Ziraatciyiz - Organik Tarım - Tarım Teknolojileri

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Bitki Besin Maddeleri Noksanlığı ve Etkileri

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
1. BİTKİLERDE AZOT NOKSANLIĞINDAN DOLAYI MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Azot noksanlığı halinde çok belirli bir şekilde yeşil pigment meydana gelmemekte bitki organlarının gelişmesi yavaşlamaktadır.

Noksanlığın derecesine bağlı olarak yaprakların renk intensitesi damarlardan uzak ve onların yakınlarındaki dokulardan başlamakta, damarlardan uzak olan kısımlarında açık yeşil renk bir süre muhafaza edilebilmektedir. Noksanlığın ilerlemesi ile yapraklar oranj veya kahverengi bir hal alırlar. Daha sonra ölürler ve zamansız dökülürler. Bu belirtiler önce yaşlı yapraklarda bundan sonra daha gençlerde meydana gelmektedir. Bu durum önce gelişmenin sekteye uğratmaması için azotun yaşlı yapraklardan genç yapraklara nakli dolayısı ile olmaktadır. Aynı şekilde meyvelerde ve tohumlarda da bu gelişme görülür.

Azot yokluğu halinde büyüme noktasındaki hücre bölünmesi veya üreme dokularında gerekli büyüme yavaşlamaktadır. Yaprak yüzeyi meyve ve tohumlar küçülmekte hacim ve miktarı azalmaktadır. Ürünün artışını sağlayacak tohumlar bazı bitkilerde gelişmenin ilk devrelerinde düşmekte veya tam teşekkül edememektedir Gelişme gerilemekte olduğundan bitkiler küçük kalmakta ve odunlaşmaktadır. Bu gibi küçük, bodur bitkilerde vejetatif kütleler azalır. Yaprak yüzeyinin azlığı dolayısıyla da fotosentez olayı zayıf olur. Bunun sonucu olarak bitkilerde şeker sentezlemesi yavaşlar, böyle bir kitle kaliteli ve yeterli meyve ve dane ürünü sağlayamaz.




1.1. Bitkilerde Azot Noksanlığının Giderilme Yolları

Azot noksanlığında meydana gelen arazların Giderilme Yolları ise bitkiye veya bitkinin yaşadığı ortama azot vererek bitkinin faydalanması şeklinde sağlanır. Pratikte azot noksanlığı:



1.1.1. Bitki Artıkları (Yeşil Gübre)

Herhangi bir bitkinin henüz yeşilken toprağa karıştırılmasına denir. Faydalarını şöyle özetlersek;

a- Organik madde sağlamak.

b- Azot sağlamak.

c- Besinlerin muhafaza ve elverişliliğini arttırmak.

d- Erozyonu önlemek.

e- Biyoşimik faydaları olarak özetlenebilir.

Yeşil Gübrenin Azot Katkısı :

Baklagiller toprağa nodozite teşekkülü ile azot sağlayacaktır. Toprağa sağlayacağı azot miktarı, bitki cinsine, iklim, toprak, ekim zamanına, yeşil gübrenin toprağa gömülme zamanına göre değişir.

Yılda sağladığı azot miktarı (da/kg)



22



11-16



11-16



6-8



4-6


Bitkinin Cinsi

Yonca

Çayır üçgülü

Soya Fasulyesi

Tüylü Fig

Yer Fasulyesi

Toprağa tespit edilen azot kabaca şöyle hesaplanır:

Bakteri kültürü ile aşılanmış bir baklagilin toprak üstü aksamındaki azot miktarı sembioz bakterileri tarafından sağlanmış kabul edilir. Bu miktar toprağa açıktan girecek azotun tahmini miktarıdır. Mesela 1 ton kuru çayır üçgülü 20-25 kg nitrat ihtiva eder. Eğer dönüme 500 kg. kuru maddeye tekabül edecek kadar bitki gömülürse toprağa ll-12kg. azot verilmiş olacaktır.



Yeşil gübreler bitkiler çiçeklenme döneminde gömülmelidir. Bu esas bitki ekiminden 2-3 hafta önce olacak şekilde ayarlanması gerekir. Araştırmalara göre yeşil gübreden en fazla istifade edecek bitkiler pamuk, mısır, patates ve şeker pancarıdır.

1.1.2. Çiftlik Gübresi

Hayvanların katı dışkıları idrar ve yataklarının karışmasından meydana gelir.

Çiftlik gübresinin toprağa dolayası ile bitkiye verim ve kaliteye tesiri;

a) Organik madde, b) Besin maddesi olarak iki grupta toplanır.





Taze Hayvan Gübresinin Bileşimi



Hayvan Cinsi
İfrazatın Cins ve %
H2O
N
P2O5
K2O

Sığır
Katı
85
0.4
0.2
0.1


Sıvı
92
1
Pek az
1.35



Katı ve Sıvı
86
0.6
0.15
0.45


At
Katı
75
0.55
0.30
0.40


Sıvı
90
1.35
Pek az
1.25



Katı ve Sıvı
78
0 70
0.25
0.55


Koyun
Katı
60
0 75
0 5
0.45


Sıvı
85
1.35
0.05
2.1



Katı ve Sıvı
68
0.95
0.35
1



Gübrenin Bileşimine Etki Eden Faktörler:

1-Hayvanın cinsi

2-Yaşı ve kondisyonu

3-Beslenme

4-Kullanılan yataklık

5-Gübreye uygulanan muhafaza ve bakımdır.



Çiftlik Gübresi N, P2O5, K20'dan başka Ca, Mg, Mn, S, Fe ve bitki için lüzumlu bütün mikro elementleri ihtiva eder.

Şöyle özetlersek I ton çiftlik gübresinde 5kg. N - 2.5 kg. P2O5 - 5 kg. K2O vardır. Bu rakam düşük gibi görülse de 1 dekara 1 ton hesap edersek 25 kg amonyum sülfat, 16 kg. süperfosfat ve 10 kg. potasyum sülfat demektir.

1.1.3. Şerbet

Hayvanların idrarları ile gübreliğin üzerine düşen yağmur suları ve bu suların gübreden eriterek sürüklediği maddelerin gübreliğin yanında yapılan şerbet kuyusunda toplanması ile elde edilen siyah renkli bir sıvıdır. Bileşiminde %0,5-0.6 Azot, %0.01 fosfor ve % 0.5-1.5 potas bulunur.

1.1.4. Koyun Yatırma

Bitkilerde önceki yıllar noksanlık görülmüşse uygulanabilir. Hayvanların tarlada yatırılması işlemidir. Bu işlem her koyuna 1 m2 alan düşünülerek yapılır. 12 saat yatırmanın devam ettiği düşünülürse 8 kg. N, 11 kg. K205 ve 3.5 kg. P2O5 aşıdının toprağa verildiği kabul edilir. (Yılda)







1.1.5. Kümes Hayvanları Gübresi:



H. Cinsi
N
P2O5

Tavuk
1,0
1,3

Ördek
0,7
1,5

Kaz
0,5
8,4

Güvercin
3
1,1






1.1.6. Kompost

Her türlü atıkların çürümesine denir. Ortalama %0.3 N, % 0,2 P2O5 ve % 0.25 K2Oiihtiva eder. Bunlar dolaylı veya yan dolaylı tedbirlerdir. Dünyada şu an en fazla kullanılan kimyevi gübrelerdir.

l.l. 7. Azotla Gübreler

Azot ihtiva eden gübreler iki büyük grupta toplanır,

I- Azotu inorganik halde ihtiva eden gübreler.

II- Azotu organik halde ihtiva eden gübreler

I- Azotu inorganik halde ihtiva eden gübreler :

A- Katı azotlu gübreler

B- Mayi azotlu gübreler olmak üzere iki grupta toplanır.

A-Katı Azotlu Gübreler

1-Nitratlı Azotlu Gübreler

2-Amonyumlu azotlu gübreler ( Azot NH4+ formundadır.)

3-Amonyumlu nitratlı gübreler (Azot NH4+ ve NO3 formundadır.)

4-Amidli azotlu gübreler. (Azotu NH2 şeklindi ihtiva ederler.)

5-Yavaş etkili olan azotlu gübreler.

B- Mayi Haldeki Azotlu Gübreler

1-Mayi halde (suyu alınmış) amonyak

2-Amonyaklı gübreler

3-Amonyaklı su.



Nitratlı Azotlu Gübreler:

a- NaNO3 (Sili Güherçilesi): Kristal yapıya sahip ve higroskopiktir. Nemli yerlerde daha büyük kristaller meydana getirir. Suda kolay erir. %15-16 N ihtiva eder. Fizyolojik alkali bir gübredir.

b- Kalsiyum Nitrat (Ca(NO3)2): Beyaz kristal bir kitledir. Higroskopiktir. % 13-15 N ihtiva eder. Su alımını önlemek için %9 söndürülmüş kireç ilave edilerek 2 (CaOH)NO3 formuna dönüştürülür. Fizyolojik olarak alkalidir Özellikle asitli topraklarda tavsiye edilir

c- KNO3: %13 azot. %46 kadar K20 ihtiva eder

Amonyumlu Azotlu Gübreler:

a- Amonyum Sülfat (NH4)2SO4): Kristal yapıda bir gübredir. %21.2 N ihtiva eder. Beraberinde Ca, Mg, SiO2 %0.5 ve H2SO4 ve az miktarda da su ihtiva ettiği için %20 kabul edilir. Suda kolay erir. Bitkiler tarafından alınması nitrata nazaran yavaştır. Şiddetli fizyolojik asit bir gübredir. Alkali topraklara kullanılması tavsiye edilir.

b- Amonyum Klorid (NH4Cl) Fiziksel özelliği iyi olan kristal bir tuzdur. %24-25 azot ihtiva eder. (Nazan bilgi %26) .Amonyum sülfatın gösterdiği niteliği gösterir

Azotu Amonyum ve Nitrat Halinde olan Gübreler:

a- Amonyum Nitrat (NH4NO3): En değerli azotlu gübrelerdendir. Çok kuvvetli higroskopik kristal yapıda bir gübredir. Kolayca dağılır. Amonyum nitrat teorik olarak %35 azot ihtiva eder. Teknikte bu %33-34 civarındadır. Yeni formlarında %261ık da çıkarılmıştır.

b- Kalsiyum .Amonyum Nitrat (NH4NO3 + CaCO3): %20-25 azot ihtiva eder %30-40 kadarda CaCO3 ihtiva eder. Hafif asitli topraklarda başarıyla kullanılır.



c- Amonyum Sülfanitrat ((NH4)2 S04 + NH4NO3): %25-26 azot ihtiva eder.

Organik Formda Gübreler

a- Karbonatlı azotlu gübreler: %46 azot ihtiva eder. Üniversal bir gübredir. Toz halinde kullanıldığı gibi eriyik halinde de kullanılır.

Yavaş eriyen azotlu gübreler:

-CO(NH2)2 (Üre): Yavaş etkili oldukça zor eriyen bir gübredir.! %46 N vardır. Eriyik halde yapraklan püskürtülür.

- Kalsiyum Siyanamit (CaCN2): Higroskopik değildir. Koyu esmer bir tuzdur.
%20-22 N ihtiva eder. (Nazari olarak %35 olması lazım) Kumlu topraklarda
kullanılmamalıdır. Asitli topraklara verilir.

Bu gübre

1- Toz halinde

2- Yağlı toz halinde (%3 neft yağı karışımı)

3- Granül halde kullanılır.

B - Mayi Haldeki Azotlu Gübreler:

Amonyak : -33,4°C normal basınçta renksiz mayi halde bulunan amonyak konsantrasyonu en fazla azot gübresidir.

- Amonyaklaştırılmış çözeltiler :

1) a- Amonyak ve amonyum-nitratın sulandırılması ile meydana gelen bu mayi gübreler %34-37 N ihtiva eder,

b- Yine aynı terkipte %37-40 Nitrat ihtiva eden mayi azotu gübreler vardır.

2- Sulandırılmış kalsiyum nitrat ve amonyum nitrat eriyikleri bunlar %28-32 N ihtiva eder.

Amonyumlaştırılmış su (NH4OH):

%20 N bulunduran sıvı gübrelerdir.

Bunların yanında Azot - fosforlu kompoze gübreler Azot-Potaslı kompoze gübreler ve üç elementi sağlayan kompoze gübrelerden de azot ihtiyacı karşılanabilir. Yalnız noksanlıklar için bunlar pek kullanılmaz.

2. BİTKİLERDE FOSFOR NOKSANLIĞINDA MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Fosforun yetersiz olması halinde birçok anormal durumlar meydana gelir. Anormal çiçeklerime, küçük yaprak, yapraklarda kıvrılma ve zamanından önce dökülmeler, sap inceliği, kök sisteminde ve diğer organlarda büyümenin gerilemesi, çiçeklenmenin gerilemesi. koza meyve verimi ve olgunlaşmanın gerilemesi gibi anormallikler meydana gelir

Genel olarak bünyede çok kuvvetli bir yetersizlik halinde bitkilerde mavi-yeşil veya koyu yeşil bronz veya erguvani nüansta renkler meydana gelir.

Fosforun bulunmaması halinde protein sentezlenmesi durur. Bunun sonucu olarak vejetatif organlarda şeker terakümü olur. Genellikle şekerlerin konsantrasyonu antosiyan maddelerinin sentezlenmesini teşvik eder. Bu da bitkilerde erguvani rengin meydana gelmesini sağlar.

Yapraklar küçülür. Mavi yeşil ve mat bir renk alır. Yaprak kenarlarında kıvrılmalar, aynı zamanda geniş viyole ve kahverengi bazı hallerde kırmızımsı renkler görülür. Lekeler yaprağı kaplar Bu gibi yerde dokular çabucak ölür ve yaprak kurur.

Domates yapraklarının alt kısımlarda gayet açık viyole veya morumsu renkli lekeler meydana gelir. Bunlar bitkinin fosforla beslenmesinden sonra kaybolmaktadır.

Buğdaygillerde yapraklarda ve sapta mavi yeşil renkler, erguvani lekeler haline dönüşür. Bu lekeler başaklara da sirayet edebilir.

Patateste yapraklar parlaklığını kaybeder. Mat yeşil renkler meydana gelir, kenarlar kurumaya ve yaprak ayasının üst kısmına doğru bükülmeye başlar.

Eğer fosfor noksanlığı ilerlemiş değilse bu gibi belirtiler görülmez, fakat büyüme yavaşlar. Bu önce kök sisteminde kendini gösterir. Bu gibi hallerde çiçeklenmede gelişmeler ve olgunlaşmalar gecikir. Üründe arzulanmayan kalite bozukluğu ve miktarın azalması müşahede edilir.














2.1. Bitkide Fosfor Noksanlığının Giderilme Yolları

Azot açıklandığı üzere yeşil gübrelerle, çiftlik gübreleri ile kompost, şerbet, koyun yatırma ve kümes hayvanları gübresi ile bir miktar fosfor sağlansa da esas olarak fosforlu kimyevi gübrelerle bu noksanlığın giderilmesi yoluna başvurulur.

Fosforlu gübreler :

1-Kolay eriyenler (Suda eriyenler)

2-Yarı eriyenler (Limon asidinde eriyenler)

3-Zor eriyenler

2.1.1- Kolay Eriyen Fosforlu Gübreler

a- Süperfosfat (Ca(H2P04)2: % 16-20 arasında fosfat ihtiva eder. Uygulamada % 18 alınır



b- Dopel süper fosfat (Ca(H2PQ4)2: %30-38 arası P205 ihtiva eder.



c- Triple süper fosfat : %35-45 P2O5 ihtiva eder. Pratikte %46-47 alınır. Fizyolojik asit karakterlidir.

2.1.2. Limon Asidinde Eriyen (veya Yarı Eriyen) fosforlu gübreler

Dikalsivum fosfat - Presipitat - CaHP04 : Toprakta az hareket eder ve hafif alkalileştirir.

Tomas Fosfat (Tomas unu): Ca4P2O9 (Tetra kalsiyum fosfat) % 11-23 arasında P2O5 ihtiva etmesine rağmen pratikte % 17 alınır. %21 ile limon asidinde ve amonyum sitratta erir. Su karşısında Ca3(P04) e dönüşür. Asitli topraklarda kullanılabilir. Genel olarak her toprak ve her bitki için uygundur. Yüksek ısıda elde edildikleri için ( Tetra kalsiyum fosfat - Trikalsiyum fosfat) termofosfatlar da denilir.

Müpaz fosfatlar : Ham fosfatların alkali metal tuzlandır. Bu gübreler Walter fosfat ve Renania fosfat olarak iki grupta toplanır. %23-31 P205, ihtiva ederler.

2.1.3. Zor Eriyen Fosforlu Gübreler

- Kemik Unlan; Organik madde olarak %26-30 yap ve ossein ve anorganik madde olarak da % 58-62 Ca3(P04)2. %12 Mg(P04)2 , %6-7 CaCO3, %2-6 CaF2 ihtiva eder.

- Hiper Fosfat Gübreleri : Apatitten elde edilmişse %40 P2O5 vardır. Asitli topraklarda kullanılır. Çok senelik bitkilerde iyi netice verir.

Bunlardan başka bitki külleri de fosfor gübrelemesinde kullanılır, Potasyumda belirtilmiştir.



3. POTASYUM NOKSANLIĞINDA MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Potasyumun besin ortamında yokluğu veya noksanlığı halinde yaprak, kök ve meyvelerde keza bütün bitkide karakteristik belirtiler kendini göstermektedir.

Yapraklarda potasyum noksanlığı belirtileri yaşlılarda başlar Gençlere doğru yayılır. Bu noksanlık semptomları yaprakların parlaklığını kaybetmesi, mat-yeşil rengin özellikle damarlar arasında kloroz belirtilen şeklinde görülür. Sonraları kenarlarda kahverengi lekeler belirir. Yaprak ayasının muntazam büyümemesi sonucu alt ve üst satha doğru ana damara paralel olarak kıvrımlar meydana gelir. Tedricen lekeler büyür. Yapraklar kahverengi bir hal alır, solarlar ve vakitsiz olarak dökülürler.

Potasyum noksanlığı halinde köklerde uzama durur. Yan kökler yalnız ana kökte bulunur. Ana kök ucunda kılcal köklerde adet ruban ile olduğu gibi uzunlamasına büyüme yavaşlar.

Meyveler ve sebzeler genellikle küçülür, deforme olurlar. Rengi bozuk konserve edilemeyecek duruma gelir. Muhafaza ve nakil sırasında çabuk çürürler.

Tahıl tohumlarının çimlenme niteliği düşer Özgül ağırlığı azalır.

Potasyum noksanlığı en fazla bazı sebze kültürlerinde (Domates, Patates, Lahana, salatalıklar da) bariz bir şekilde görülür. Potasyum açlığı çeken domatesler yavaş büyür ve olgunlaşırlar. En alt kısımlarında yer alan yapraklar ve dokular halinde sararırlar. Daha sonraları bu yapraklarda kahverengi lekeler meydana gelir. Bu lekeler yaprak kenarlarında olduğu gibi yaprak damarları arasına da dağılırlar. Yapraklar ana damara muvazi olarak alt yüzeye doğru kıvrılırlar. Kahverengi bir renk alırlar, kururlar ve dökülürler. Meyveler gayri muntazam olgunlaşırlar Meyvenin normal kırmızı güzel renginin yanı sıra uçuk-yeşil-sarı lekelere rastlanır. Güneş ışınları ne kadar zayıf ise bu noksanlık belirtilen meyvenin normal rengini almaması o kadar daha kuvvetli görülür.

Baş lahanada potasyum noksanlığından meydana gelecek fizyolojik hastalıklar, genellikle vejetasyon periyodunun ortalarında belirirler. Yaprakların kenarlarında kloroz yayılır, bundan sonra da yaprak ayasının önemli bir kısmını etkisi altına alır. Hastalıklı dokular kırmızı-kahverengi, kuru ve rutubetli zamanlarda ise bu yapraklarda çeşitli küf mantarları gelişir. Karnabaharda bu lekeler damarlar arasında orta damar istikametinde yayılır. Büyümü duraklar ve yapraklar kalınlaşır.

Patateste yaprakların kenarları ve alt yüzeyin tepe kısmında çok sayıda ve küçük kahverengi üst yüzeyde ise bronz renk lekeler meydana gelir. Yapraklar alt yüzeyin sap kısmına doğru bükülüp kıvrılırlar ve bir süre sonra kahverengi bir renk alarak kitle halinde yere düşer. Patates yumruları küçük kalır ve verim düşer.

Potasyum noksanlığı halinde bitkilerin büyümesi önemli derecede yavaşlar. Boğumlar arası kısalır. Gövde iyi gelişememiş, lif kültürlerinde cidarlar kalınlaşamamıştır.












3.1. Bitkide Potasyum Noksanlığının Giderilme Yolları

Kimyevi gübreler haricindeki organik gübrelerden karşılansa da Kimyevi gübreler esas ve geçerlidir.

Potaslı Gübreler

l-Potasyum Tuzları

2-Bitki Külleri

3-Potasyum silikatlar



3.1.1. Potasyum Tuzları

(a)- Ham Potasyum Tuzları : Karralit, kaynit, polihalit, katıtuz. silvin, silvinit olarak ham şekilde yataklardan çıkarılarak toz haline getirilip kullanılırlar. Kristal formda gri ve kırmızımsı renklerde suda erirler.



(b)- İşlenmiş yoğun potaslı gübreler : KC1 %50-60 K20, KOH %30

- Potasyum Sülfat: Potasyumun yoğun bir tuzu olup %48 K20 kapsar. Silvin veya potasyum klorit ve magnezyum sülfattan Potasyum - Magnezyum sülfat (26-28 K2O) elde edilir.

K2SO4 % 98 K2O

Empekali %33-37 K2O

Reformkali %26 K2O

3.1.2. Bitki Külleri




% Bileşim

Bitki Cinsi
K2O
P2O5

Kışlık Buğday Samanı
9.4-22.6
3.4-8.6

Bezelye Samanı
25-35
2.5

Ayçiçeği Sapı
40
2.5

Ayçiçeği Küspesi
20
1.5

Geniş yapraklı Bitkilerin Ağaçlarında
8.4-13.3
3.4-0.1

iğne Yapraklı Bitkilerin Ağaçlarında
6.7-12.7
2.0-7.3

Tezekte
11
5

Torfta
1
1

Pirinç Külü
1.8-3
1.2


Bitkilere kök bölgelerine gömülmek veya serpilmek sureti ile verilirler.



3.1.3 Potasyum Silikatlar

Muskovitler (KH3AI3Si3O12), biotıtler (Kalsiyum - aliminyum -silikat + Magnezyum - demir silikat Nefelin (5-6 K20) plakonit (K, Fe ihtiva eder) % 12 kadar K20 ihtiva eder.

4. KALSiYUM (Ca) NOKSANLIĞINDA MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Yaprak gelişmesi yavaşlar. Yetersizlik belirtileri önce genç yapraklarda sap ve köklerde büyüme noktalarına yakın yerlerde belirir. Yapraklar tomurcuklardan çıkınca hemen aşağıya doğru kıvrılır. Kenarları ise ya yukarı ya da aşağı yüzeye bükülürler. Kenarlarda ve yaprağın tepe kısımlarında kahverenginde nekrozlar görülür. Bazı bitkilerde yaprak sapı deforme olur. Havuç, pancar gibi bitkilerde vejatatif organın tepesi (burnu) domateslerde sap, yaprak ve çiçeklerde kuruma olur ve ölür. Domatesin çiçek tepelen çürümeye başlar. Kök gelişmeleri durur. Yan kökler gelişemez. Patateste yumru teşekkülü olmaz.












4.1. Bitkilerde Kalsiyum Noksanlığının Giderilme Yolları

Kalsiyum giderilmesi Kireçle ve kireçli gübrelerledir.



- Kireçli Gübreler

Kalsiyum bir yandan besin elementi olarak diğer yandan da toprağın diğer niteliklerini ıslah ettiği için gereklidir. Kimyevi gübrelerin hemen hemen tamamında dolgu maddesinde kalsiyum vardır.

- Kireç Taşı:

CaCO3 veya kum ve kil karışımı olabilir. Dolomitte aynı işi görür.



-Mergel :

Tabi bir materyal olan mergeller %25-75 kil ve kum ihtiva eden CaC03 'tır. MgCO3 ve diğer karışımları ihtiva eder.

- Söndürülmüş kireç:

Kireç taşını yakmak suretiyle elde edilir. Ca(OH)2 iyi erir niteliktedir. Birde şeker fabrikası artıkları %40-50 CaCO3 %40 su ihtiva eden karışımı vardır, %1'in altında azot fosfor ve potasyum bulunur.

Bunlardan başka;

Gipsleme: Gipsleme (CaS04) toprakta alkalilik hakim olduğu zaman uygulanır. Toprağa CaS04 verilmesi ile alkalilik giderilebildiği gibi toprağın fiziki nitelikleri de iyileştirilmektedir. Bu durumda CaS04 'ten Ca'un sodyumla mübadele edilerek NaS04 meydana gelir. Bu bileşik nötrdür. Kolay eriyen bir tuzdur ve yıkama ile topraktan uzaklaştırılabilir. CaS04 erir olmadığı için yıkanmaz ahır gübresi ve sulama ile CaS04'ın etkisi artar.

5. MAGNEZYUM (Mg) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALİKLAR

Önce klorofilin meydana gelmesi zorlaşır Bunun sonucu olarak klorofil yaprak- ayasına normal ve homojen bir şekilde dağılmaz. Yaprak damarcıklarının yanında toplanır. Bunun için yaprakta farklı bölgeler halinde kloroz görülür. Yaprak damarları arasında renk açılmaları, beyazlaşmalar görülür. Ana damarlar boyunca yeşillikler muhafaza edilir.



Yetersizliğin ileri safhalarında sarı yaprak ayasında az miktarda lekeler kalır. Daha fazla yetersizlik belirtileri mısır, patates, şeker pancarı. yonca ve keten de görülür.

Kumlu ve çakıllı arazilerde tesis edilmiş meyve ağaçlarında,asmalarda Mg'un yetersizlik belirtileri ekseriye görülmektedir. Elma'da önce yaşlı yapraklar dökülür, sürgün uçlarında bir kısım yaprak ancak daha bir süre kalabilir.

Magnezyumca fakir olan alanlarda otlayan veya bu gibi magnezyumca fakir yerlerde yetişen bitkileri alan hayvanlarda bazı bu elementlerin noksanlığı ile ilgili tipik hastalıklar görülür. Bu gibi durum yağışlı durumlarda veya potasyumlu ve amonyumlu gübrelerde fazla gübrelenen otlarda daha fazla görülür.










5.1. Bitkilerde Magnezyum Noksanlığının Giderilme Yolları

Genelde kimyevi maddelerle Giderilme yoluna gidilir.

- Magnezyum Sülfat (MgSO4):

Sülfat formunda kullanılır. Suda kolayca erir. MgSO4 H20 formunda topraktan MgS04 7H2O (Acı tuz) formunda da yapraktan kullanılabilir.

- Kieserit (MgSO4H2O):

17 Mg bitkilerin acil Mg gereksinimleri olduğu zaman ve Mg fakir topraklarda sağlıklı bir yetiştirme için kullanılabilir.

- Acı Tuz (MgSO4 7H2O):

%10 Magnezyum içerir. 20°C'de ve %80 nemde sıvılaşır. Yapraklara % 7 konsantrasyonla püskürtülerek verilir.

- Magnezyum Karbonat (MgCOs);

Suda yavaş çözünen ve uzun sürede etkini gösteren bir gübredir. Asitli topraklarda kullanılır.

6. KÜKÜRT (S) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE GÖRÜLEN ARAZ VE HASTALİKLAR

Kükürt yetersizliğinde bitkinin yaprak ayası küçülmeye başlar. Büyüme yavaşlar ve verim düşer. Kükürt yokluğu halinde de bitkinin sapları incelir, kısalır ve odunlaşmaya doğru gider. Yapraklarda azot noksanlığı halinde görülen semptomlara benzer. Özellikle bu iki element noksan olunca teşhis zorlaşır. Kükürt'ün azot noksanlığından farkı genç yapraklarda açık yeşil veya hemen hemen beyaz renk meydana gelirken yaşlı yapraklar yeşil rengini muhafaza ederler. Çünkü onlardaki organik bileşikler parçalanmaz. Azotta ise yaşlı yapraklarda mütecanis olmayan san-yeşıl ve san renk oluşumları meydana gelir. Gençler ise yeşil kalır. Çünkü azot naklolunur, yoncada ise açık yeşil renk kaybolur ve kahverengi lekeler meydana gelir.














6.1. Bitkilerde Kükürt Noksanlığının Giderilme Yolları

Bitkiler kükürdü kökleri vasıtası ile S04 halinde aldığından yapraklarla alınır. Havaya ise yanma olayları ile karışır. Kükürt ahır gübresi, mineral gübrelerle (Süper fosfor, amonyum silikat potasyum silikat) de toprağa verilir. Kükürtlü gübrelere ihtiyaç hemen hemen duyulmasa da görülen yerlerde 50-275 kg/da jips kullanıldığı zaman ortadan kalktığı saptanmıştır. Yağış yoğunluğunu az olduğu zamanlarda kullanılmaları gerekir. Piyasa da kükürt bol miktarda satılmaktadır.

Bu elementlerin hepsi çiftlik gübresi ve yeşil gübre, kompost gibi materyallerde de mevcut olup bir miktar sağlayabilir. Kükürtte gübreleme isteği genelde duyulmaz.













İZ ELEMENTLER



7. DEMİR (Fe) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN ARAZ VE



HASTALIKLAR

Bitkilerde demir (Fe) noksanlığında bitkinin genç yapraklarında pigment değişimi görülür. Önce yapraklarda açık yeşil renk bundan sonra nesiçler ölmeden diğer mikro elementlerin eksikliğinde meydana gelen leke klorozundan farklı olarak açık san renk meydana gelir.

Burada yaprak ayasında düzgün renkte bir sararma görülür. Bitkinin büyüme yavaşlar. Ürün azalır. Daha ilen hallerde ise, meyve ağaçlarında kurumalar gözükür. Kuruma ve sararmalar sürgün ucundan itibaren tüm yapraklar sararır ve yavaş yavaş beyaza döner. Uç yapraklar küçük kalır. Damar arasındaki dokular ölür ve dökülür. Yaprak ve meyvesini döken sürgünler kamçı gibi çıplak kalır ve uçtan itibaren kurumaya başlar.



7.1. Bitkilerde Görülen Demir Noksanlığının Giderilme Yolları

Demir bitkiler tarafında Fe2+ ve Fe3+ ve jelat formlarında alınır. Tabiat şartlarında iki değerli demir bitki köklen tarafında daha kolay alınır. Kesit olması halinde üç değerliklilere göre daha fazla zararlı etki gösterir. Demire karşı en hassa bitkiler asma, elma, erik, kaysı, limon, şeftali gibi meyve ağaçları ve domates, lahana, patates, mısır, yulaf, baklagil, pazı sebze ve tarla bitkilerinde de görülür. Fe toprakta genelde eriir ve zor erir şekillerde bulunur

- Zor eriyenler :

Oksitler hidroksitler, karbonatlan, fosfat ve silikatları halindedir. (Fe2O3. Fe(OH)3 FeCO3, FePO4. FeSiO4



- Kolay eriyenler:

Fe(HC03)2.FeS04, Fe(S04)3, Fe(H2P04)2 Bunlar önce toprakta iyonize olurlar. Sonra alınırlar.

Demirin toprak tarafında alınabilmesi, toprak reaksiyonu ve havalanmasına bağlıdır

(Fe +3 =PH/3).(Fe +2 =PH/4-6)

Toprağın havalandırılmasında demirin oksitlenmesine yardımcı olur. Ca 'ca zengin topraklar demir alımını güçleştirir.

Toprak PH’ını düşürmek için asit karakterli gübreler ve S kullanılır. Fe içeren gübreler suda çözünün tuz ve organik komplekslerdir. Genellikle verilmek sureti ile gübreleme yoluna gidilebilir.



- Demirli Gübreler:

Demir Sülfat (FeS04.7H20): %20 demir içerir. Yaprak gübresi olarak kullanılır. Jilat formdaki demirin alımını toprakta kullanıldığı zaman kolaylaştırır.

- Demir Şelatlar: Yaprakta ve toprakta kullanılan formları vardır.

Fe - EDDHA (Demir-Etilendiamin hidroksifenilasetat): Kireçli topraklarda kullanılıp Fe+3 formunda bulunur Sequestrin (%6 Fe) adı altında satılır.

F - EDTA (Demir - Etilenadiamin hirdoksifenilasetat): Yapraktan kullanılır. Fe+2 formundadır. Fetrilon (%15) Fe-Şelat jost (%9 Fe) gübreleri olarak piyasada bulunur.



8. ÇİNKO (Zn) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Çinko noksanlığı halinde narenciye, bahçe kültürleri (Meyve ağaçlan) ve tahıllar hastalanmaktadır.

Narenciyede çinko yetersizliğinde sürgün uçlarında büyüme durur. Daha fazla güneye gelenler kurur. Yapraklarda damar civarı koyu yeşil, bunların arasında ise açık yeşil kloroz lekelen görülür. Bunun için narenciyede çinko noksanlığından dolayı meydana gelen araza lekeli kloroz adı verilir.

Meyve ağaçlarında hastalığın ilk anlarında büyüme yavaşlar ve yavaş yavaş klorofil yokluğundan yapraklar sararır. Bundan sonra damarların etrafında izole edilmiş sıralı lekeler meydana gelir. Bunlar tedricen birleşirler ve yaprakların ortasından başlayarak ta kenarlara kadar şeritler meydana getirirler. Bu şekilde bütün yaprağın civarında şeritler meydana gelir. Diğer taraftan yaşlı yapraklar hastalanır, gençlerde ise büyüme yavaşlar. Tomurcuklar gelişemezler. Bunun neticesi olarak gelişmemiş ve az gelişmiş yapraklardarın uçlarında rozetleşmeler görülür. Bunun içinde bu hastalığa rozet hastalığı adı verilır. Çinkonun daha ileri yetersizliğinde meyvelerin şekli değişir devamında ağaç tamamen kurur.

Mısırda çinko noksanlığı yaşlı yaprakların damarları arasında açık sarı renklerin meydana gelmesine sebep olur. Bunlar şerit halinde gelişir ve damarları da kaplar. Bu belirtiler yaprağa esasından başlayarak tepesine kadar ulaşır.

Büyüme durur, meyve tutma zayıf olur,verim düşer. Çinko noksanlığı erken sürülmüş veya işlenmemiş verimsiz topraklarda görülür.

26 bitki türünde yapılan deneyde çinko noksanlığının fizyolojik belirtilen incelenmiştir. Bitkide genel olarak aynı şekilde hastalık belirtileri görülmüştür. Bu belirtiler, damarların arasında kloroz, rozet meydana gelişi, alt yaprakların kuruması.yaprakların kahverengi, kırmızı renk alması ve kahverengi lekelerin meydana gelmesi şeklindedir.



Sitolojik olarak çinko noksanlığı protoplazmanın strüktürünü de değiştirmektedir. Bu durumda kloroplastlar yağ damlacıkları ile dolar. Nişasta oluşumları kaybolur veya uzar.

Bitkinin çinkoyu alması sağlanınca nişasta oluşumları normale döner. Yağlar ise kaybolur. Yeteri çinko alamayan domates bitkilerinin yapraklarında fenol ve faninin biriktiğine ve kök uçlarında meristem dokuların koptuğunu da işaret etmektedir. Köklerin çinkosuz kalması ile bitkisel hormonların yetersizliğinden köklerde tümörler teşekkül eder.












8.1. Bitkilerde Görülen Çinko Noksanlığının Giderilme Yolları

Bitki organizmasında çinko en fazla genç organlarda ve mübadele olaylarının en entansıf bir şekilde cereyan ettiği (bitki tepelen, genç kökler, iletim dokulan) yerlerde yoğun haldi bulunur. En fazla bu ödev tohumda ve sapın başında en az ise elma ve erikte bulunur.

Çinko bitkisel organizmanın fotosentez, solunum hormonlarının meydana
gelebilmesini etkileyen bir mikro elementtir. Etkili ferment reaksiyonlarının iştiraki ile
ortaya çıkmaktadır.Bunlar karbonhidrazlar, karbonsipepudazlar, alkoldehidropenazlar

glutamindehidragenozlar en önemlileridir.

Çinko bitkiler tarafından Zn++ olarak veya jelat formunda küçük moleküllü kompleks bileşikler halinde alınır.

Giderilmesi üç yolladır:

1-Doğrudan topraktaki çinko miktarını arttırmak.

2-Bitkinin çinkoyu alma intensitesini değiştirmek.

3- Direkt veya indirekt olarak çinkonun kök ve iletim dokulardaki birikme
durumunu değiştirmek suretiyle olur.





Toprakta çinkoya;

1-Çinko ihtiva eden minareller

2-Zor eriyen çinko tuzlan

3-Metanoorganik kompleks bileşikler

4-Mübadil çinko

5-Suda eriyen tuzlar formları halinde rastlanır.

Kireçli topraklarda Zn noksanlığını gidermek çok zordur.

Genel olarak toprakta fiksasvonu az olan jelatlar (Zn - EDTA) toprak yüzerinde ZnSO4 gibi suda kolay eriyen tuzlardan yinelenmeli olarak yaprak yüzeyine uygulanmalıdır.

Elma ağaçları yaprakları 20 mg/kg, cevizler 3-4 mg/kg, fasulye 22 mg/kg, den düşük olmamalıdır. Pamukta 0.1 mg/kg yeterlidir. Mısır 0.2-0.35 mg/kg'dır.

Ağır bünyeli topraklara 1-1.5 kg/da Zn verilirse yeterlidir. Fosfor beslenmesi yeterli olursa demir yeterli olursa dengeli bir azot gübrelemesi yapılırsa, bitkilerin ışık olması düzgün olursa (aşırı güneşlenme olmazsa) çinko yetersizliği engellenebilir.



9. BAKİR (Cu) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN HASTALIK VE ARAZLAR

Bakır yetersizliği halinde daha fazla tahıllar, meyve ağaçları daha az sebzeler zarar görmektedir. Beyaz çuma tabir edilen bakır noksanlığı ile ilgili hastalıklar, kurutulmuş göl kenarlarında, ova, torflu orman bölgelerinde yulaf, arpa, buğday, pancar ve baklağil bitkilerinde görülür. Bu hastalık yaprakların tepelerinin beyazlaşması, kısa süre içinde bu yaprakların kuruması, kıvrılarak deformasyonu ile belirlenir. Yetersizliğin ileri hallerinde bitkiler kardeşlenerek sapa kalkarlar, fakat başak meydana getirmezler ya da oluşan başaklarda dane bağlamazlar.

Domateslerde ise bakırın yetersizliği halinde kök sisteminde ve uçlarda gelişme olmaz. Yaprak gelişmesi sınırlanır ve bitkinin bu organlarında kloroz görülmeye başlar. Daha ileriye doğruda damarlar arasında lekeler meydana gelir. Yapraklar üst yüzeye doğru kıvrılır. Genellikle çiçek teşekkül edemez.

Elma, armuz, erik, kaysı, narenciye ve diğer meyve ağaçlarında kuruma ile (ekzontem) bakır yetersizliği kendini gösterir, İlk açlık safhamda belirtiler yeni yapraklarda kloroz şeklinde (açık yeşil kabartılar seklinde) görülür. İleriye safhada yapraklar kalınlaşır ve deforme olur. Filizlerin uç kısımlarında körelme, bükülme, yaprakların dökülmesi ve kuruması ile yetersizlik hat safhaya ulaşır. Ağaçta çalılaşma görülür. Çiçeklenme normal olmaz, meyveler küçük kalır. Şekil bakımından da deforme olurlar. Portakallarda katılaşma ve kabarcıklar meydana gelir. Küf halinde lekeler ortaya çıkar.












9.1. Bitkilerde Görülen Bakır Noksanlığının Giderilme Yolları

Bakır toprakta çok az miktarda bulunur. Fakat l kg'a isabet eden miktarlar l'den 150 mg/kg olarak çok geniş sınırlar içinde oynar.



Toprakta bakır çeşitli formlarda bulunur.

(1)Suda erir nitrat, klorit, sülfat, fulvat, laktat ve asetat tuzlan halinde bulunur.

(2)Toprakta organik ve mineral komplekslerde katyon halinde mübadil ve gayri mübadil bağlı olarak bulunur.

(3)Zor eriyen karbonat, fosfat tuzları ve oksit formunda bulunur.

(4)Bakır ihtiva eden aliminyum sülfat formunda bulunur.

(5)Bakır organik kompleksleri halinde bulunur.

Bitki için en elverişli bakır toprak eriyiğinde iyon halinde (Cif) bulunanıdır

Bitkiler kumlu topraklarda 1 kg'dan 0-2 mg hareketli bakırın bulunması halinde gübreye muhtaç, 2.1-3.5 mg/kg olarak bulunması halinde ise az muhtaç sayılırlar. Killi topraklarda ise bu miktar 0,1-5 ve 1.6-2.5 mg/kg'dır.

- Bakırlı Gübreler:

Bakır gübrelerinde genellikle CuS04 % düşük miktarlarda bakır ihtiva eden bakır yatakları ve Cu-EDTA gibi maddeler kullanılır.

- Bakır Sülfat (CuS04,5H20): % 29,5 Cu ihtiva eder. Suda iyi erir. Tohum ilaçlamasında yer üstü organlara püskürtmede kullanılır. Dönüme 5-10 kg. verilebilir.

- Bakır muhtevası düşük olan maddeler öğütülerek toz halinde toprağa verilir. Bunlar %1 civarında bitki tarafından alınabilir. Bakır ihtiva eder. Dönüme 20-30 kg verilebilir.



- Bakır ihtiva eden jelatlar : Suda erirler. Ayrıca bazı gübrelerde Cu ihtiva eder. Örneğin ahır gübresi 1 kg kuru maddesinde 15 mg Cu ihtiva eder

Son yıllarda Cu içeren metal unları kullanılmaktadır.

Suda çözünen CuS04 ve CuO gübrelen yaprak gübresi olarak kullanılır. Organik bakır kompleksleri ile yapılan gübreleme ile Cu noksanlığı önemli ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Bunlardan Cu-Sequestrin (NaCu-EDTA) %13.6 Cu Folisin-Cu (Folisin= EDTA+HEDTA karışımı) %14 Cu içermektedir. Noksanlığın yoğunluğuna göre dekara 10-40 kg Cu yapraklara püskürtülür. Tahılda başaklanmadan önce yapılmalıdır.

Cüpral (%41 Cu içerir) bitki korumada ve yaprak gübrelemesinde kullanılır.

10. MANGAN (Mn) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Mn'ın yetersizliğinden daha fazla buğday, kök meyveli bitkiler patates, ıspanak. baklagiller, meyve ağaçları ve çilek gibi bitkiler etkilenmektedir. Noksanlığı ile ilgili hastalıklar çeşitli bitkilerde farklı isimlerle ifade edilir.

Yulaf, arpa, buğday, çavdar ve Mısır'ın büyüme süresinin ilk günlerinde Mn yetersizliği ile Boz leke hastalığı meydana gelir. Önce yaprakta damarlar arası açık sarı sonra bozaran lekeler veya kısa kesit çizgiler meydana gelir.Yetersizliğin ilerlemesi halinde bu çizgiler birleşerek devamlı bir duruma gelirler. Yavaş yavaş yapraklar kurur ve ölü dokular meydana gelir. Bunlar kahverengi oluşumlar halinde görülürler. Bu belirtilenlerin yanında yapraklarda turgorun zayıflaması sonucu çapraz çizgiler, burada bükülmeler oluşur.

Bu çizgiler yulaf ve çavdarda yaprak ortasında. Buğdayda ise yaprak kenarlarından geçer. Yaprakla bu çizgiler ile bükülür ve porsur. İleri yetersizlik halinde bitki ölür. Az noksanlık halinde ise bitki çiçek açar, fakat tohum bağlamaz.



Sarı Leke hastalığı ise şeker ve hayvan pancarında hardal, Patates, lahana, ıspanak, ayçiçeği, soya fasulyesi gibi bitkilerde görülür. Bu belirtiler yaprakların sararması, kenarlarının yukarı doğru kıvrılması, yaprak saplarının kuruması, yaprakların ölümü ile sonuçlanan gelişmeler gösterir. Veya bitkilerin yaprakları önce açık yeşil sonraları ise sarı bir durum alan lekelerle kaplanır ve ölü dokuları meydana getiren oluşumlar halinde görülür.

Mangan noksanlığında sulu leke, göl lekesi denen hastalıklarda meydana gelir. Özellikle bezelyede görülür. Bitki dış görünüşü ile sağlam bir durum gösterir, fakat tohumlarda kahverengi ve siyah lekeler görülür.

Meyve ağaçlarında Kloroz: Bu tip hastalık elma, armut, erik kaysı narenciye, Alman üzümünde ve çilek gibi bitkilerde görülür. Hastalığın derecesi bu bitkilerde de farklıdır. Örneğin; armut ve çilekler Mn noksanlığına elma ve vişneye oranla daha hassastırlar. Hastalık damar arasında, kenarlardan başlayarak orta damara doğru ilerler, pörsürler ve düşerler, fazla yetersizlik halinde dokularda kurumalar görülür. Narenciye ve erikte ise meyvelerde kabarcıklar meydana gelir.

Demir ile Mangan noksanlığı arasında özellikle kayısı, elma, vişne ve eriklerde fark vardır. Demir noksanlığı belirtilen genç yapraklarda mangan ise yaşlı yapraklarda başlar. Mn'da hastalığın ilk devrelerinde yaprağın orta damarı civarında daha fazla yeşil dokulara rastlanır.








10.1. Bitkilerde Görülen Mangan Noksanlığının Giderilme Yolları

Bitki organizmasında mangan az miktarda ( %0.000l - 0.02) bulunur. Ancak yapraklarda daha fazla (meyve ağaçları yapraklarında 50-100 mg/kg) tuzlama sağlarda ise daha az miktarda birikir. Yaşlı yapraklarda genç yapraklara oranla daha fazladır. Bitkilerde suda erir, Bübedil ve asitle erir formda bulunur. Osida-Kodüksiyon olaylarında fermentleri aktive etme ya da fermentlerinn terkibine girmek suretiyle etkili olur. madde mübadelesinde etkilidir. Karboksilasvon ve de karboksilasvon olaylarında CO2'nın organik maddelerden ayrışması ve birleşmesi olaylarını katalize eder.

Bitkiler Mn, Mn++ veya Mn+++ ve permanganat iyonlan halinde (Mn04) bünyesine alırlar iki değerlikliler kökler vasıtasıyla üç değerliklilerde yaprak vasıtası ile daha çabuk alınmaktadır. 20 ppm'den aşağı mangan muhtevası birçok bitki için Mn ihtiyaç sınırıdır.

Mangan genelde PH yüksek topraklarda eksikliği görülür. Eğer Mn+, topraktan veriyorsak toprak PH'ını düşürmemiz gerekmektedir.

- Kimyevi Gübreler:

Mangan Sülfat : (MnSO4H2O) %24 Mn içeren bu gübre suda kolay çözünür Genelde yaprak gübrelemesinde kullanılır. Toprak reaksiyonunun düşük olduğu yerlerde topraktan da uygulanabilir.

Noksanlıkta 10 kg MnS04 1 da civarında verilir. Mn'ı fıkse eğilimindeki bazı topraklarda ise 40-60 kg/da' a kadar çıkabilir.

Çeşitli Mn Oksitler : (MnO, Mn203. MnO2) ve Mn-karbonat, Mn-fosfat gibi mangan bileşikleri de asit ortamda redüksiyona uğradıktan sonra bitkilere yararlı olurlar.

11. MOLİBDEN (Mo) NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE MEYDANA GELEN HASTALIK VE ARAZLAR

Molibden noksanlığı asit karakterli, geçirimli, asit reaksiyonlu, kumlu, Fe ve Al oksitlerince zengin, turbalarda bu gibi topraklarda ortaya çıkmaktadır.



Molibden noksanlığında yapraklarda azot birikimi meydana gelir. Çeşitli amona bileşikleri içeriğinin düşük olmasına sebep olur.

Belirtilerinde azot noksanlığına çok benzer. Büyüme durur, yaprakların rengi açılır ve solmaya başlarlar. Yaşlı yapraklarda nekrotik benekler oluşur. Yapraklar kenardan içe doğru kıvrılırlar.

Turuçgillerin, lahana ve karnabaharın molibdene ihtiyacı çoktur. Bu bitkilerde noksanlık halinde karnabaharda; yaprak aralarının gelişmesi zayıflar, ilerleyen noksanlıkta gittikçe ensizleşen yapraklar kamçılaşır ve sadece orta damar kalır. Lahanalarda kalp yapraklar kenardan içe doğru kıvrılarak kepçe gibi bir hal alırlar. Marulda yaprakların dokuları ince ve saydamdır. Kalp yapraklan deforme olmuştur.

Molibden noksanlığında bitkilerin klorofil içeriği azaldığından fotosentezde yetersiz olmaktadır.

Molibden bitkilerde vitamin C sentezi üzerinde etkilidir. Yeterli molibden olamayan karnabahar, domates, pancar ve benzen bitkilerin yapraklarında C vitamininin normal bitkilere göre %25-50 daha az olduğu saptanmıştır.












11.1. Bitkilerde Görülen Molibden Noksanlığının Giderilme Yolları

Molibden noksanlığını önlemede kireçleme çoğu zaman yeterlidir.Ancak kimi durumlarda ürün verimini ve Mo kapsamını arttırmak sadece Mo tuzlarının uygulanması ile mümkün olacaktır. Molibden noksanlığı .Amonyum Molibdet, sodyum molibdat, çözünebilir molibden trioksit ve molibdenleştirilmiş süper fosfat uygulamaları ile düzeltilebilir. Fosfor kayaları ekseriye molibden ihtiva ettiklerinde gübre içinde yabancı madde olarak kalan kısımlar molibden eksikliğim telafi etmeye yetebilir. Bazı durumda ekimden önce tohumlar %l'lik molibdat çözeltisi ve hektar başına lOOgr. olacak şekilde MH4 molibdat tuzu ile muamele edilmektedir. Sebze bitkilerine %0.5'lik NH4-Molibdat çözeltisinin püskürtülmesi de önerilmektedir.



Suda çözünen en önemli Mo gübreleri:Sodyummolibdat (NaMo4.2H2O %40 Mo ) ve Amonyummolibdat (NH4)6Mo7O24.4H20 %54 Mo) Yaprak ve kökden bitkilere uygulanır.

12. BOR NOKSANLIĞINDA BİTKİLERDE GÖRÜLEN ARAZ VE HASTALIKLAR

Yetersiz Bor ile beslenen bitkilerde metabolizma olayları bozulur, karbonhidrat taşıması zayıflar, böylece büyüme konilerinde özümleme ürünlerinin noksanlığı ortaya çıkar,

Bor noksanlığında ince dokuların boralar tam oluşamadığından özümleme ürünleri taşınamaz. Köklerde yeterli enerji bulunmadığından aktif iyon ve su alımı durur.

Bor noksanlığında bitkilerin en çok büyüme konileri zarar görür. Kökler dallanamaz, kısa ve kalın olur. Kök kabukları çatlar. Uçları nekrotik kalınlaşmalar gösterir. Bor aksanlığında kombiyum hücrelerinin ksilem ile elek dokuları arasında aşırı bir hücre çoğalması olur. Kahverengiye dönüşürler ve çürüme başlar. Şeker pancarı, kerevizde büyüme konileri ve yumruların içlerinde kahverengi-siyah oyuklar meydana gelir. Bağda salkımlar seyrek üzüm danelerinin bazıları iri bazıları çok küçük veya hiç oluşmaz.


12.1. Bitkilerde Bor Noksanlığının Giderilme Yollan

Bor bilhassa hücre bölünmesinde, çiçek, meyve ve kök teşekkülünde öz suyu halinde. katyonların bitki tarafından alınmasında rolleri önemlidir,

Bor noksanlığına ekseriye asitli, kumlu topraklarda rastlanır. Noksanlık Borlu gübrelerin toprağa verilmesi ile başarı bir şekilde giderilebilmektedir. Dekara 1,5-2 kg boraks madeni borun giderilmesi için kafi gelmektedir. Ancak verilecek bor miktarı bitkinin çeşidine, gübrenin veriliş şekline, yağış miktarına. kireçleme durumuna ve topraktaki organik madde kapsamına bağlı olarak değişir.

Meyve ağaçlarında bor noksanlığını gidermek için genelde yaprak gübrelemesi yapılmaktadır.



































YARARLANILAN KAYNAKLAR

1-)Gübre ve gübreleme bilgisi (Ege üniversitesi Ziraat Fakültesi)

2-)Toprak ve gübre bilgisi (Ziraat meslek liseleri ders notu)

3-)Bitki koruma el kitabı (İzmir İl Tarım Müdürlüğü)

4-)Toprak Bilgisi (Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi F.İNCE)

5-)Toprak verimliliği ve bitki besleme Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi H.KAPTAN)
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sponsorlar

Site İçi Arama

Son Yorumlar


Language

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Sponsorlar

İnternet Araması

Anketler

Hükümetin Tarım Politikasını Nasıl Buluyorsunuz?
 

Online Üyeler

Şuanda 9 konuk çevrimiçi