir işveren sendikası,üyesi işverenlere ait işyerleri,sendika üyesi olmayan bir işveren
ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
(Değişik : 3/6/1986 - 3299/2 md.) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunun
tespitinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her yıl Ocak ve Temmuz aylarında
yayımlanacak istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde belirtilecek işkolundaki bütün işçi
sayısı ile bu işkolundaki sendikalara mensup üye sayısı toplu sözleşme ve diğer işlemler için
istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere müracaat eden veya
yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.
(Değişik : 3/6/1986 - 3299/2 md.) Yayımından itibaren 15 gün içinde itiraz
edilmeyen istatistikler kesinleşir. Ancak, istatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre
içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı 15 gün içinde
sonuçlandırır. Mahkemece verilen karar ilgililerce veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca temyiz edilebilir. Yargıtayca bu temyiz talebi 15 gün içinde kesin karara
bağlanır.
Yetki tespiti için işçi sendikasının başvurusu:
Madde 13 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/2. md.) Bir toplu iş sözleşmesi
yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak
kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve
balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek
işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister.
İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına
yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu
iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi
sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun
alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir.
Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre
içinde bildirilir.
İşveren sendikasının veya işverenin başvurusu:
Madde 14 – Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işveren sendikası veya sendika
üyesi olmayan işveren Çalışma Bakanlığına yazıyla başvurarak yetkili işçi sendikasının
tespitini ister.
Çalışma Bakanlığı;tespit edilen yetkili işçi sendikasının isim ve adresini, işkolundaki
ve o işyerindeki işçi sayısı ile, bu sendikanın işkolunda ve o işyerindeki üye sayısını,
işkolunda kurulu işçi sendikalarına ve talepte bulunan işveren sendikasına veya sendika üyesi
olmayan ilgili işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde bildirir. Yetkili
sendika bulunmaması halinde durum altı işgünü içinde sadece başvuruda bulunan işveren
sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene bildirilir.
İşçilerin ve sendika üyelerinin tespit edilmesinde 12 ve 13 üncü maddede öngörülen
esaslar uygulanır.
Yetki itirazı:
Madde 15 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/3. md.) Kendilerine 13 ve
14 üncü maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları
veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi
haiz olma5773
dıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek
yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge
müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir.
Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge mü-dürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini
kapsadığı hallerde itiraz Ankara' daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için
itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra
mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil
edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz.
İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin itirazları
mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların
dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma sonunda verilecek
karar temyiz edildiği takdirde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karara bağlanır.
Mahkemeye itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.
Yetki belgesi:
Madde 16 – Tespit yazısına bu Kanunda öngörülen süre içinde itiraz edilmemişse
sürenin bitişini takibeden altı işgünü içinde veya yapılan itiraz reddedilmişse mahkeme
kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren altı işgünü içinde ilgili sendikaya Çalışma
Bakanlığınca bir yetki belgesi verilir.
(Değişik : 3/6/1986 - 3299/4 md.) Yetki belgesi alınmadan yapılan bir toplu iş
sözleşmesinde taraflardan birinin veya ikisinin yetkili olmadığı ve bu sebeple sözleşmenin
hükümsüzlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca durumun tespitinden itibaren 45
gün içinde ilgililerce veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca dava yolu ile ileri
sürülebilir.
Hükümsüzlük konusundaki dava, işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün
bulunduğu mahaldeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede açılır.Toplu iş sözleşmesi
birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsıyor ise davanın
Ankara iş mahkemesinde açılması gerekir.
Bu davada hakim, talep üzerine,gerekli görürse toplu iş sözleşmesinin uygulanmasını
dava sonuna kadar durdurabilir.
Toplu görüşmeye çağrı:
Madde 17 – Tespit yazısını alan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan
işveren veya yetki belgesini alan işçi sendikası,tespit yazısını veya yetki belgesini aldığı
tarihten itibaren onbeş gün içinde karşı tarafı toplu görüşmeye çağırır. Çağrı tarihi derhal
görevli makama bildirilir.
Bu süre içinde çağrı yapılmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.
(Değişik : 3/6/1986 - 3299/5 md.) Toplu görüşme çağrısına, çağrıyı yapan taraf toplu
görüşmede ileri süreceği tekliflerin bütününü eklemek zorundadır. Ancak, tarafların toplu
görüşme gereği ileri sürecekleri tekliflerde değişiklik yapma hakları saklıdır.
Görevli makam:
Madde 18 – Bu Kanun bakımından görevli makam, işyeri toplu iş sözleşmesi için
işyerinin bağlı olduğu işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bulunduğu bölge
çalışma müdürlüğü, birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün yetki alanı alanına giren
işyerlerini kapsayacak toplu iş sözleşmesi için ise Çalışma Bakanlığıdır.
5774
Toplu görüşmenin başlaması:
Madde 19 – Çağrının karşı tarafa tebliği tarihinden itibaren altı işgünü içinde taraflar
toplu görüşmenin yer,gün ve saatini aralarında anlaşarak tespit ederler ve bunu görevli
makama yazı ile bildirirler.
Toplantı yer, gün ve saati bakımından taraflar arasında bir anlaşmaya varılamazsa,
taraflardan birinin üç işgünü içinde başvurması üzerine görevli makamca toplantı yeri, günü
ve saati başvurma tarihinden başlayarak altı işgünü içinde tespit edilir ve taraflara bildirilir.
Çağrı tarihinden itibaren otuz gün içinde yukarıdaki fıkralar uyarınca toplu
görüşmeye çağrıyı yapan taraf gelmez ve toplu görüşmeye başlanmazsa çağrıyı yapan tarafın
yetkisi düşer.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması ve tevdi edilmesi:
Madde 20 – Toplu görüşmenin sonunda bir anlaşmaya varılırsa, beş nüsha olarak
düzenlenecek olan toplu iş sözleşmesi taraf temsilcilerince imzalanır. Sözleşmenin birer
nüshasını taraflar alırlar. Üç nüsha da, toplu görüşme için çağrıyı yapmış olan tarafça görevli
makama imza gününden başlayarak altı işgünü içinde tevdi edilir.
Bölge çalışma müdürlükleri kendilerine tevdi edilen toplu iş sözleşmelerinin iki
nüshasını Çalışma Bakanlığına gönderirler. Çalışma Bakanlığı da toplu iş sözleşmelerinin
birer nüshasını Devlet İstatistik Enstitüsüne gönderir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Uyuşmazlık ve Arabuluculuk
Uyuşmazlığın tespiti:
Madde 21 – (Değişik birinci fıkra : 3/6/1986 - 3299/6 md.) Toplu görüşme için
tespit edilen yer, gün ve saatte taraflardan biri toplantıya gelmezse veya toplantıya geldiği
halde görüşmeye başlamazsa ya da toplu görüşmeye başlandıktan sonra taraflardan biri
toplantıya devam etmezse, toplantıya gelen taraf, durumu görevli makama altı iş günü
içerisinde yazı ile bildirir.
Toplu görüşmenin başlamasından itibaren altmış gün içinde taraflar anlaşamadıklarını
bir tutanak ile tespit ederlerse veya toplu görüşmenin başlamasından itibaren altmışıncı günün
sonunda anlaşmaya varamamışlarsa, taraflardan biri durumu görevli makama yazıyla bildirir.
Madde 22 – (Değişik : 3/6/1986 - 3299/7 md.)
(Ek : 27/5/1988 - 3451/4. md.) 21 inci maddenin birinci fıkrasına göre düzenlenen
yazıyı alan makam,yazıyı düzenleyen tarafın talebini gözönüne alarak otuz veya altmış günün
geçmesini beklemeksizin aşağıdaki hükümler uyarınca arabulucuk işlemlerini başlatır.
Toplu görüşmenin başladığı tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen anlaşma
sağlanamamışsa, taraflardan her biri görüşmelere 59 uncu maddeye göre düzenlenen resmi
listeden bir arabulucunun katılmasını görevli makamdan isteyebilir. Başvuruyu alan görevli
makam arabulucu tayini için tarafları altı iş günü içinde toplantıya çağırır Taraflardan biri bu
toplantıya katılmazsa veya toplantıda arabulucu tayini hususunda aralarında anlaşma
sağlanamazsa, görevli makam, resmi listeden bir arabulucuyu taraflardan en az birinin
huzurunda ad çekmek suretiyle tespit eder. Arabulucu tayini yoluna gidilmiş ve anlaşma
sağlanamamışsa,uyuşmazlığın tespiti bakımından altmış günlük sürenin geçmesi beklenilmez
ve ayrıca resmi arabulucu tayin edilmez. Bu takdirde arabulucunun düzenleyip görevli
makama tevdi edeceği tutanak, 23 üncü maddede belirtilen resmi arabulucu tutanağı
mahiyetindedir.
5775
Birinci fıkraya göre arabulucu tayini yoluna gidilmemiş ve toplu görüşmenin
başladığı tarihten itibaren altmış gün geçmesine rağmen anlaşma sağlanamamışsa, görevli
makam başvuru üzerine veya re'sen altı işgünü içinde 15 inci maddede öngörülen mahkemeye
başvurmak suretiyle resmi listeden bir arabulucunun tayinini talep eder.
Resmi arabulucunun görevi mahkemece kendisine yapılacak duyurudan itibaren
başlar.
Arabuluculuk görevi:
Madde 23 – 22 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk görevi onbeş
gün sürer. Bu süre tarafların anlaşması ile ençok altı işgünü uzatılabilir ve görevli makama
bildirilir.
Arabulucu, tarafların anlaşmaya varması için her türlü çabayı harcar ve ilgililere
önerilerde bulunur.
Arabulucu tarafların anlaşmasını sağlarsa,20 nci madde hükümleri uygulanır.
Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma olmamışsa, arabulucu,üç işgünü içinde
uyuşmazlığı belirleyen bir tutanak düzenler ve bu tutanağa uyuşmazlığın sona erdirilmesi için
gerekli gördüğü tavsiyeleri de ekleyerek görevli makama tevdi eder. Görevli makam bu
tutanağı en geç altı işgünü içinde taraflara tebliğ eder.
Tutanaklar ve sicil:
Madde 24 – Bu Kanun gereğince bölge çalışma müdürlüğüne gönderilen tutanak ve
yazılar alındığı tarihten başlayarak üç işgünü içinde Çalışma Bakanlığına gönderilir. Bir
nüshası da dosyasında saklanır.
Çalışma Bakanlığı,toplu iş sözleşmeleri için bir sicil tutar. Toplu iş sözleşmesinin
metni üzerinde anlaşmazlık çıktığı takdirde, esas, bu sicilde saklanan metindir. Bu sicilin nasıl
tutulacağı Çalışma Bakanlığınca çıkartılacak bir yönetmelikte belirtilir.
İKİNCİ KISIM
Grev ve Lokavt
BİRİNCİ BÖLÜM
Tanımı ve Unsurları
Grevin tanımı:
Madde 25 – İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak
veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veyahut bir
kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev
denilir.
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin
iktisadi ve sosyal durumlarıyla çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek amacıyla bu Kanun
hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanuni grev denilir.
Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan greve kanun dışı grev denilir.
Siyasi amaçlı grev, genel grev ve dayanışma grevi kanun dışı grevdir. İşyeri işgali, işi
yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler hakkında kanun dışı grevin müeyyideleri
uygulanır.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete,
milli güvenliğe aykırı amaçla grev yapılamaz.
5776
Lokavtın tanımı:
Madde 26 – İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda, işveren
veya işveren vekili tarafından kendi teşebbüsü ile veya bir işveren kuruluşunun verdiği karara
uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmasına lokavt denilir.
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikası
tarafından grev kararı alınması halinde bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan lokavta
kanuni lokavt denilir.
Kanuni lokavt için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan lokavta kanun dışı lokavt
denilir. Siyasi amaçlı lokavt, genel lokavt ve dayanışma lokavtı kanun dışı lokavttır.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete,
milli güvenliğe aykırı amaçla lokavt yapılamaz.
Kanuni grev ve kanuni lokavt kararı:
Madde 27 – Bir veya birden çok işyerinde veya bir işletmede, bu yerlere ilişkin 21
inci maddedeki uyuşmazlığın çözülemediğini 23 üncü madde uyarınca belirten tutanağın
tebliğinden itibaren altı işgünü geçmeden grev kararı alınamaz.
Birinci fıkrada öngörülen sürenin geçmesinden sonra kanuni grev kararı altı işgünü
içinde uyuşmazlığın tarafı işçi sendikasınca alınabilir. Bu süre içinde grev kararı alınmazsa
veya grev yasaklarında Yüksek Hakem Kuruluna başvurulmazsa yetki belgesinin hükmü
kalmaz.
Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, işçi
sendikasının almış olduğu grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altı işgünü içinde
lokavt kararı alabilir. Grev kararı uyuşmazlığın kapsamındaki işyerlerinin bir kısmı için
alınmış olsa dahi lokavt kararı o uyuşmazlığın kapsamındaki başka işyerleri için de alınabilir.
Grev ve lokavt kararlarının tebliği:
Madde 28 – 27 nci madde uyarınca alınan grev ve lokavt kararları, karar tarihinden
itibaren altı işgünü içinde karşı tarafa tebliğ edilmek üzere notere ve kararın birer örneği
görevli makama tevdi edilir. Grev ve lokavt kararı işyerinde veya işyerlerinde kararı alan
tarafca derhal ilan edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Grev ve Lokavt Yasakları ve Erteleme
Yasağın bulunduğu işler:
Madde 29 – Aşağıdaki işlerde grev ve lokavt yapılamaz:
1. Can ve mal kurtarma işlerinde,
2. Cenaze ve tekfin işlerinde,
3. (Değişik : 27/5/1988 - 3451/5. md.) Su, elektrik, havagazı, termik santrallarını
besleyen linyit üretimi, tabii gaz ve petrol sondajı, üretimi, tasfiyesi, dağıtımı, üretimi nafta
veya tabii gazdan başlayan petrokimya işlerinde,
4. Banka ve noterlik hizmetlerinde,
5. (Değişik : 27/5/1988 - 3451/5.md.) Kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye, sehiriçi
deniz, kara ve demiryolu ve diğer raylı toplu yolcu ulaştırma hizmetlerinde.
Yasağın bulunduğu yerler:
Madde 30 – Aşağıdaki işyerlerinde grev ve lokavt yapılamaz:
1. İlaç imal eden işyerleri hariç olmak üzere, aşı ve serum imal eden
müesseselerle,hastane, klinik, sanatoryum prevantoryum, dispanser ve eczane gibi sağlıkla
ilgili işyerlerinde,
5777
2. Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde ve huzurevlerinde,
3. Mezarlıklarda,
4. Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığınca doğrudan işletilen işyerlerinde.
Geçici yasaklar:
Madde 31 – Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev ve lokavt
yapılamaz. Yangın, su baskını, toprak veya çığ kayması veya depremlerin sebebiyet verdiği
ve genel hayatı felce uğratan felaket hallerinde Bakanlar Kurulu, bu hallerin vuku bulduğu
yerlere inhisar etmek ve bu hallerin devamı süresince yürürlükte kalmak üzere, gerekli
gördüğü işyerleri veya işkollarında grev ve lokavtın yasak edildiğine dair karar alabilir.
Yasağın kaldırılması da aynı usule tabidir.
(İkinci fıkra mülga: 27/5/1988 - 3451/11. md.)
Başladığı yolculuğu yurt içindeki varış mahallerinde bitirmemiş deniz, hava ve kara
ulaştırma araçlarında grev ve lokavt yapılamaz.
Yasaklarda Yüksek Hakem Kuruluna başvurma:
Madde 32 – (Birinci fıkra mülga : 27/5/1988 - 3451/11. md.)
Grev ve lokavtın yasak olduğu işler ile yerlerdeki uyuşmazlıklarda, taraflardan biri 23
üncü maddede belirtilen tutanağın alınmasından veya geçici grev ve lokavt yasağının altı ayı
doldurmasından itibaren altı işgünü içinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir.
Grev ve lokavtın ertelenmesi:
Madde 33 – Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel
sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve
lokavtı bir kararname ile altmış gün süre ile erteleyebilir. Erteleme süresi, kararnamenin
yayımı tarihinde işlemeye başlar.
Bakanlar Kurulunun erteleme kararları aleyhine Danıştayda iptal davası açılabilir ve
yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenebilir. Olağanüstü halin ilan edildiği
bölgelerde grev ve lokavt ertelenmesi kararlarına ilişkin davalarda yürütmenin
durdurulmasına karar verilemez.
Erteleme döneminde uyuşmazlığın çözümü:
Madde 34 – Erteleme kararnamesinin yürürlüğe girmesi üzerine, Çalışma Bakanı
bizzat ve resmi arabulucu listesinden seçeceği bir arabulucu yardımı ile uyuşmazlığın çözümü
için erteleme süresince her türlü gayreti gösterir.
Erteleme süresi içinde taraflar aralarında anlaşarak uyuşmazlığı özel hakeme de
intikal ettirebilirler.
Erteleme süresinin sona erdiği tarihte taraflar anlaşamamış veya uyuşmazlığı özel
hakeme de intikal ettirmemişlerse, Çalışma Bakanı uyuşmazlığın çözümü için Yüksek Hakem
Kuruluna başvurur.
5778
Grev oylaması:
Madde 35 – Kanuni bir grevin bir işyerinde uygulanabilmesi için oylama
yapılmasını, grev kararının ilan edildiği tarihte o işyerinde çalışan işçilerin en az dörtte biri,
grev kararının işyerinde ilan edilmesinden başlayarak altı işgünü içinde yazılı olarak isterse, o
işyerinde grev oylaması yapılır. Grev oylaması talebi mahallin en büyük mülki amirine
yapılır.
Grev oylaması bu konudaki talebin yapılmasından başlayarak altı işgünü içinde ve
işyerinde, iş saatleri dışında en büyük mülki amirin tespit edeceği gün ve zamanda ve onun
veya görevlendireceği memurun gözetimi altında,gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır.
Grev oylamasında, grev ilanının yapıldığı tarihte işyerinde çalışan işçilerin salt
çoğunluğu grevin uygulanmamasına karar verirse o işyerinde grev uygulanamaz.
Grev oylamasının sonucu:
Madde 36 – Grev oylamasının sonucu dört nüsha olarak düzenlenecek bir tutanakta
belirtilir. Bu tutanağın bir nüshası işverene, bir nüshası greve karar vermiş olan işçi
sendikasına, bir nüshası bölge çalışma müdürlüğüne gönderilir; dördüncü nüshası da mahallin
en büyük mülki amirliğinde saklanır.
Oylamaya itirazlar oylama gününden başlayarak üç işgünü içinde iş davalarına
bakmakla görevli mahalli mahkemeye yapılır. İtiraz mahkemece üç işgünü içinde kesin olarak
karara bağlanır.
Grev oylaması sonucunda işçiler grevin uygulanmamasına karar verirlerse ve
uyuşmazlıkta taraf olan işçi sendikası, oylama sonucunun kesinleşmesinden itibaren onbeş
gün içinde karşı tarafla anlaşmaya varamazsa veya Yüksek Hakem Kuruluna başvurmazsa,
yetki belgesinin hükmü kalmaz.
İşletme sözleşmesi yapılmasına ilişkin uyuşmazlıkta grev oylaması talebi işletmenin
her bir işyerinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğine yapılır. Grev oylaması
isteyen işçilerin sayısının yeterli orana ulaşıp ulaşmadıklarının tespiti ile grev oylamasının
kesinleşen sonuçları işletmenin merkezinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğinde
toplanır ve toplu sonuç orada belirlenir.
Grev ve lokavtın başlaması:
Madde 37 – Grev ve lokavt kararı, karşı tarafa tebliğinden itibaren altmış gün içinde
ve karşı tarafa noter aracılığı ile altı işgünü önce bildirilecek tarihte uygulamaya konabilir.
Karşı tarafa tebliğ edilmek üzere süresi içinde notere ve görevli makama tevdi
edilmeyen grev ve lokavt kararları uygulanamaz. Bildirilen günde başlamayan grev hakkı
veya lokavt düşer. Süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa ve alınmış bir lokavt
kararı da yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulanmaya konulmamışsa yetki belgesinin
hükmü kalmaz.
Grev oylaması yapılan hallerde altmış günlük süre oylamanın sonucunun
kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.
Grev ve lokavtın geçici olarak yasaklandığı hallerdeki uyuşmazlıklarda yasak sona
ererse veya sıkıyönetim komutanı durdurma kararını kaldırırsa veya grev ve lokavtın
ertelenmesi durumunda altmış günden önce karar kaldırılırsa veya iptal edilirse grev ve lokavt
yapabilmek için birinci fıkradaki usule uymak gerekir.
Grev ve lokavtın uygulanmasında işyerinden ayrılma zorunluluğu:
Madde 38 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/6. md.) Bir işyerinde grev
veya lokavtın uygulanmaya başlaması ile birlikte işçiler işyerinden ayrılmak zorundadırlar.
5779
Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiç bir şekilde
engellenemez. Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin, işyerine giriş çıkışı
engellemeleri veya işyeri önünde topluluk teşkil etmeleri yasaktır.
Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçileri çalıştırıp çalıştırmamakta
işveren serbesttir. Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 39 uncu maddeye göre
zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine bir hüküm bulunmadıkça
yararlanamazlar.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/6. md.) Çalışan işçilerin ürettiği ürünlerin satılmasına ve
işyeri için lüzumlu maddelerin, araç ve gereçlerin işyerine sokulmasına engel olunamaz. Bu
işlerin görülmesinde de 43 üncü madde hükümlerine uyulması şarttır.
Kanuni grev ve lokavta katılamayacak işçi kadrosu:
Madde 39 – Hiçbir surette üretim veya satışa yönelik olmamak kaydı ile niteliği
bakımından sürekli olmasında teknik zorunluluk bulunan işlerde faaliyetin devamlılığını;
işyeri güvenliğinin, makine ve demirbaş eşyasının, gereçlerinin, hammadde, yarı mamul ve
mamul maddelerin bozulmamasını; hayvan ve bitkilerin korunmasını sağlayacak sayıda işçi
kanuni grev ve lokavt sırasında çalışmaya, işveren de bunları çalıştırmaya mecburdur.
Grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin yedekler dahil niteliği ve sayısı işveren veya
işveren vekili tarafından toplu görüşmenin başlamasından itibaren altı işgünü içinde işyerinde
yazı ile ilan edilir ve bu ilanın bir örneği toplu görüşmede taraf olan işçi sendikasına
gönderilir. Bu ilandan itibaren altı işgünü içinde işçi sendikası iş davalarına bakmakla görevli
mahalli mahkemeye itirazda bulunmazsa ilan hükümleri kesinleşir. İtiraz halinde mahkeme
altı işgünü içinde karar verir. Bu karar kesindir.
Grev ve lokavta katılamayacak işçiler her ne sebeple olursa olsun kanuni süre içinde
tespit edilmemiş ise, işveren veya işçi sendikası çalışacak işçi sayısının tespitini süre geçtikten
sonra da bölge çalışma müdürlüğünden talep edebilir. Bölge çalışma müdürlüğü bu tespiti en
kısa zamanda yaparak taraflara tebliğ eder. Gerekli hallerde bölge çalışma müdürlüğü bu
tespiti resen yapabilir. Bu tespite karşı taraflardan her biri iş davalarına bakmakla görevli
mahalli mahkemeye itiraz edebilir.
İşletme sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme işletmenin merkezine,
bölge çalışma müdürlüğü ise, her işyerinin bağlı bulunduğu bölgeye göre belirlenir.
Grev ve lokavta katılmayacak işçilerin ismen belirlenmesi:
Madde 40 – Grev ve lokavtın uygulanacağı dönemde hangi işçilerin işyerinde
çalışmaya devam edecekleri bölge çalışma müdürlüğünce grev ve lokavt kararının müdürlüğe
bildirilmesinden itibaren üç işgünü içinde resen tespit edilerek ilgili işverene ve işçilere yazı
ile bildirilir. O işyerinde çalışan ve toplu görüşmede taraf olan işçi sendikasının ve şubesinin
başkan veya yönetim kurulu üyesi bulunan işçiler bu hükme tabi tutulamazlar.
İşveren 39 uncu madde uyarınca belirlenen işlerin yerine getirilebilmesi için, grev ve
lokavta katılamayacak işçilerden herhangi bir nedenle çalışmayanların yerine bölge çalışma
müdürlüğünün yazılı izni ile yeni işçi alabilir.
Grev hakkının ve lokavtın teminatı:
Madde 41 – Hizmet akitlerine, grev hakkı veya lokavttan vazgeçilmesine veya
bunların kısıtlanmasına dair konulacak hükümler geçersizdir.
5780
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Grev ve Lokavtın Sonuçları
Kanuni grev ve lokavtın hizmet akitlerine etkisi:
Madde 42 – Kanuni bir grev kararının alınmasına katılma, böyle bir kararın
alınmasını teşvik etme, böyle bir greve katılma veya böyle bir greve katılmaya teşvik etme
sebebiyle bir işçinin hizmet akti feshedilemez.
Kanuni bir greve katılanlar ile 38 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca işyerinde
çalışmayı arzu edip işveren tarafından çalıştırılmayan işçilerin hizmet akitlerinden doğan hak
ve borçları,grevin sona ermesine kadar askıda kalır.
Kanuni lokavta uğramış olan işçilerin hizmet akitlerinden doğan hak ve borçları,
lokavtın sona ermesine kadar askıda kalır.
İşveren, grev ve lokavt sebebiyle akdi ilişkileri askıda kalan işçilerin grev veya
lokavtın başlamasından önce işleyen ücretlerini ve eklerini mutad ödeme gününde ödemek
zorundadır. Ödemeyi yapacak personel de bu hususta çalışmaya mecburdur. Aksi halde 40
ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Grev ve lokavt süresince hizmet akitleri askıda kalan işçilere bu dönem için işverence
ücret ve sosyal yardımlar ödenemez, bu süre kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamaz.
Toplu iş sözleşmelerine veya hizmet akitlerine bunların aksine hüküm konulamaz.
Grev ve lokavt süresince işçiler Sosyal Sigorta lar Kanununun ilgili hükümlerinden
yararlanmaya devam ederler.
İşçi alma ve başka işe girme yasağı:
Madde 43 – (Değişik birinci fıkra : 3/6/1986 - 3299/8 md.) İşveren, kanuni bir
grevin veya lokavtın süresi içinde, 42 nci madde hükmü gereğince hizmet akitlerinden doğan
hak ve borçları askıda kalmış olan işçilerin yerine, hiçbir surette daimi veya geçici olarak
başka işçi alamaz veya başkalarını çalıştıramaz. 39 uncu madde uyarınca grev ve lokavta
katılamayacak işçilerden, haklı sebeple hizmet akti feshedilenlerin yerine yeni işçi alınması
imkanı saklıdır. İşverenin bu yasağa aykırı hareketi, grev gözcülerinin ya da taraf sendikanın
yazılı başvurusu halinde ilgili bölge müdürlüğünce denetlenir.
38 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen
işçileri çalıştıran işveren, bu işçileri ancak kendi işlerinde çalıştırabilir, bunlara, greve katılan
işçilerin işlerini yaptıramaz.
Kanuni bir grev ve lokavt dolayısıyla hizmet aktinden doğan hak ve borçları askıda
kalan işçiler, başka bir iş tutamazlar. Aksi halde, işçinin hizmet akti, işverence feshin ihbarına
lüzum olmaksızın ve herhangi bir tazminat ödenmeksizin feshedilebilir.
Kanuni grev ve lokavtın konut haklarına etkisi:
Madde 44 – İşveren,kanuni bir grev veya lokavt süresince greve katılan veya lokavta
uğrayan işçilerin oturdukları ve işveren tarafından sağlanmış konutlardan çıkmalarını
isteyemez. Bu yasak, grev ve lokavtın işyerinde uygulanmaya başlamasından itibaren doksan
gün devam eder.
Bu konutlarda oturan işçiler, söz konusu süre içinde, konutlarıyla ilgili onarım, su,
gaz, aydınlatma ve ısıtma masrafları ile rayiç kirayı işverene ödemek zorundadırlar.
İşveren, konutların su, gaz, aydınlatma ve ısıtma hizmetlerini, kanuni grev ve lokavt
süresince kısıntıya uğratamaz. Ancak bu hizmetlerin kanuni grev ve lokavt yüzünden kısıntıya
uğramış olanlarının devamı, işçiler tarafından istenemez.
5781
Kanun dışı grev ve lokavtın sonuçları:
Madde 45 – Kanun dışı grev yapılması halinde, işveren, böyle bir grevin yapılması
kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik eden, böyle bir greve katılan veya böyle
bir greve katılmaya veyahut devama teşvik eden işçilerin hizmet akitlerini, feshin ihbarına
lüzum olmadan ve herhangi bir tazminat ödemeye mecbur bulunmaksızın feshedebilir.
Kanun dışı bir grev yapılması halinde, bu grev veya bu grevin yönetimi ve yürütümü
yüzünden işverenin uğradığı zararlar, greve karar veren işçi sendikası veya kanun dışı grev
herhangi bir işçi kuruluşunca kararlaştırılmaksızın yapılmışsa, bu greve katılan işçiler
tarafından karşılanır.
Kanun dışı lokavt yapılması halinde işçiler, böyle bir lokavtı yapan işverenle olan
hizmet akitlerini, feshin ihbarına lüzum olmaksızın haklı sebeple feshedebilirler ve her türlü
haklarını talep edebilirler. İşveren bu işçilerin lokavt süresine ait hizmet aktinden doğan bütün
haklarını bir iş karşılığı olmaksızın ödemeye ve uğradıkları zararları tazmine mecburdur.
Tespit davası:
Madde 46 – Karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı
olup olmadığının tespitini,uyuşmazlığın tarafı olanlardan her biri 15 inci maddeye göre yetkili
iş mahkemesinden her zaman talep edebilir. Mahkeme bir ay içinde karar verir. Verilecek
karar, tarafları ve işçi ve işveren sendikasının mensuplarını bağlar ve ceza davaları için de
kesin delil teşkil eder.
Hakim, tespit kararının kesinleşmesine kadar,dava konusu grev veya lokavtın ihtiyati
tedbir olarak durdurulmasına karar verebileceği gibi, konulmuş tedbiri her zaman kaldırabilir.
Grev hakkının ve lokavtın kötüye kullanılması:
Madde 47 – Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda toplum zararına
ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Bu kurala aykırı olarak uygulanan grev
veya lokavt, bir tarafın veya Çalışma Bakanının başvurusu üzerine 15 inci maddeye göre
yetkili iş mahkemesi kararı ile durdurulur.
Kanuni bir lokavtın işyerini temelli olarak kapalı tutmak amacıyla yapıldığı
kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olursa, mahkeme kararının lokavt yapmış işverene veya
işveren sendikasına bildirilmesi ile birlikte lokavt durdurulur. Yetkili mahkeme 15 inci madde
uyarınca belirlenir.
Bu lokavtın uygulanmış olması, işçilere 45 inci maddenin üçüncü fıkrasından
yararlanma imkanı verir.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri
sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumludur.
Grev gözcüleri:
Madde 48 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/7. md.) Kanuni bir grev
kararına uyulmasını sağlamak için cebir ve şiddet kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın
kendi üyelerinin grev kararına uyup uymadıklarını denetlemek amacıyla, işyerinde grev ilan
etmiş olan işçi sendikası, işyerinin giriş ve çıkış yerlerine, kendi üyeleri arasından en çok
dörder grev gözcüsü koymaya yetkilidir. Çalışma serbestliği her halde saklıdır.
Grev gözcüleri, işyerine giriş ve çıkışlara engel olamazlar,giren ve çıkanları kontrol
amacıyla dahi durduramazlar.
"Bu işyerinde grev vardır" ibaresinin dışında, yapılan işyerleri ve çevresine afiş,
pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak yasaktır.
5782
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/7. md.) İşyeri ve çevresinde grevciler veya grev
gözcüleri için işçiler veya işçi sendikası tarafından kulübe, baraka ve çadır gibi barınma
vasıtaları kurulamaz. Ancak, grev gözcülerinin zorunlu ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Lokavt gözcüleri:
Madde 49 – Kanuni bir lokavt kararına uyulmasını sağlamak için cebir ve şiddet
kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın kendi üyelerinin lokavt kararına uyup
uymadıklarını denetleme amacı ile lokavtı işyerinde ilan etmiş olan işveren sendikası,
lokavtın kapsamına giren işyerlerine gözcüler göndermeye yetkilidir.
"Bu işyerinde lokavt vardır" ibaresinin dışında,lokavt yapılan işyerleri ve çevresine
afiş, pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak yasaktır.
Grev ve lokavt halinde mülki amirin yetkileri:
Madde 50 – Grev ve lokavt halinde, mahallin en büyük mülki amiri, grev veya lokavt
uygulanan işyerlerinde gerekli emniyet, inzibat,koruma ve sağlık işlerini düzenler. Ayrıca
halkın günlük yaşamı için zaruri olan ve aksaması muhtemel hizmet ve ihtiyaçları
karşılayacak tedbirleri alır.
Bu tedbirlerin niteliği, kapsamı, uygulanış tarzı bir tüzükte belirtilir. Ancak alınacak
tedbirler kanuni bir grev veya lokavtın uygulanmasına engel olucu nitelikte olamaz.
Grev ve lokavtı sona erdirme kararı:
Madde 51 – Kanuni bir grev veya lokavtı sona erdirmek için grev ve lokavta karar
vermiş olanlar tarafından alınan kararlar en geç ertesi işgünü sonuna kadar yazı ile karşı tarafa
ve bölge çalışma müdürlüğüne bildirilir ve mahallinde çıkan en az bir gazetede, gazete yoksa
mutad vasıtalarla ilan edilir. Kanuni grev ve lokavt ilanın yapılması ile sona erer.
Grevin uygulanmasına son verilmesi lokavtın, lokavtın uygulanmasına son verilmesi
grevin kaldırılmasını gerektirmez.
Grevi uygulayan işçi sendikasının herhangi bir sebeple kapatılması, feshedilmesi veya
infisah etmesi veya faaliyetinin durdurulması hallerinde grev veya lokavt kendiliğinden
ortadan kalkar. Lokavtı uygulayan işveren sendikasının herhangi bir sebeple kapatılması,
feshedilmesi veya infisah etmesi veya faaliyetinin durdurulması hallerinde lokavt
kendiliğinden ortadan kalkar. Grevin veya lokavtın sona erdiği görevli makam tarafından ilan
edilir.
Grevi uygulayan sendikanın, bu grevin uygulandığı işyerindeki üyesi işçilerin dörtte
üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti halinde, ilgililerden biri grevin sona
erdirilmesi için 15 inci maddeye göre yetkili mahkemeye başvurabilir. Mahkemece
belirlenecek tarihte grevin sona ereceği birinci fıkradaki usul uyarınca ilan edilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Toplu İş Uyuşmazlıklarının Barışçı Yollarla Çözümü
BİRİNCİ BÖLÜM
Yüksek Hakem Kuruluna Başvurma
Başvuru:
Madde 52 – Grev ve lokavtın yasak olduğu işler ve yerlerdeki uyuşmazlıklarda
taraflardan her biri 32 nci madde uyarınca Yüksek Hakem Kuruluna başvurabileceği gibi grev
ve lokavtın ertelendiği hallerde erteleme süresinin sonunda Çalışma Bakanı da Yüksek
Hakem Kuruluna başvurur.
5783
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşu:
Madde 53 – (Değişik birinci fıkra: 27/5/1988 - 3451/8. md.) Yüksek Hakem
Kurulu, Yargıtayın iş davalarına bakan dairesi başkanının başkanlığında,
1. Bakanlar Kurulunca, bakanlıklar bünyesi dışında, işçi veya işveren kuruluşları ile
hiçbir şekilde bağlantısı olmayan ve siyasi parti organlarında görevli bulunmayan, ekonomi,
işletme, sosyal politika veya iş hukuku konularında bilgi ve tecrübe sabibi olanlar arasından
seçilecek bir üye,
2. Üniversitelerin iş hukuku veya ekonomi öğretim üyeleri arasından Yüksek öğretim
Kurulunca seçilecek bir üye,
3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü,
4. İşçi konfederasyonlarından, kendisine mensup işçi sayısı en yüksek olan
konfederasyonca seçilecek iki üye,
5. İşverenler adına en çok işveren mensubu olan işveren konfederasyonunca, biri
kamu işverenlerinden olmak üzere seçilecek iki üyeden oluşur.
Seçimle gelen üyeler, iki yıl için seçilirler, yeniden seçilmeleri caizdir. Seçimle gelen
her bir üye için aynı şekilde ikişer yedek seçilir. Kurul Başkanlığı için birinci ve ikinci
yedekler Yargıtay Hukuk Daireleri Genel Kurulunca hukuk daireleri başkanları arasından
seçilir. Yüksek Hakem Kuruluna katılacak üyelerin seçilmesi, her seçim döneminden üç ay
önce Çalışma Bakanlığınca ilgili makam ve kuruluşlardan istenir.
Bu maddede söz konusu seçici kurullar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır.
Birinci toplantıda, toplantı nisabı sağlanamadığı takdirde, ikinci toplantıda katılanlarla seçim
yapılır. Seçilebilmek için hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğunun oyu şarttır.
Uyuşmazlığın incelenmesi:
Madde 54 – Yüksek Hakem Kurulu başvuru dilekçesinin alındığı günden başlayarak
altı işgünü içinde üyelerinin tamamının katılması ile toplanır. Ancak, başkan hariç üyelerden
ikisinin katılmaması toplantıya engel olmaz. Özürlü veya izinli olan asıl başkan veya üyenin
yerini aynı gruptan yedek başkan veya yedek üyelerden biri alır.
Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığı evrak üzerinde inceler. Yeteri kadar
aydınlatılmamış bulduğu yönleri ilgililerden sorarak tamamlar. Ayrıca. görüşlerini öğrenmek
istediği kimseleri çağırıp dinler veya bunların görüşlerini yazı ile bildirmelerini ister. Bu
kimseler hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tanıklara ve bilirkişilere ilişkin
hükümleri uygulanır.
Yüksek Hakem Kurulu toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar verir. Lehte ve
aleyhte oylar eşit ise başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar.
Yüksek Hakem Kurulunun kararının niteliği:
Madde 55 – Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi
hükmündedir.
İşçiler ve işverenler adına katılacak üyelerde aranacak nitelikler:
Madde 56 – Yüksek Hakem Kuruluna işçi ve işverenler adına seçilecek üyelerde
aranacak nitelikler şunlardır:
1. Türk vatandaşı olmak,
2. Okur - yazar olmak,
3. Medeni ve siyasi hakları tam olarak kullanma ehliyetinden yoksun olmamak.
5784
4. Taksirli suçlar hariç, ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış
olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı bir fiilden
dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmamak ve siyasi partilerin organlarında görevli
olmamak.
İdari teşkilat:
Madde 57 – Yüksek Hakem Kurulunun yazışma ve uzmanlık hizmetlerini yürütmek
üzere Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına bağlı olarak bir genel sekreterlik kurulur. Genel
sekreter başkanın teklifi üzerine genel usullere göre atanır.
Yüksek Hakem Kurulunun istemi üzerine Başbakanlıkça yeteri kadar raportör ve
uzman atanır ve ihtiyaca göre görevlendirilir. Ancak işçi veya işveren sendika ve
konfederasyonlarında çalışmakta olanlar raportör ve uzman olarak görevlendirilemezler.
İKİNCİ BÖLÜM
Özel Hakeme veya Resmi Arabulucuya Başvurma
Özel hakeme başvurma:
Madde 58 – Taraflar anlaşarak toplu hak veya menfaat uyuşmazlıklarının her
safhasında özel hakeme başvurabilirler. Toplu iş sözleşmesinde taraflardan birinin başvurması
üzerine özel hakeme gidileceğine dair hükümler geçerlidir. Bu takdirde bir tarafın müracaatı
üzerine uyuşmazlık hakem tarafından çözülür.
Menfaat uyuşmazlıklarında taraflar özel hakeme başvurma hususunda yazılı olarak
anlaşma yaparlarsa, bundan sonra arabuluculuk, grev ve lokavt, kanuni hakemlik hükümleri
uygulanmaz.
Menfaat uyuşmazlıklarında özel hakeme başvurulduğu hallerde hakem kararları toplu
iş sözleşmesi hükmündedir. Hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararları genel hükümlere
tabidir.
Uyuşmazlığın her safhasında taraflar aralarında anlaşarak özel hakem olarak Yüksek
Hakem Kurulunu da seçebilirler.
Resmi arabuluculuk teşkilatı:
Madde 59 – Çalışma Bakanlığına bağlı olarak kurulacak resmi arabuluculuk teşkilatı
bu Kanunda öngörülen resmi arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesini sağlayacak tedbirleri
alır.
Resmi arabuluculuk teşkilatının kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ile resmi
arabuluculuk yapabileceklerin listesinin düzenlenme esasları ve resmi arabuluculara ödenecek
ücretlerin alt ve üst sınırları 65 inci maddeye göre çıkartılacak tüzükte düzenlenir.
Resmi arabulucunun istediği her türlü bilgiyi gerek taraflar gerek diğer bütün ilgililer
vermeye mecburdurlar.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/9. md.) Resmi arabulucuların ücretleri bu teşkilatça milli
bir banka hesabında toplanan paralardan ödenir. Arabulucuyu tayin eden mahkeme bu esaslar
çerçevesinde ve uyuşmazlığın kapsamını ve niteliğini dikkate alarak ücreti tespit eder.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/9. md.) Resmi arabuluculuk yapılan her uyuşmazlıkta
tarafların bu hesaba yatırmaları gereken ücretlere ait esaslar ile ücretlerden masraf olarak
kesilecek miktar ve ücretlerin banka faizlerinin kullanılmasının usul ve esasları da bu tüzükte
belirtilir.
Resmi arabuluculuk teşkilatı arabulma faaliyetine girişilen her uyuşmazlıkta vardığı
sonuçları en kısa zamanda uygun vasıtalarla kamuoyuna açıklayabilir.
Tarafların anlaşarak tayin edecekleri arabulucunun ücreti kendileri tarafından
serbestçe tespit edilebilir.
(Ek : 27/5/1988 - 3451/9. md.) Tarafların hesaba yatırmaları gereken ücretler için
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen belgeler İcra ve İflas Kanununun 68
inci maddesinde sayılan belgeler hükmünde olup,bu ücretlerin takip ve tahsilinde kamu
alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin esaslar uygulanır.
5785
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Toplu Hak Uyuşmazlıkları
Yorum davası:
Madde 60 – Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan
uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili iş
mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde kararını
verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtayın ilgili dairesi, bozma sözkonusu olan
hallerde işin esasına ilişkin kesin kararını iki ay içinde verir.
Kesinleşen yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır.
Kişilerin,yorum kararına uyulmamasından doğan tazminat hakları saklıdır.
Eda davası:
Madde 61 – Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahküm edilen
taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi
üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir.
Ayni taahhüdünü yerine getirmeyen veya eksik yerine getiren taraf derhal ifaya
mahküm edilir. Tarafların tazminat hakları saklıdır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Çeşitli Hükümler
İşverenler:
Madde 62 – Aylık ve ücretleri kanunla belirtilmiş olsa bile, işveren veya işveren
vekili durumunda bulunanlar hakkında, bunlara ilişkin olarak bu Kanunda yer alan hak ve
sorumluluk hükümleri uygulanır.
İşyerinde işveren vekili durumunda olan ve temsilci sıfatıyla toplu iş sözleşmesinde
veya toplu görüşmede taraf olarak hareket eden kimse, bu Kanunun uygulanması bakımından
işveren sayılır.
İşyerinde ilan:
Madde 63 – Bir toplu iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükmündeki özel hakem
veya Yüksek Hakem Kurulu kararı ile veya toplu hak uyuşmazlıklarında verilmiş mahkeme
veya özel hakem kararlarıyla bağlı olan işveren bunların aslını veya veren makamca
onaylanmış veya noterlikçe onanmış birer örneğini, işyerinin işçiler tarafından görülebilecek
uygun yerlerine asmaya mecburdur.
Denetleme:
Madde 64 – Toplu iş sözleşmesine veya 63 üncü maddede belirtilen hakem veya
mahkeme kararlarına uyulup uyulmadığı İş Kanunu hükümleri uyarınca denetlenir.
Hakeme ve arabulucuya başvurma tüzüğü:
Madde 65 – Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usul ve tarzı ile çalışmasına ve
hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin esaslar; Yüksek Hakem Kurulunun başkan ve üyeleri ile
bu Kurulda görevlendirilecek uzman ve raportörlere ödenecek tazminatlar; naip, bilirkişi ve
tanıklara verilecek ücretler ve menfaat uyuşmazlıklarında özel hakem incelemesinde
uygulanacak usul hükümleri bir tüzükle düzenlenir.
Diğer kanunların uygulanması:
Madde 66 – Bu Kanunda hüküm olmayan hallerde Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu
ile hizmet akdini düzenleyen diğer kanunların bu Kanun aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda aksi öngörülmedikçe tebligatlar Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
5786
Bu Kanunun uygulanmasından doğan bütün uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla
görevli mahkemelerde çözümlenir.
Ödenek:
Madde 67 – Bu Kanunun 59 ve 65 inci maddeleri gereğince yapılacak ödemeleri
karşılamak üzere gerekli ödenek Çalışma Bakanlığı bütçesine konulur.
BEŞİNCİ KISIM
Müeyyideler ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Hükümleri
Toplu iş sözleşmesine yasak hükümler konulması:
Madde 68 – 5 inci maddeye aykırı olarak toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe aykırı
hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden hükümler koyanlar
hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
Resmi arabulucunun sorumluluğu:
Madde 69 – Bu Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş
bulunan arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan kaçınan
veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli
makama tevdi etmeyen arabulucular onbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasına
mahküm edilirler.
Resmi arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından
dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından memur sayılırlar.
Kanun dışı grev ve lokavt:
Madde 70 – Bu Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı
verenlerle, bunu teşvik edenler,zorlayanlar veya propagandasını yapanlar bir aydan üç aya
kadar hapis ve otuzbin liradan seksenbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya
uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu
yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam edenler üç aydan altı aya kadar
hapis ve ellibin liradan yüzbin liraya kadar para cezasına mahküm edilirler.
Grev veya lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya
tebligata ilişkin ise yukardaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya kadar
indirilir.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler beşbin liradan
seksenbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilir.
Uygulanan grev veya lokavtın kanuna aykırı olması:
Madde 71 – Grev veya lokavt kararının bu Kanun hükümlerine uygun
olarak alınmasına rağmen, kanunda yazılı şart ve usuller dışında uygulanması
halin5787
de, bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar veya teşvik edenler
veya bu yolda propaganda yapanlar bir aydan üç aya kadar hapis, onbin liradan otuzbin liraya
kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
35 inci madde hükümlerine göre yapılan grev oylamasında, grevin uygulanmamasına
karar verilmesine rağmen grev kararının uygulanması halinde failler hakkında fiilin niteliğine
göre 70 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
Yasak hallerinde grev ve lokavt:
Madde 72 – Grev veya lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci
maddeye göre de geçici olarak yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev veya
lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını
yapanlar iki aydan altı aya kadar hapis, ellibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezasına
mahkum edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya
uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya teşvik edenler veya bu
yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta katılanlar veya devam edenler dokuz aydan
az olmamak üzere hapis ve yüzbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum
edilirler.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler altı aydan az
olmamak üzere hapis cezasına mahkum edilirler.
Siyasi amaçlı grev veya lokavt, genel grev veya lokavt,dayanışma grevi veya lokavtı
ile işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve üretimi aksatacak nitelikteki her türlü
direnişler hakkında da yukardaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak siyasi amaçlı grev veya
lokavt, genel grev veya lokavt, dayanışma grevi veya lokavtı halinde anılan fıkralara göre
tayin edilecek cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.
46 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bir grev veya lokavtın ihtiyati tedbir yoluyla
durdurulmasına dair mahkemece verilen karara uymayanlar hakkında da fiilin niteliğine göre
ikinci veya üçüncü fıkralardaki cezalara hükmolunur.
Kararlara tesir maksadıyla kanun dışı grev ve lokavt:
Madde 73 – Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahalli idarelerce
bir karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını sağlamak
veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler,
teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aydan dokuz aya kadar hapis ve
yetmişbeşbin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya
bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda
yapanlar ile lokavta katılanlar bir yıldan az olmamak üzere hapis ve yüzellibin liradan
üçyüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan az olmamak üzere hapis
ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum edilirler.
5788
Devletin şahsiyetine karşı grev veya lokavt:
Madde 74 – Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,milli egemenliğe,
Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev veya lokavt kararı verilmesi
veya uygulanması hallerinde fiilin niteliğine göre failler hakkında bu eylemler başka bir suç
oluştursa bile ayrıca 73 üncü madde hükümleri uygulanır.
Grev veya lokavtı erteleme kararına uyulmaması:
Madde 75 – Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca aldığı
erteleme kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar veya grev veya
lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama zorlayan veya teşvik edenler ve bu yolda
propaganda yapanlar altı aydan az olmamak üzere hapis ve otuzbin liradan az olmamak üzere
ağır para cezasına mahkum edilirler.
Grev oylamasında hile, tehdit ve cebir:
Madde 76 – Bir grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla hile veya tehdit
veya cebir kullananlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına mahkum edilirler.
Grev veya lokavt halinde işyerinden ayrılmama, engellemede bulunma:
Madde 77 – Greve katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın
uygulandığı işyerlerinden ayrılmayanlar,işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri civarında
topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu yolda
propaganda yapanlar hakkında onbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.
Grev veya lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli bir
özrü olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan
onbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
Grev ve lokavt kapsamına giren işçilerin haklarına uyulmaması:
Madde 78 – Grev ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince
çalıştırmak zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis ve
onbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/10. md.) 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen
yazılı izni almadan yeni işçi alan işveren izinsiz aldığı her işçi başına ellibin liradan yüzbin
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/10. md.) 43 üncü madde hükmüne aykırı hareket eden
işveren veya işvereni sözkonusu hükme aykırı hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya
bu yolda propagandada bulunanlar, sözkonusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına
sebep oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her işçi başına yüzellibin
liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum edilirler.
44 üncü madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya bu
konutların su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren veya işvereni bu yolda
hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bunun için propaganda yapanlar üç aya kadar
hapis ve otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
Kanuna aykırı şekilde grev gözcülüğü ve diğer fiiller:
Madde 79 – 48 inci maddede gösterilenden fazla sayıda veya işyerinde
grevi ilan etmiş olan işçi sendikasının mensubu olmayan grev gözcüsü koyanlar
veya aynı şekilde fazla sayıda ve bir arada veya işyerinde grevi ilan etmiş olan işçi
sendi5789
kasının mensubu olmaksızın grev gözcülüğü yapanlar iki aydan altı aya kadar, aynı maddenin
ikinci fıkrasına aykırı hareket eden grev gözcüleri de dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına
mahkum edilirler.
Grev uygulanan işyerinde, "Bu işyerinde grev vardır" lokavt uygulanan işyerinde de,
"Bu işyerinde lokavat vardır" ibareleri dışında,sözü edilen işyerleri çevrelerinde afiş,pankart
gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla,işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle
kulübe, baraka, çadır gibi barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar bir aydan altı aya kadar
hapis ve beşbin liradan onbeşbin liraya kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.
İlan etmeme, bilgi vermeme ve mahkeme kararına uymama:
Madde 80 – 28 inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddenin
ikinci fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddede sözü edilen ilan,
bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yirmibin liradan altmışbin
liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin
kesinleşen kararına uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine otuzbin liradan az
olmamak üzere ağır para cezasına mahkum edilir.
Tekerrür hali ve daha ağır cezanın uygulanması:
Madde 81 – Bu Kanunun suç saydığı eylemlerin tekerrürü halinde, Kanunda
belirlenmiş cezalar üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmedilir.
Bu Kanunda suç sayılan fiiller diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektirdiği
takdirde daha ağır ceza uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan kanunlar:
Madde 82 – 15/7/1963 tarih ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt
Kanunu, 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı hükümleri hariç, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte, 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı 275 sayılı Kanunun hükümleri ile 2364 sayılı Süresi
Sona Eren Toplu İş Sözleşmelerinin Sosyal Zorunluluk Hallerinde Yeniden Yürürlüğe
Konulması Hakkında Kanun ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında
yürürlükten kalkar.
Ek Madde 1 – (3/6/1986 - 3299/9 md. ile gelen Ek Madde hükmü olup teselsül
için numaralandırılmıştır.)
Bu Kanunda geçen Çalışma Bakanlığı ismi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
Bölge Çalışma Müdürlüğü de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü olarak
değiştirilmiştir.
Yüksek Hakem Kurulu ve yeniden yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunla Yüksek Hakem Kuruluna verilmiş olan görevler,
Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar 2364 sayılı Kanuna göre kurulmuş
olan Yüksek Hakem Kurulunca yerine getirilir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra 2364 sayılı Kanuna göre Yüksek Hakem
Kurulunca yeniden yürürlüğe konulacak toplu iş sözleşmelerinin yürürlük süresi bir yıldan
fazla olamaz.
Bu Kanunun yayımı tarihinde 2364 sayılı Kanuna göre yürürlükte bulunan
toplu iş sözleşmeleri, sürelerinin bitimine kadar yürürlükte kalır.Şu kadar ki,
Türkiye
5790
Büyük Millet Meclisinin göreve başlamasından sonra bu Kanuna göre kurulan Yüksek Hakem
Kurulu, 2364 sayılı Kanuna göre kendisinden önce yeniden yürürlüğe konulmuş bulunan
toplu iş sözleşmelerine ilişkin hususları da karara bağlar.
Yürürlük:
Madde 83 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme:
Madde 84 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.
5791
2822 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun
Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
_______ ____________________________________________________ __________
3299 —
19/6/1986
3451 —
2/6/1988
5792
2822 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜKTEN KALDlRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ
GÖSTERİR LİSTE
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
______________________________
Yürürlükten Kaldırılan
Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi
_______________________________________________ __________ __________ __________
2822 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile
32 nci maddesinin birinci fıkrası 27/5/1988 3451
11
















