Ziraatciyiz - Organik Tarım - Tarım Teknolojileri

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Domates Yetiştiriciliği

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
ILIK VE SICAK IKLİMİ SEVERLER



Domates ılık ve sıcak iklim sebzesidir. Yetiştirme devresinde sıcaklığın en az 15°C olması gerekmektedir.



Domatesin Toprak İsteği



Domates, kumlu topraklardan hafif killi topraklara kadar her tip toprakta yetiştirilmesine rağmen; en iyi netice organik maddelerce zengin hafif topraklardan alınmaktadır. Yetişme periyodu çok kısa olan yerlerde erkencilik çok önemlidir.



Bu nedenle erken mahsul almada kumlu-tınlı topraklar ideal kabul edilmektedir. Sanayi için yapılan domates yetiştiriciliğinde erkencilikten ziyade verim önemli olduğundan, yetiştirme periyodu uzun olan yerlerde tınlı, killi-tınlı, milli-tınlı topraklar hafif topraklara tercih edilir.



Domates yetiştirilecek toprakların drenajının iyi olması gerekir. Domates toprak asitliğine oldukça dayanıklıdır. Domates yetiştiriciliğinde pH’nın 6-6,5 olması tavsiye edilir.





Serada Toprak Hazırlığı



Serada mevcut ürünün hasadı biter bitmez toprak hazırlıkları başlamalıdır. Sırası ile;



Sera, mevcut ürünün artıklarından temizlenmelidir.
Toprak derince işlenmelidir.
Özellikle yaşlı ve tuz problemi olan seralar 3-5 defa göllendirilerek sulanmalıdır.
Bir önceki dönemde topraktan kaynaklanan hastalık veya nematod problemi görülmüş ise, yaz mevsiminde toprak solarizasyonu veya solarizasyon + ilaçlama yapılmalıdır.
Fidelerin seraya naklinden önce toprak analizi yaptırılarak, bilinçli bir gübreleme programı hazırlanmalıdır.
Kullanılacak çiftlik gübresinin mutlaka dezenfeksiyon işleminden önce verilmesi gerekir.


MÜNAVEBE GEREKLİDİR



Domates, biber ve patlıcan aynı familyaya bağlı olduklarından hastalık, zararlıların o toprağa yerleşmesi ve hep aynı besin maddelerinin tüketilmesi toprağın bu yönde zayıf kalmasına neden olmaktadır. Aynı sebze türleri arka arkaya aynı tarlada yetiştirilmemelidir. Bu nedenle 4-5 yıllık bir münavebe gerekir. Bu 5 yıl içinde bir defa da hububat ekilerek tarlanın dinlendirilmesi yetiştiriciliği olumlu yönde etkiler. Bu mümkün olmadığı taktirde en az 3 yıllık bir münavebe şarttır.



DOMATES İÇİN MÜNAVEBE BİTKİLERİ!



Domates için en iyi münavebe bitkileri ıspanak, marul, havuç, fasulye, bezelye ve kerevizdir. Münavebe planının uygulanması zararlı ve hastalık problemlerini azaltmada etkili bir yoldur.





HARÇ NASIL HAZIRLANIR?



Seralarda yetiştirilen hibrit domates tohumları oldukça pahalıdır. Bu nedenle fide yetiştirirken, çekirdek kaybını en aza indirmek, güçlü ve sağlıklı fide elde edebilmek için bazı kurallara uymak gerekmektedir.



Fideler, ya dezenfeksiyonu yapılmış, bitki besin maddelerince zenginleştirilmiş hazır torflarda ya da özel olarak hazırlanan harç toprağında yetiştirilmelidir.



Hazır torfların steril olması, bitki besin elementlerini içermesi, fideyi 10-15 gün erken yetiştirmesi ve hazırlanmasının kolay olması açısından oldukça avantajları vardır.



Harç tohum ekiminden 2-3 ay önce hazırlanmaya başlanmalıdır.



Çok farklı harç hazırlama şekilleri varsa da; en yaygın olan üç formül şunlardır:



6 kısım çiftlik gübresi,
3 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

2 kısım çiftlik gübresi,
2 kısım orman toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.

4 kısım çiftlik gübresi,
2 kısım bahçe toprağı,

1 kısım dişli dere kumu.



Harçta kullanılan ahır gübresi en az üç ay önceden temin edilmeli, mutlaka iyi yanmış olmalı, bitkiye zararlı tuz, asit vb. maddeleri ihtiva etmemeli ve içinde bitki artıkları bulunmamalıdır. Bu nedenle harca girecek malzemeler 1 cm. delikli elekle elenmelidir. Elendikten sonra yukarıda belirtilen oranlarda birbirleriyle iyice karıştırılmalı ve sulanarak nemlendirilmelidir. Zaman içinde birkaç defa aktarılarak ve nemlendirilerek harcın istenilen vasfı kazanması sağlanmalıdır.



Hazırlanan harcın gıda değerini artırma bakımından tohum ekiminden önce ticari gübreler ile takviye edilmesi tavsiye edilir. Bunu temin için her 1 m3 (50 teneke) harca 1-1,5 kg. 15-15-15 (N-P-K) gübresi veya 1,5 kg. Triple Süper Fosfat gübresi ilave edilmelidir.



HARÇ İLAÇLANIR



Kullanılan harcın mutlak suretle sterilize edilmesi gerekir. Aksi taktirde yastıkta üretilen narin fide boğazlarında nem ve sıcaklığın yardımıyla gelişen mikroorganizmalar fidelerin çürümesine neden olmaktadır. Yapılan sterilizasyon sayesinde topraktaki zararlı mantarlar, bakteriler ve hatta yabancı ot tohumları ile böceklerde yok edilir. Sterilizasyon kimyevi maddelerle veya buharlama ile yapılabilir. Harcın konulması ile yastığın doldurulma işlemi tamamlanmış olur.



TOHUM EKİMİ VE ÇİMLENME FAKTÖRLERİ



Tüm tohumlarda olduğu gibi, domates tohumunda da çimlenme ve fide oluşumu için dört faktör gereklidir:

Bir bitkiden elde edilen tohumun çimlenme olgunluğuna erişmiş ve belirli bir dinlenme ihtiyacını tamamlamış olması gereklidir.
Tohumun çimlenebilmesi, hayati olaylara başlayabilmesi ve bu olayları tamamlayabilmesi için, ikinci faktör su (nem)’dur.
Tohumun çimlenebilmesi için minimum bir sıcaklığa ihtiyacı vardır Domates tohumunun minimum çimlenme sıcaklığı 10 0C’dir. Bu sıcaklıkta tohum 43 günde çimlenir. Toprak sıcaklığı 15 0C olduğunda 14 günde ve 25 0C olduğu zaman ise 6 günde çimlenirler.
Tohumun çimlenmesinde kullanılacak enerji oksijen ile sağlandığından, bu faktör olmaksızın diğer faktörler mevcut olsa bile çimlenme gerçekleşmez.




Gereğinden fazla derin ekilen tohumlarda, depo maddelerinin oksijen ile yakılması sonucu oluşan CO2 tohumların etrafını kuşatarak anaerob bakteriler için uygun bir ortam hazırlar ve tohumlar çürür. Bu nedenle genel bir kaide olarak, tohumların ekim derinliği tohum büyüklüğünün (genişlik) 2-3 katını geçmemelidir.



Domates tohumları önce kasalara ekilmelidir. Tohum ekilecek kasaların alt tahtaları fazla suyun akmasına müsaade edecek kadar aralıklı olmalıdır. Kasalarda hazır torf kullanılabileceği gibi, tüpler için hazırlanan harç da kullanılabilir. Harç fümige edilmemişse kasalara doldurulduktan sonra daha önce anlatılan ikili ya da üçlü karışım kasanın altından ilaçlı su çıkıncaya kadar süzgeçli kova ile dökülmelidir.



Bu şekilde hazırlanan kasalara ertesi gün 10 cm. arayla çizgiler açılır. Bu çizgiler üzerine 2 cm. arayla tohumlar tek tek bırakılarak üzerleri hafifçe kapatılır ve sulanır. Kasalar çimlenme sıcaklığının altında olmayan sıcaklıkta tutulmalıdır. Harç kısa aralıklarla azar azar sulanmalı kesinlikle kurutulmamalıdır.



Tohumlar çimlendikten sonra kotiledon yapraklar gelişmelerini tamamlayıp yere paralel duruma gelince tüplere şaşırtılmalıdır. Şaşırtmaya başlamadan önce kasalardaki fideler bol su ile sulanarak köklerinin zarar görmeden çıkartılmaları sağlanır.



GÜBRELEME PROGRAMININ HAZIRLANMASI



Toprağa uygulanan belirli miktar azotun toprak yapısı, yetiştirme mevsimi, toprak sıcaklığı, sulama şartlarına göre % 70-90’ı alınabilir. Fosforlu gübrelerde bu oran % 25-30, potasyumlu gübrelerde % 60-80’dir. Çiftlik gübrelerinde ise ilk yıl için azotun % 25-30’u, fosforun % 30-35’i ve potasyumun % 50-80’i bitki ta-rafından alınabilir.

Bu nedenlerle 1 ton ürünün kaldırdığı saf maddeler yerine, uygulanması gereken miktarları bilmek ve önermek daha uygun ve daha pratiktir.



Domateste 1 ton ürün elde etmek için kayıplar ve bitki tarafından alına-mayan miktarlar dahil olmak üzere aktif madde bazında uygulanması gerekli N-P-K miktarları tablo 2’de görülmektedir.

Tablo 2: Domateste 1 ton Ürün Elde Etmek İçin Uygulanması Gereken

Saf N-P-K Miktarları (kg).

Azot (N)
Fosfor (P)
Potasyum (K)

3,000
1,600
4,500


Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Domates Yetiştiriciliği El Kitabı, İstanbul-1996

Yetiştirme mevsimi, sera tipi, seranın ısıtılıp ısıtılmadığı, üreticinin deneyimi, tohum çeşidi vs. göz önüne alınarak, elde edilmesi mümkün olan ürün miktarı hedef olarak seçilmelidir.

Bu ölçüler içerisinde hedefimizi dekara 15 ton olarak belirlemiş isek yetiştirme mevsimi boyunca toprakta bulunması gereken saf madde NPK (azot, fosfor, potasyum) miktarlarının sırası ile 45 kg. azot, 24 kg fosfor ve 67,5 kg potasyum olması gerekir.



Toprak tahlili neticesi bulunan besin maddeleri bu miktarlardan çıkarılarak uygulanması gereken net besin maddesi miktarları bulunabilir.

Bu tespitten sonra, uygulanacak gübre miktarlarının taban ve üst gübrelemedeki yüzde paylarının tespit edilmesi gerekir.



Domateste uygulanacak gübrelerin taban ve üst gübrelemedeki payları tablo 3’te gösterilmiştir.

Tablo 3: Kullanılacak N-P-K’nın Taban ve Üst Gübrelemedeki Payları (%)

Dönem
N
P
K

Dikim öncesi tabana
10-30
90-100
50-60

Dikim sonrası üste
70-90
0-10
40-50


Kaynak: KAYGISIZ, Himmet; Sera Üreticisinin El Kitabı, İstanbul-1993

Bu bilgilerin paralelinde domates yetiştiriciliğinde tabana 1 dekar saha için 8-10 ton iyi yanmış çiftlik gübresi, ayrıca suni gübre olarak 50-60 kg. Amonyum Nitrat + 50-60 kg. Triple Süper Fosfat (TSP) + 50-60 kg. Potasyum Nitrat + 50 kg. Magnezyum Nitrat birbirleriyle iyice karıştırılarak fide dikiminden 10-15 gün önce toprağın yüzüne serilerek en az 15-20 cm. derinliğinde toprak işlenmelidir. Eğer bu gübre karışımı hazırlanamazsa yerine 100-125 kg. 15-15-15 gübresi + 40 kg. Triple Süper Fosfat + 50

kg. Magnezyum Nitrat verilerek aynı işlem yapılmalıdır.



SERANIN DİKİME HAZIRLANMASI VE DİKİM


Taban gübrelemesi yapılan seralarda sıra andalların hazırlanmasına gelmiştir. Bu iş için sera tabanı güzelce tırmıklanmalı ve toprak tesviye edilmelidir. Andallar tabandan 15-20 cm. yükseklikte ve 60-70 cm. eninde hazırlanmalıdır. İki andal arasında 90-100 cm. çukur yürüme yolu bırakılmalıdır. Kenarlardaki andallar ile sera plastiği arasında en az 25-30 cm. aralık bulunmalıdır. Ancak hafif kumlu topraklarda dikimin sırtlara (andallara) yapılmasına gerek yoktur. Böyle seralarda düz olarak dikim yapılabilir.



Fideler 4 -5 hakiki yapraklı olduğu dönemde fazla bekletilmeden hazır-lanmış olan andalların her birine iki sıra olmak üzere sıra üzeri ve sıra arası 50 x 50 cm. mesafelerle dikilmelidir. Dikimde çukur derin açılmamalı ve fidenin kök boğazına kesinlikle toprak gelmemelidir. Fidelerin dikimi esnasında toprak nemi (tav) yeterli olmalıdır.



Andallara dikilen fideler, kök çürüklüğüne karşı harç ilaçlamasında kullandığımız gibi ikili ya da üçlü karışım şeklinde hazırlanan ilaçlı su ile can suyu şeklinde bitki kök boğazına gelecek şekilde ilaçlanmalıdır. Bu maksatla 100 litre suya 250 cc. Previcur’N + 100 gr. Carbendazim şeklinde ikili karışım veya 100 litre suya 600 gr. Aprin 35 DS. + 4000 gr. Pomarsol Forte veya Captan + 400 gr. Benomyl veya Carbendazim şeklinde üçlü karışım hazırlanabilir.



Andal 60-70 cm

Yürüme Yolu 90-100 cm.








SAKSI VEYA TÜP İÇİNDE DE FİDE YETİŞTİRİLİR

Yastıklarda konan harca tohum ekildiği gibi içinde fide harcı bulunan saksı veya tüp tabir ettiğimiz naylon torbalara da tohum ekmek ve bunları boş yastığa yerleştirmek suretiyle de fide yetiştirilebilir.



TARLAYI HAZIRLAYALIM

Domates yetiştiriciliğinde; tarla sonbaharda derince sürülür ve ilkbahara kadar tezekli olarak bırakılır. İlkbaharda dikimden önce toprak tavında iken 20 cm derinlikte pullukla tekrar sürülür. Diskaro geçirilir, gerekirse rotavatörle de işlenerek toprak dikime hazırlanır

TARLAYA NASIL DİKELİM?

Topraksız fideler dikim için dikkatlice yerlerinden sökülerek bir kasa içerisine yerleştirilmeli ve dikilene kadar gölge bir yerde korunmalıdır. Dikimi yapacak işçi elindeki plantuvarla (dikim kazığı) işaretlenen yerdeki çukuru açmalı ve fideyi kökleri mümkün mertebe aşağıya doğru sarkacak şekilde deliğe yerleştirmeli ve ikinci bir hareketle plantuvarı deliğin yanına bastırarak toprağı fideye doğru itmelidir. Bundan amaç genç fidenin köklerinin toprakla iyice temasını sağlamaktır. Dikim sırasında fidenin kök boğazının ezilmemesine özen göstermelidir.

FİDEYI NE ZAMAN DİKELİM?

Marmara bölgesi için dikim zamanı 15 Nisan-15 Mayıs, Ege bölgesinde ise 10-30 Nisan tarihleri arasıdır. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde ise dikim Mayıs-Haziran ayı içinde yapılır.

TOPRAKLI FİDE DİKELİM

Topraklı veya saksılı fidelerin dikimi için çapa kullanılır. Bu fidelerin dikimi daha çok vakit alır. Fideyi dikecek işçi saksıyı veya torbayı ters çevirerek fidenin gövdesini işaret ve orta parmakları arasına alarak saksıya veya torbaya hafifçe vurmak suretiyle fideyi toprağıyla birlikte alır ve açılan çukura oturtur. Dikimde dikkat edilecek husus toprağın topraklı fideyi iyice sarması, boşluk kalmamasıdır.



TOPRAKLI FİDE BAZI AVANTAJLARA SAHİPTİR

Tüplü fidelerde işçiliğin fazla, dikimin daha çok vakit almasına karşın, dikimden sonra topraksız fidelerde görülen baygınlaşma görülmez, tarla şartlarına uyma için sarsıntı geçirmezler, ve böylece ürüne yatmaları da daha erken olur. Topraklı fidelerin köklerinde zararlanma olmadığından hastalıklara yakalanma oranları da azalır. Topraksız fidelere dikimden hemen sonra, topraklı fidelere ise daha geç can suyu verilir.





CAN SUYU MUTLAKA VERİLİR

Köklerin toprakla iyice temas etmesi ve ilk gelişme devrelerinde çevrelerinde yeterince su bulabilmeleri bakımından can suyunun çok bol olarak verilmesi ve köklerin bulunduğu kısma kadar geçmesine özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Fidelerin tarlaya taşınmasında fide kökünün topraklı olması ve kökünün topraktan çıkarma, taşıma ve dikme sırasında en az zarar görmesi verim üzerine büyük etki yapar.

FİDE DIKIMI KARIK YAMACINA VEYA SIRTINA YAPILIR

Dikim karık usulü yapılmaktadır. Fideler karıkların sırtlarına açılan çukurlara yapılır. Dikimden hemen sonra fidelere bolca can suyu verilir. Açılan karıkların genişliğine göre değişmekle beraber domateste tek sıra dikim tavsiye edilmektedir.

TARLAMIZA NE KADAR FİDE DİKELİM

Pratikte belli bir alan için gerekli fide sayısı aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanır.

F = Alan

Sıra arası mesafe(cm) x Sıra üzeri mesafe(cm)

Örneğin sıra arası 75 sıra üzeri 50 cm mesafe üzerinden dikilecek bir fide için dekara sarfedilecek fide miktarı:

F= 10.000.000

75x50

F= 2666 dır.



YETİŞTİRME ŞEKLİNE GELİNCE!

Domates fideleri sıcak yastıklarda yetiştirilir. Bu türler özellikle toprak sıcaklığına karşı çok hassastırlar. İyi bir çimlenme için toprak sıcaklığı,

- domates için 10-12°C'nin üstünde olmalıdır.

FİDE DİKİM BÜYÜKLÜĞÜ NASIL OLSUN?

- Domates için en uygun fide büyüklüğü 15-20 cm uzunluk ve bir kurşun kalem kalınlığını aldığı zamandır. Bu büyüklüğe uygun koşullarda 6 haftada ulaşır.



BAKIM İŞLERİ



Çapalama



Dikimden 10-20 gün sonra ilk çapa yapılarak, kök boğazları toprak ile doldurulur. 1. çapadan 2-3 hafta sonra 2. çapa yapılır. Birinci çapadan 2-3 hafta sonra ikinci çapa yapılır. İkinci çapayla beraber fideler ipe alınmalıdır.

Kaymak tabakasını kırma, toprağın rutubetini muhafaza etmesi ve toprağın havalanmasının sağlanması bakımından gerekli görüldüğünde çapalama birkaç kez tekrarlanabilir. Yüzeydeki kökler nedeniyle derin çapadan kaçınılmalıdır.







Malçlama



Bitkilerin daha iyi gelişme gösterebilmeleri için toprağın fiziksel özelliklerini (sıcaklık, nem vb.) artırmak, kaliteli, erkenci ve bol ürün almak amacıyla toprak yüzeyinin ince bir tabakayla kaplanmasına malçlama denir.



Malç materyali olarak çam pürü, bitki sapları, saman balyaları, torf gibi maddeler kullanılabileceği gibi daha kullanışlı olarak değişik renk ve kalınlıktaki plastikler malç materyali olarak kullanılabilir.



Malçlamanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:



- Malçlama toprak yüzeyinde buharlaşmayı önlediğinden daha az sulamaya ihtiyaç duyulur.

- Şeffaf plastikle malçlamada toprak sıcaklığı 3-5 0C daha fazla olduğundan bitki kökleri daha iyi gelişmekte ve bu durum kuvvetli bir büyümeyi teşvik etmektedir. Malçlamadan istenilen faydanın sağlanması için dikim yönünün kuzey-güney istikametinde olmasında büyük yararlar vardır. Özellikle ipe sardırılan, uzun boylu ve birbirini gölgeleyen domates gibi bitkilerde dikim kuzey-güney istika-metinde olmalıdır.

- Yabancı otların kontrolünde faydalıdır.

- Şeffaf plastik malçlarda, malçın altında biriken su damlacıkları ışığı yansıtarak sera içinde mütecanis bir aydınlatma (illimunasyon) sağlamakta ve bu durum fotosentez olayını artırmaktadır.

- Plastik malçlama toprak rutubetini tuttuğundan sera içerisinde rutubete bağlı olarak gelişen mantari ve bakteriyel hastalıkların yayılmasını önlemektedir

(Mildiyö gibi).

Malçlama toprak tam tavında iken dikime hazırlandıktan sonra plastik malç materyali gergin bir şekilde toprak üzerine serilir. Fidelerin geleceği yerlere + , O veya X şeklinde kesilerek fideler dikilir. Plastik yanlarından n şeklinde telle de toprağa tutturularak plastiğin kayması önlenir.

Ayrıca fideler dikildikten sonra da malç örtülebilir. Bu uygulamada malçın çekilmesi anında çok daha fazla dikkat etmek gerekir. 0,02 mm. kalınlığındaki plastik materyali dekara 18-20 kg. yeterli olmaktadır.



İpe Alma



Sırık domates çeşitleri kendiliğinden dikine büyüyemeyen bitkiler olduklarından dik büyüyebilmeleri için askıya alınmaları gerekir. İpe alma işlemi gecikince fideler sağa-sola yatar, kırılırlar ve ileri dönemlerde verimden düşerler.



Domates bitkilerinde gövde ve büyüme noktaları oldukça gevrek dokulardır. İpe alma ve sarma işlemlerinde bunların yaralanmamasına dikkat edilmelidir.

İpe almanın yararları şöyle sıralanabilir:

- İpe alma bitkide ışığı gören yüzeyin artmasını sağlar.

- İpe alınan domateslerde her türlü bakım işleri daha kolay olur.

- İpe alma üründe kaliteyi artırır.

- İpe alınan bitkilerde hastalık ve zararlı kontrolü kolaylaşır.

Birim alana dikilen bitki sayısı artacağından verim artar.



Askıya alma şekilleri şunlardır.



Fideler yerlerine dikildikten sonra sıra üzeri boyunca yerden bir ip çekilir. Askı ipinin bir ucu yerdeki ipe, diğer ucu yukarıdaki tele bağlanır ve bitki bu ipe sardırılır.

İkinci bir yöntem ise, dip kısmından ileride bitkiyi boğmayacak şekilde genişçe olmak şartıyla bir düğüm atılır ve diğer ucu özel askı çengeline veya tepedeki tele bağlanır. Askı teline bağlamanın ileride bitki tel boyuna ulaştığında aşağıya kaydırma veya tepede yer değiştirmede kolaylık sağlama gibi avantajları vardır.



Budama



Domateste budama koltuk alma, yaprak alma ve tepe kesimi şeklindedir.

Bölge koşullarında önerilen daha önce de bahsedildiği gibi sırık domates çeşitleridir ve bunların tek gövde halinde büyütülmeleri gerekir. Bu yüzden yaprak sapı ile gövde arasındaki sürgünler 2-3 cm. boyundayken daha fazla büyütülmeden koparılmalıdır. Bu işlem için kesici alet kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve suyu yeterli olan bitkilerde koltuklar elle rahatlıkla koparılabilmektedir.



Yaşlı, hastalıklı ve fizyolojik olarak hayatiyetini kaybetmiş yaprakların alınması gerekir. Böylece bitkilerde daha iyi havalanma ve ışıklanma sağlanmakta, diğer bakım işlemlerinin ve hasatın yapılması kolaylaşmaktadır.



Ayrıca ilk salkımdaki meyveler normal büyüklüğünü alıp renkleri dönmeye başladığında, bu salkımın altındaki yapraklar alınmalıdır. Üst salkımlardaki mey-veler de geliştikçe aynı şekilde onların altındaki yapraklar da alınmalıdır.



Yapraklar alınırken hastalıkları bulaştırma ihtimalinden dolayı bıçak, makas vb. kesici aletler kullanılmamalıdır. Bu iş elle rahatlıkla yapılabilir. Bunun için yaprak sapı önce gövdeye doğru yatırılır. Daha sonra geriye doğru kanırtılarak gövdeden koparılır.



Meyvelerin daha çabuk olgunlaşmaları ve daha iri olmaları için tepe alma işlemi yapılmalıdır. Tepe alma ile bitki gelişmesi durdurulur ve meyvelerin daha çabuk olgunlaşması teşvik edilmiş olur. Tepe alma işlemi bırakılması gereken Salkım sayısından sonra 2 yaprak bırakılarak bunun üzerinden gövdeyi kesme şeklinde uygulanır.





Sulama



Domates yetiştiriciliğinde, toprakta rutubetin iyi bir şekilde tutulmasına ihtiyaç vardır. Rutubetin yetersizliği verimin azalmasına neden olur. Aynı şekilde fazla miktarda azotlu gübreleme ile fazla sulama da verimin düşmesine ve ürünün gecikmesine neden olur.



Sulamaya kök civarındaki toprak rutubetine batmak suretiyle karar verilir. Domatesin su isteği şöyle anlaşılır:



Büyüme noktasının altı iyice incelir, renk koyulaşır ve tüylülük miktarı artar, bitki bünyesindeki sertlik kaybolur. Koltuklar elastiki bir durum alırlar ve budama güçleşir. Bunun nedeni, bitki bünyesindeki suyun azalmasıdır. Eğer sabah saatlerinde koltuktan çıkan sürgünlerin koparılması güçleşmiş ise, başka bir ifade ile sürgünler kolayca kırılmıyorsa su verme zamanının geldiği anlaşılır. Bundan başka, sabah saat 8-9 sıralarında parlak yeşil renkte olması gereken yapraklar, donuk bir renge dönerlerse ve parlak sarı renkte olan çiçekler saman sarısı bir renge dönüşürlerse bitki su istiyor demektir.



Domates yetiştiriciliğinde ilk meyveler görülünceye kadar sulamadan kaçınılmalıdır. Bu devrede bitkiye lazım olan su, muntazam çapalama yapılarak toprakta muhafaza edilebilir. Hava çok kurak giderse, o zaman bir-iki defa fazla olmamak şartıyla su verilebilir. Yeni dikilmiş fideler için dikkatli olmak gerekir. Zira aşırı sulama toprak ısısını düşürür, toprağı havasız bırakır ve büyümeyi yavaşlatır. Meyve bağladıktan sonra tedrici olarak sulama artırılır. Sıcak havalarda kumlu topraklarda her 2-3 günde bir, ağır topraklarda 3-7 günde bir sulama yapılır. Domateste çok sık sulama verimi arttırmakta, ancak tadında bir azalmaya neden olmaktadır.







Üretici şartlarında uygulanabilecek iki tip sulama şekli vardır:



a) Damla sulama

b) Karık veya tava sulama



Karık, tava veya düz sulamalar için en iyi uygulama az su-sık su prensibini uygulamaktır. Bölgemiz şartlarında uygulanabilecek sistem küçük alanlarda hortumla tek tek sulama ve sıra aralarına açılan karıklara su verme şeklidir.



Damlama sulama sisteminde bitkinin günlük su ihtiyacına günlük olarak cevap verebilme olanağı vardır. Su ile birlikte gübrelemenin de yapılması mümkündür.



Damla sulama sisteminin başlıca avantajları şunlardır:

- Aşırı suyun sebep olduğu, bitki besin maddelerinin topraktan yıkanarak

uzaklaşması bu sistemle asgariye iner.

- Verilen sudan bitki tam olarak istifade eder.

- Aşırı suyun sebep olduğu aşırı nemden dolayı çoğalan hastalıklar bu sistem

azaltılır.

- İstenildiği anda istenildiği kadar su verme imkanı sağlar.

- Su ve işçilikten tasarruf imkanı verir.

- Verim ve kalitede artış sağlanır.



Üst Gübreleme



Üst gübrelemeye başlama zamanı kültürlere, toprak yapısına ve hava şartlarına göre değişirse de, genellikle ilk meyvelerin görülmesinden itibaren başlamak uygundur. Daha erken başlanacak gübrelemeler sonucu bitki köklerinin toprak içindeki dağılım alanı kısıtlanır, diğer bir ifade ile kökler tembelleşir. Ayrıca bitkilerin mahsule yatması gecikir.



Domates yetiştiriciliğinde üst gübrelemeye başlama zamanı birinci salkımdaki meyvelerin ceviz büyüklüğüne geldiği zamandır. Bundan sonra her hafta sulamalarla birlikte dekar başına aşağıdaki gübreleme programı çerçevesinde gübreleme yapılmalıdır.



1. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

2. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

3. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

4. hafta
30 kg. Potasyum Nitrat

5. hafta
15 kg. Amonyum Nitrat

15 kg. Potasyum Nitrat

6. hafta
30 kg. Potasyum Nitrat


Bundan sonra hasat sonuna kadar her hafta 15 kg. Amonyum Nitrat, 15 kg. Potasyum Nitrat gübresi verilmelidir.



Bitkinin mikro element ihtiyacını karşılamak için mikro element ağırlıklı yaprak gübreleri kullanılmalıdır. Bir önceki yıl mikro element noksanlıkları görülmüşse buna özellikle dikkat etmek gerekir.



Eğer seranızda damla sulama sistemi varsa; bu sistemin getirdiği en büyük kolaylıklardan birisi de gübre uygulamalarına getirdiği kolaylıktır.

Ancak; bu sistemle uygulanacak gübrelerin belirli özellikleri vardır. Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:



a) Sulama sisteminde aşınmaya sebep olmamalıdır.

b) Suda % 100 çözünmeli, memelerin tıkanmasına sebep olacak artık bırakmamalıdır.

c) Bitki tarafından kolay alınması için şelatlanmış olmalı ve bünyesinde iz elementleri ihtiva etmelidir.

d) Bitkilere zararlı ve toprak bünyesini bozan kimyasal maddeleri (Cl, Fl, Na, HCO3 ve aşırı SO4) içermemelidir.



Tüm bu özellikleri taşıyan gübreler oldukça pahalı oldukları için tüm sezon ihtiyacını bu gübrelerle karşılamak ekonomik sınırların üzerine çıkar. Bu yüzden ana besin maddelerini şu gübrelerle karşılama yoluna gitmeliyiz:

- Azot ihtiyacı için: Amonyum Nitrat (% 33) ve Üre (% 46).

- Potasyum ve Azot ihtiyacını birlikte karşılamak için: Potasyum Nitrat (13-0-46).

-Fosfor ihtiyacı için: Fosforik asit.



Fosforik asit aynı zamanda tıkanan deliklerin açılmasında da kullanılır.



Işık şiddetinin düşük olduğu geç sonbahar ve kış aylarında üre kullanımı tavsiye edilmez. Bu nedenle, soğuk mevsimde azotun nitrat formu kullanılmalıdır.



Kompoze gübrelerle sülfat içeren gübrelerin damla sulama sistemlerinde kullanımı risklidir. Fosforlu gübrelerin (süper fosfat, triple süper fosfat) suda erime problemleri vardır.



Damla sulama sistemi ile uygulanacak gübre miktarları, uygulanacak su miktarı ile orantılıdır. Genel tavsiye, her 1 litre suyun içinde ortalama 0,3 gram saf NPK bulunması şeklindedir. Bu doz ve uygulanacak su miktarına göre, kullanılacak gübre miktarını hesaplamak kolaylaşmaktadır.



Örneğin; dekara 1500 litre su ile uygulanacak 10-45-12 formülasyonlu bir gübreden ne kadar kullanacağımız şöyle hesaplanır:

- Bu formülasyonlu bir gübrenin 100 gramında toplam 10 + 45 + 12 = 67 gram N-P-K vardır.

- Kullanacağımız 1500 litre su ile uygulanacak saf madde miktarı:

1500 x 0,3 = 450 gram olacaktır.

- Buna göre:

67 gram saf NPK 100 gram gübrede varsa

450 gram saf NPK X gram gübrede vardır.

------------------------------------------------------------------

450 x 100

X = --------------- = 672 gram.

67

Yani vereceğimiz 1500 litre suyla beraber maksimum 672 gram gübre vermeliyiz.






İLAÇLAMA İÇİN EN YAKIN TARIM TEŞKİLATINA DANIŞIN!

Hastalık ve zararlılarla mücadele Zirai Mücadele teşkilatlarının önerileri ışığında yapılmalıdır.



Hasat


Sebzelerin pazar için hazırlanmasında ilk adım hasattır. Bu işlemde hasat olduğunun saptanması ve ürünün toplanması önemlidir. Bitki veya toprak üzerinde belirli bir gelişme aşamasına erişen veya gelişmesini tamamlayan sebzeler bitkiden koparılır veya topraktan sökülürler. Bu işleme hasat veya derim adı verilir.



Eğer hasat erken yapılırsa, sebzeler henüz hızlı gelişme dönemlerinde olduğu için yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşamamışlardır. Bu nedenle meyveler küçük kalır ve verim düşer. Buna ilave olarak, sebze bünyesinde kimyasal değişimler tamamlanmadığı için kalite düşük olacaktır. Bu sebzelerde kabuk yapıları olgunlaşmadığı için depolama veya taşıma sırasında ağırlık kaybı ve fizyolojik bozulmalara duyarlılık artacaktır.



Hasadın gecikmesi halinde ise dökümler görülür, çürümelere daha hassastırlar ve gelişme devam ettiği için kartlaşma denilen kalite kayıpları görülür.



Domatesler olgunluk döneminde ve yağışsız havalarda hasat edilmelidir. Domatesler saplı olarak hasat edilmeli ve meyveler avuç içine alınıp sap etrafında döndürülerek kopartılmalıdır. Aksi halde, sap çukurunda meydana gelen zedelenmeler, meyvenin süratle su kaybetmesine ve bazı enfeksiyonlar nedeniyle meyvenin bozulmasına neden olur.



Hasatın eldiven giyilerek yapılması tavsiye edilir.



Hasat olgunluğu; depolama süresine, taşıma şartlarına ve domatesin değerlendirme amacına göre belirlenmelidir. Kullanma amacına ve tüketim merkezine uzaklığına göre meyveler kırmızı, pembe veya yeşil-pembe renkte toplanır.



Hasattaki zararlanmalar kaliteyi bozucu, hastalıkları artırıcı ve olgunluğu hızlandırıcı etki yaparlar. Çeşitli ezilme, berelenme, çatlama, çizilmeler ve yırtılmaların önlenmesi için hasada gereken özen gösterilmelidir.



Ön İşleme


Domatesler, hasat edildikten sonra tarlada veya serada; yaprak ve dal parçası gibi bitki artıklarından ve yabancı maddelerden temizlenmelidir. Ambalajlamaya veya depolamaya hazır hale getirilen domateslerin üzerinde yabancı madde, toz, toprak, yaprak, bitki artığı vb. bırakılmamalıdır.



Hasat yapan kişiler ellerini iyice sabunlamalı ve bol su ile yıkamalıdır.













AMBALAJ NEDİR?



Ürünün pazarlanması veya dağıtımındâ ürünü koruyan ve ürün hakkında özel bilgileri içeren, muhtelif materyalden yapılmış farklı büyüklükteki ünitelerdir.



PAKETLEME NEDİR?



Pazara hazırlanmış ürünün uygun ambalaj kaplarına doldurulması işlemine ambalajlama veya paketleme denir.


ÜRÜNÜ ÇOK İYİ KORUMAK



Bu tanımlamada belirtildiği gibi, ambalajlamanın en önemli özelliği, ürünün fiziksel zararlanmalardan korunarak, sağlam-sağlıklı biçimde tüketiciye sunulmasını sağlamasıdır.



AMBALAJ MATERYALİ FARKLI OLABİLİR



Günümüzde sebze türlerine göre farklı büyüklük ve şekilde, tahta kasa veya sandıklar, oluklu-oluksuz karton kutular, file çuvallar, plastik kasalar ve polietilen torbalar ambalaj materyali olarak kullanılmaktadır.



Domatesler için, yeni, temiz, kuru ve kokusuz olan mukavva kutu, tahta kasa, sandık ve yontuktan yapılmış sepetler kullanılmalıdır. Ambalajların içine konulacak oluklu mukavva, kağıt kırpıntısı, delikli kağıt ve benzeri malzemeler yeni, temiz, kuru ve kokusuz olmalı, domateslere zarar vermemeli, aynı zamanda ürünün kalitesini iç ve dış zararlardan koruyacak özellikte olmalıdır.


AMBALAJ KAPLARININ ÖZELLİKLERİ



Ambalaj kapları,

- içindeki ürünü ezilmeye karşı korumalı,

- sallanma ve üzerindeki istif basıncından koruyacak derecede sağlam ve sert olmalı,

- temiz ve gösterişli olmalı, - kokusuz ve hafif olmalı,

- havalanmaya ve soğutulmaya uygun olmalı,

- boşken kolay taşınmalı,

- az yer kaplamalı,

- istifleme ve taşıma gibi işlemlere uygun olmalıdır.

Genellikle bir defa kullanılacak ambalaj kapları tercih edilir. Ancak, gidiş-dönüş mesafesi ve süresi kısa ise çok kere kullanılacak tipler seçilir.



ETİKET PAZARLAMAYI KOLAYLAŞTIRIR



Ambalaj kapları üzerinde bulunan bilgiler tüketici için uyarıcı olduğu gibi, pazarlama kanallarında tıkanıklığın giderilmesine de yardımcı olur. Standartlara uygun bir ambalaj kabının üzerinde, üretici adı, adresi varsa markası, ürünün ismi, yetiştirildiği bölge ve ülke, ürünün kalite sınıfı ve ürün miktarını, büyüklüğünü belirten etiketler bulunmalıdır.







DEPOLAMA SÜRESİ SEBZEYE GÖRE DEĞİŞİR



- Domates 7° - 10°C sıcaklıkta yine % 90-95 oransal nemde 3-4 hafta depolanabilir.



DEPO SICAKLIĞINA DİKKAT



Sebze depolanmasında bozulmaların kontrolü için en önemli faktör sıcaklıktır. Depo sıcaklığı mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır ancak bunun bir sınırı vardır. Donma noktasının 1°C-2°C üzerindeki sıcaklıklar depo sıcaklığı olarak seçilmelidir. Tropik ve subtropik kökenli domates donma noktasının üzerindeki sıcaklıklarda bile zararlanır.



Bu nedenle, depo sıcaklığı bu türlerde 7°-14°C sıcaklıklar arasında seçilmelidir.



DEPO ORANSAL NEMİ ÖNEMLİ



Depolamada ikinci faktör oransal nemdir. Özellikle yapraklı sebzelerin depolanmasında sınırlayıcı faktör olan aşırı su kaybı ve solmanın önlenmesi, depo oransal neminin yüksek tutulması ile önlenebilir. Değişik sebzelerin istediği oransal nem şöyledir.

- Yapraklı sebzeler için % 95-98,

- Kök sebzeler için % 90-95



HAVALANDIRMA ŞART



Bunun dışında depo içindeki havanın hareketi sıcaklık, nem ve uçucu maddelerin depo içinde homojen dağılımını sağlar. Deponun havalandırılması ise depo içindeki pis havanın dışarı atılarak taze havanın depoya alınması için gereklidir.



Domates Hastalıkları Mücadelesi

Domates Hastalıkları

Domates hastalıklarını etmenlerine göre fizyolojik ve virüs gibi patojenlerin sebep olduğu patojenik hastalıklar olmak üzere iki gruba ayırabiliriz.


Fizyolojik etmenlerin sebep olduğu arazlar:

Güneş yanığı, çiçek dökülmeleri, meyvelerde çatlama, çiçek burnu çürüklüğü, su ve toprakla temas eden meyvelerde diğer patojenlerle beraber çürümelerdir.
Bunlar daha çok; çevre şartlarından, fazla sulamadan ve beslenme bozukluğundan ileri gelmektedir. Ayrıca solgunluk hastalığı, Antroknoz, erken yanıklık gibi hastalıklar görülebilir.





VİRÜS HASTALIĞI

Domateste: Tek ve çift virüslü çizgi hastalığı, tütün mozayık virüsü, stolbur (erkekleşme),





VİRÜS NASIL YAYILIR

Sebzelerdeki bu hastalıklar genellikle, tohumla, özsu ile, vektörlerle, bulaşık bitki artıklarından sağlıklı bitkilere taşınabilmektir

Mücadele
1. Kapalı alanlarda viral hastalıklardan korunmak ya da bir diğer ifadeyle hastalık çıkışını önlemek amacıyla başlangıç olarak hastalıksız, oldukça sağlıklı görünen bitkilerden tohum alınmalı veya sertifikalı hibrit tohum kullanılmalıdır. Tohumla taşınmayan virüs hastalıklarında bile hasta bitkilerden alınan tohumların çimlenme güçlerinin düşük olduğu saptanmıştır.

2.Gerek fideliklerde, gerekse seralarda yapılan kontrollerde, şüpheli görülen bitkiler derhal sökülüp imha edilmelidir.

3.Fidelerin şaşırtılması veya seraya dikimi sırasında az gelişmiş, sağlıksız görünen bitkiler ayrılıp imha edilmelidir. Bu işlemler sırasında eller bol sabun ve suyla yıkanmalı, sigara ve tütün içilmemelidir.

Yetiştirme sezonu boyunca sera içinde virüs hastalıkları veya buna benzer belirtiler gösteren bitkiler sökülerek uzaklaştırılmalı, hasat sonunda seralar bitki artıklarından temizlenmeli, bu şekilde virüslü bitki yapraklarının sera topraklarına karışması önlenmelidir.

4.Ayrıca sera içinde söz konusu etmenlerin ana konukçusu olan yabancı otlar sökülmelidir. Bunun yanında seralarda tek ürün yetiştirilmesi, aralara fasulye, marul, süs bitkisi gibi virüs hastalıkları açısından bulaşma kaynağı olabilecek bitkilere yer verilmemelidir.

5.Virüs ve virüs benzeri hastalıkların sera içinde yayılmasını önlemek için yukarıda belirtilen hususlara ek olarak, bitki yetiştirmede gübreleme açısından aşırıya kaçmamaya özen gösterilmeli, özellikle azotlu gübrelerin hastalıklara karşı bitki duyarlılığını arttırdığı göz önüne alınarak, verilen miktarlar gerekenden fazla olmamalıdır.

6.Böceklerle taşınan virüs hastalıklarına karşı zararlılar ile mücadele önemlidir. Vektör böceklerin fideliklere ve seraya bulaşmasını önleyici tedbirler alınmalıdır. Serada zararlılar ilk görüldüklerinde mücadele eşiği dikkate alınmaksızın kimyasal mücadele yapılmalıdır. Her vektör için entegre mücadele programında kullanılacak mücadele yöntemleri ilgili bölümlerinde verilmiştir.



MANTAR HASTALIKLARI



KÜLLEME

Külleme hastalığı hemen hemen bütün bitkilerde görülmektedir. Ancak sebzelerde küllemenin ayrı bir önemi vardır. Külleme ; örtü altı yetiştiriciliği yapılan yerlerde domateste genellikle her yıl görülür.

BELİRTİSİ NASIL?

Hastalık, bitkilerin alt yapraklarından başlar. Daha sonra taze yapraklara ve sürgünlere geçer. Küllemenin bitkideki görünüşü, yaprakların genelde üst yüzünden bazen hem alt hem de üst yüzünden un serpilmiş gibi lekelerin oluşudur. Lekeler zamanla birleşerek bütün yaprağı kaplar.



NASIL ZARARLI OLUR?

Küllemeli bitkiler büyüyemez, çiçek açmaz, meyveler tatsızlaşır. Hastalık çok ilerlemişse yaprak ve meyve dökümü olur.

YAYILMASI NEM VE SICAKLIĞA BAĞLI

Külleme hastalığı çevrede bir kaç bitkide görüldü mü rüzgar ve böceklerle çevreye dağılarak yeni bitkilere bulaşır. Hastalığın mevsim içinde yayılması ve bulaşmaların olması için % 60-70 nem ve 27°C kadar varan sıcaklık çok uygundur. Külleme yağmurlu havalardan çok çiğli ve puslu günlerde daha çok yayılır.

KIŞI TOPRAKDA GEÇİRİR

Hastalık kışı bitkilerin,yaprakları üzerinde siyah renkte, yuvarlak üreme organı halinde geçirir. Baharda bu üreme organı gelişerek burada meydana gelen sporları etrafa yayılır ve yeni bitkilerde hastalık oluşur.

KÜLTÜREL ÖNLEMLER

Hastalığın çokça görüldüğü yerlerde, hastalıklı bitki artıklarını toplayıp yakmak gerekir.

İLAÇLI MÜCADELE ŞART

Kimyasal ilaçlarla külleme hastalığına karşı başarılı olarak mücadele yapılmaktadır. En ucuz ve en etkili külleme ilacı kükürttür. Hastalığı hem tedavi eder ve hem de sonraki bulaşmalara karşı bitkiyi korur.

İlaçlamalar hasada 20 gün kala kesilmelidir.

Bu hastalıkla bulaşık olan bitki artıkları toplanarak, derin çukurlara gömülmeli veya yakılmalıdır.



DOMATES MİLDİYÖSÜ HASTALIĞI



Mildiyö hastalıkları ve bahçe şeklinde yapılan sebzecilikte, fide yetiştiriciliğinde ve örtü yetiştiriciliğinde yaygın olarak görülür. Yapraklar üzerinde küçük soluk yeşil ya da sarımsı lekeler belli eder ve yayılarak siyahlaşır.

Meyvede de lekeler görülür. Meyve yüzeyinde küçük, düzensiz olarak dağılmış soluk renkte lekeler oluşur. Bu lekeler daha sonra siyahlaşır ve içe doğru çökük çürüklük oluşur. Çürüklük meyvenin içine doğru ilerler. Domateste koşullar hastalık için elverişli olursa tüm bitkide yanıklığa yol açar. Hatta sera ve rutubetli yerlerde geniş alanların aniden çökmesine, adeta yangın geçirmiş gibi bir görünüm olmasına yol açar.

Bitkinin ölümüne neden olur.



Hastalık Belirtileri


Hastalığın Yapraktaki ve Saptaki Belirtileri

BOL YAĞIŞLI YILLARDA FAZLA GÖRÜLÜR

Mildiyö hastalığı rutubetli yerlerde ve yağışlı yıllarda fazla görülür. Hastalık bir yerde çıktımı hızla geniş alanlara yayılır. Hastalık etmeni fungus kışı çürümüş bitki kalıntıları üzerinde geçirir. Hastalığın gelişmesi ve yayılması % 90-100 nem ve 15-20°C sıcaklıkta hızlıdır. Rutubetin % 80'nin altına düştüğü hallerde ve sıcaklığın da verilen sınırların altında veya üstünde olduğunda hastalığın yayılması durur.

EKONOMİK ZARARI BÜYÜK

Domates gibi meyvesi yenenler de çürümeler yapar.

YAĞMUR VE RÜZGAR İLE TAŞINIR

Hastalığın yayılışı, yetiştirme mevsimi içinde bulaşık alanlardan yağmur ve rüzgarla temiz bölgelere sporların taşınması şeklinde olur.

Hastalıkla Mücadelede Uygulanması Gereken Kültürel Tedbirler Şunlardır.

1.Hastalığın sık görüldüğü yerlerde, bulaşık bitki artıklarını toplayıp, yok etmelidir.

2.Tohumluğu mildiyö hastalığının görülmediği, sağlıklı yerlerden ve bitkilerden almalıdır.

3.Bitkilere fazla su vermemeli, yeteri kadar sulanmalıdır.

4.Sık ekim yapmamalıdır. Bunu önlemek için daha az tohum kullanmalı ve fidelikleri sık sık havalandırmalıdır:

5.Münavebe uygulanmalıdır. Örneğin domates yetiştiriciliği yapılan bir yerde sık sık domates mildiyösü görülüyorsa, buraya 1-2 yıl domates ekilmemeli, bunun yerine diğer sebzelere yer verilmelidir.

6.Hastalığın her yıl epidemi görüldüğü yörelerde ise sırık domates yetiştiriciliği yapılmalı, sıralar hakim rüzgar yönünde olmalıdır.

7.Domates tarımı sabah ve akşam çiğ tutmayan güneşe bakan tarlalarda yapılmalıdır.

8.Aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınılmalı.

9.Taban suyu yüksek olan yerlerde ekim yapılmamalı veya toprak drene edilmeli.

10.Sulama suyu hastalık bulaşık alanlardan geçirilmemeli.

İLAÇLI MÜCADELEDE BAŞARI VAR

Mildiyö hastalıklarına karşı kimyasal ilaçlarla başarılı sonuçlar alınmaktadır. Hastalık bir defa bir tarla veya bölgede ortaya çıktımı süratle yayılma gösterir. Bu nedenle genelde ilkbahar ve yaz başlangıcında, ikinci ürün yetiştiriciliği yapılan güney illerimizde sonbahar başlarında hastalık görülür görülmez ilaçlamaya başlamak gerekir.

DİKKATLİ İLAÇLAMA YAPILMALIDIR

- İlaçlamaların arası ve sayısı ilacın çeşidine göre değişmekle birlikte, genellikle bir hafta ara ile uygulama yapılmaktadır. Hava sıcaklığı ve nem durumuna bağlı olarak 2-3 bazen 5 kez ilaçlama yapılmaktadır. Ilaçlamadan sonra yağış olduğunda uygulama tekrarlanmalıdır.

-İlaçlamalarda bitkinin her tarafının ilaçlı su ile iyice yıkarcasına ıslatılmasına özen göstermeli, hiç kuru yer bırakılmamalıdır.



SEBZE FİDELERİNDE KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ

(ÇÖKERTEN HASTALIĞI)

FİDELERDE ZARAR YAPAR

Fide kök çürüklüğü veya çökerten adı ile anılan hastalık sadece sebzelerde değil, diğer bütün bitkilerde yaygın olarak görülür. En geniş şekliyle de fidelerde zararlı olur.

YER YER BOŞLUKLAR OLUŞUR

Fide kök çürüklüğü, fidelikte yer yer sararmakla başlar. Sarılık sınırı gittikçe artarken sararan fidelerin toprak yüzüne devrildiği görülür. Adeta fideler baygın gibi yatar. Bu nedenle hastalığın bir adı Baygınlıktır. Baygın fideler kurur ve fidelikte yer yer boş alanlar meydana gelir. Bu boşluklara çiftçiler “Ayna” adını verirler .

FİDEDE KÖKBOĞAZI İNCELİR

Kök çürüklüğünden dolayı baygın fideleri tutup çekersek, kök boğazından iplik gibi inceldiği ve esmerleştiği görülür. Böyle bitkilerin kökleri sağlam fideler gibi beyaz değil, kahverengileşmiştir. Kök boğazı ince olduğu için fide ayakta duramaz ve bayılır.

NASIL YAYILIR?

Fide kök çürüklüğüne sebep olan etmenlerin (mantarların) yayılmasına bulaşık toprak, gübre, toprak işleme aletleri ve bulaşık tohumlar sebep olur.



KÜLTÜREL TEDBİRLERİ UYGULAYALIM

1. Fidelik için kullanılacak harç toprağı temiz olmalıdır.

2.Tohum çok sık ekilmemelidir.

3. Fidelikteki hastalıklı fideler ayıklanmalıdır.

4. Fidelik toprağı ile üzerindeki örtü arasında yeterli yükseklik bırakılmalıdır.

5. Fideler güneşli havalarda açılıp havalandırılmalıdır.

6.Serin ve soğuk zamanlarda açılıp havalandırılmalıdır.

7.Fazla sulamadan kaçınmalıdır.

8.Fazla azotlu gübre verilmemelidir.

9.Fidelikler bol güneş alan, soğuk rüzgarları tutmayan yerlerde kurulmalıdır.

TOHUM VE TOPRAK İLAÇLANIR

- İlaçlı mücadelede tohum ilaçlaması, toprak ilaçlaması ve~ fideler toprak yüzüne çıktıktan sonra fidelik ilaçlaması şeklinde yapılır.

- Tohum ilaçlaması koruyucu olarak yapılır. Ekimden önce tohumun uygun bir ilaçla ilaçlanması gerekir.

- Toprak ilaçlaması ekimden önce ve ekimden sonra yapılır. Ekimden önce yapıldığında fidelik toprağı ve malzemesi % 40'lık formaldehit ile ekimden 15-20 gün önce 100 It suya 4 It karıştırılır. Karışımdan m2 ye 10 It verilir. Fidelik 2-3 gün kapalı tutulduktan sonra açılır ve 7-10 gün havalandırılır ve ekim yapılır.

2-3 KEZ FİDELİK İLAÇLAMASI YAPILIR

Tohum ekilip kapak harcıyla kapatıldıktan sonra fideli e m2 ye % 0.6'lık göztaşından 5 litre verilir, 10 dakika sonra a y yer 5 litre temiz su ile sulanmalıdır.

Fideler toprak yüzüne çıktıktan sonra fidelikte hastalık görüldüğünde de ilaç uygulanır. Yine burada da her ilaçlamadan sonra mutlaka temiz su ile fideliğin sulanması gerekir. Fidelik ilaçlaması birer haftalık aralıklarla 2-3 kez tekrarlanabilir.

Fidelikte bitkiler çıktıktan sonra uygulanacak ilaçlar ve uygulama dozları aşağıdaki tabloda verilmiştir.


· fidelik ilaçlamalarında verilen iki doz hastalık yoğunluğuna ve bitkinin gelişme durumuna göre değişmektedir.



SEBZELERDE SOLGUNLUK HASTALIKLARI

BÜTÜN SEBZELERDE YOĞUN ZARAR YAPAR

Solgunluk hastalıkları sadece sebzelerde değil, meyve ağaçları, süs bitkileri hatta kültür bitkileri arasında bulunan ve istenmeyen yabancı otlarda bile görülmektedir. Ancak en yaygın olarak görüldüğü sebzeler domates, biber, kavun, karpuz ve hıyardır. Solgunluk hastalığına neden olan etmenler (mantarlar) toprakta her zaman bulunur. Ancak şartlar hastalık için uygun olduğunda bitkilerde hastalık görülür.

FİDE DÖNEMİNE DİKKAT

Hastalık, bitkiler gençken ortaya çıktığında fide kök çürüklüğüne benzer şekilde çökerten belirtileri gösterir ve bu bitkiler hemen ölürler.

ÇİÇEK VE MEYVE DÖNEMİNDEKİ ZARARI

Solgunluk gösteren bitkilere karşıdan baktığımızda, domates yaprakların solmuş, aşağıya sarkmış, sanki bitki susuz kalmış gibi bir görünüm alır.

BELİRTİLERİNİ TANIYALIM

Solgunluk gösteren bitkiyi yakından inceleyince yapraklarda solma ve pörsüme görülür, daha sonra sararır ve tüm bitki solar. Bu görünüm susuz kalmış bitkiyi andırır. Ancak o anda su verildiğinde bitki normal haline döndüğü halde, hastalıktan dolayı solmuş bitki tekrar eski haline dönemez.

BİTKİ KÖKBOĞAZI ESMERLEŞİR

Solgunluk gösteren bir bitkiyi söküp kök boğazın enine kestiğimizde bu kısmın esmerleşmiş olduğunu görürüz, köklerde çürüme görülür. Nemli yerlerde solgunluk gösteren kavun, karpuz ve hıyar gibi bitkilerin saptarında beyazımsı bir küf tabakasında meydana gelir.KAYIP BÜYÜK OLUR.

Solgunluk tüm bitkide görüldüğünden ve sulama ile diğer bitkilere yayıldığından geniş alanlarda ekonomik önemde kayıplara neden olmaktadır. Hastalık bitki artıklarında uzun yılar canlı olarak kalabildiğinden gelecek yıl ekilen yeni bitkide de solgunluk görülür.

YAYILMASI NASIL OLUR

Hastalığın hafif seyrettiği bitkiler meyve bağlayabilir, bunlardan tohum alınarak tohumluk olarak kutlanıldığında yeni yerlerde de hastalığın çıkmasına sebep olur.

Solgunluk hastalığının yayılması bulaşık tohum, bitki artıkları, sulama suyu ve toprakla olmaktadır.



ÖNEMLİ KÜLTÜREL TEDBİRLER

1.En az 2-3 yıl bulaşık olan yere aynı veya benzeri bitkinin ekilmemesi (buğday vs. ile münavebe yapılması) gerekir.

2.Tarladaki bitki artıklarını toplayıp yakmak veya gömmek gerekir. - Temiz tohumluk kullanmak gerekir.

3.Bitkileri sırta alarak sulama suyunun bitkinin kök boğazına değmemesine özen göstermek gerekir.

4.Aşırı kimyasal gübre vermekten kaçınılmalıdır.

5. Hastalığa dayanıklı çeşitlerle üretim yapılmalıdır.

6.Solgunluk hastalıklarının pratik ve ucuz ilaçlı savaşım yolu yoktur.



SEBZELERDE BEYAZ ÇÜRÜKLÜK HASTALIĞI

BELİRTİLERİ NASIL?

Hastalık, bitkinin özellikle kökboğazında, kökboğazına yakın yerlere ve daha yukarı kısımların, uç alma yerlerinde pamuğa benzer beyaz bir küf tabakası oluşturur. Hastalanan yerde yumuşak çürüklük olur, bitki solar ve ölür. Zamanla bitkinin hastalığa yakalanan yerinde , düzensiz şekilli, oldukça sert, dayanıklı yapılar meydana gelir.






YILDAN YILA CANLI KALIR

Hastalığı yapan mantar yıldan yıla, ölü veya canlı dokular içinde ve yaygın olarak yukarıda sözü edilen dayanıklı yapılar yoluyla geçer.




MÜCADELEDE KÜLTÜREL

ÖNLEMLER ÖNEMLİDİR

- Seralarda iyi bir havalandırma yapılmalı ve aşırı neme engel olunmalıdır.

- Fazla sulamadan ve sık dikimden kaçınılmalıdır.

- Hasattan sonra bitkiler sökülüp, imha edilmeli,w mantarın dayanıklı yapılarının toprağa karışması önlenmelidir.

- Sağlıklı ve kuvvetli bitki elde etmek amacıyla dengeli gübreleme yapılmalıdır.


KİMYASAL MÜCADELE FİDELİKTE BAŞLAR!

Öncelikle fidelik ve seralarda toprağın dezenfeksiyonuna önem verilir. Bitki ilaçlamasında Procimydone 50, Iprodion 50, Vinclozolin 50 (75 g/100 It), Captan 50 (250 g/100 It) etkili maddeli ilaçlardan kullanılmalıdır.

SEBZELERDE GRİ KÜF HASTALIĞI

BELİRTİSİNİ TANIYALIM

Hastalık bitkinin yaprak, meyve, çiçek ve gövdesinde belirtiler oluşturur. Belirtiler önce haşlanmış gibi bir doku yumuşaması şeklinde başlar, daha sonra mantar hasta bölge üzerinde gri renkli küf örtüsü meydana getirir.


BEYAZ ÇÜRÜKLÜK GİBİ MÜCADELE

Bu fungusun konukçuları, kışı geçirişi ve mücadelesi beyaz çürüklük hastalığında olduğu gibidir.

SERA SEBZELERİNDE SOLGUNLUK HASTALIKLARI

ÖNEMLİ BELİRTİSİ

Hastalığın belirtileri alt yapraklardan başlayarak üst yapraklara doğru ilerleyen solma ve pörsüme şeklindedir. Bitkinin odunsu gövde dokusunun rengi bozulur, kahverengileşir. Zamanla bitki tümüyle solar ve ölür. Hastalığa neden olan funguslar toprakta yaşarlar.



MÜCADELESİ KÜLTÜREL ÖNLEMLERE BAĞLIDIR

- Dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.

- Karık üstüne dikim yapılmalı, sulama suyunun kökboğazı çevresinde birikmesi önlenmelidir.

- Dengeli gübreleme ve iyi bakım yapılmalıdır.

- Sulama suyu temiz olmalıdır.

- Tarlada kalan bitki artıkları toplanıp yakılmalıdır.

- Yabancı otlar temizlenmelidir.

- Hastalığın daha önce görüldüğü yerlerde dikimden önce sera toprağı ve fidelik ilaçlanmalı, ekim nöbeti uygulanmalıdır.


ETKİLİ İLAÇ YOK AMA

Solgunluk hastalığı görüldükten sonra uygulanabilecek etkili bir ilaç bulunmamakla birlikte kök diplerine Benomyl 50, Maneb 80 (100g/100 It) Thiram 80 (200 g/100 It), Carbendazim 50 (50-100 g/100 It) etkili maddeli mantar ilaçları uygulanmaktadır.

TOPRAK FÜMİGASYONU ŞART

Toprak mantarlarının neden olduğu kök çürüklük hastalıklarına karşı toprak ilaçlamasında metilbromid+kloropikrin (% 98+% 2) 60-100 g/m2, Basamid granulat 50-60 kg/da vb. uygulanır. Fumigasyon yapılan toprağın tavda olması, sıcaklığının 10°C'nin altında olmaması gerekir. Fümigasyonu bilen kişilerin yapması insan sağlığı ve uygulamanın başarısı açısından gereklidir. Bilgili olmayan kişi kesinlikle ilaçlama yapmamalıdır.



DOMATES BAKTERİYEL HASTALIKLARINI İNCELEYELİM

DOMATES BAKTERİYEL SOLGUNLUĞU (BAKTERİYEL KANSER)

Hastalık etmeni bakteri olup 24-28 0C en uygun gelişme sıcaklığıdır. Tohumla taşınmakta olup bitkiye ilk girişi yaralı kısımlardan olmaktadır. Bitkide toprak üstü aksamının turgor durumunu kaybetmesi sonucunda solması dal ve yaprakların toprağa doğru sarkması şeklinde kendini gösterebilir.

Hastalık belirtileri


BELİRTİSİ NASIL?

Tipik belirti domates bitkileri çiçek devresine yaklaştığında yapraklarda solgunluk şeklinde başlar. Başlangıçta tek bir yaprakta veya bitkinin bir tarafındaki bileşik yapraklarda solgunluk görülür. Zamanla tüm bitki solar ve çöker. Gövde üzerinde yaprak saplarında açık kahverengi kanserler oluşabilir. İletim demetleri koyu kahverengisine dönüşür. Meyvelerde 3 mm çapa kadar ortası kahverengi etrafı açık kuş gözü şeklinde lekeler oluşur.

NASIL BULAŞIR?

Hastalığın bulaşması bulaşık tohumla, ya da hastalıklı bitki artıklarıyla olur.

Mücadelesi

1.Temiz tohumluk kullanılmalı.

2. Tohum alınacak domates meyveleri direkt güneş ışınlarının gelmeyeceği bir yerde 20°C'de 3 gün bekletildikten sonra tohumlar çıkarılıp kullanılmalıdır.

3. Tohumlar da bulaşma varsa 54-56°C sıcak su banyosunda 25 dakika tutulup kurutulduktan sonra ekim yapılabilir.

4.Hastalıklı bitkiler tarladan uzaklaştırmalıdır.

5.Fidelik ve seralarda sık sık havalandırma yapılarak aşırı nem birikimi önlenmelidir.

6. Etmenle bulaşık üretim alanlarında 2 yıllık bir ekim nöbeti uygulanmalıdır.

7.Bakım işlemleri yürütülürken bitkiler yaralanmamalıdır.



NOT: Tüm hastalıklarla mücadele için bakanlığımıza bağlı en yakın tarım kuruluşuna başvurulmalı ve tavsiyeleri doğrultusunda mücadele yapılmalıdır.





D0MATES BAKTERİYEL LEKE HASTALIĞI

BELİRTİSİNE DİKKAT

Domates bitkisinin bütün toprak üstü aksamlarında başlangıçta gayri muntazam yağlımsı lekeler oluşur. Lekeler zamanla koyu ten rengine ve siyaha dönüşür, ekseriyetle etrafı sarı bir haleyle çevrilir.Meyvelerdeki lekeler dairesel dokuya hafifçe batık şekildedir. Etmen domatesten başka biber ve köpek üzümünü hastalandırmaktadır.

Bulaşması; Bulaşık tohumla veya bitki artıkları ile olur.

Mücadelesinde; Temiz tohumluk kullanılmalı fide devresinde hastalık görüldüğünde hastalıklı fideler sökülüp atılmalı bulaşık bitki artıkları tarladan uzaklaştırılmalıdır. Tarla devresinde hastalık


DOMATES BAKTERİYEL KARA LEKE HASTALIĞI

BELİRTİSİ NASIL?

Domatesin sap, çiçek, yaprak ve meyvelerinde küçük kahverengiden siyaha değişen renklerde etrafı ince sarı bir hale ile çevrili benek şeklinde lekeler oluşturur. Lezyonlar birleşerek gayri muntazam koyu kahverengi lekeler halini alabilir. Meyvelerdeki lezyonlâr daha küçük koyu kahverengi kabuk üzerinde yüzeysel kabarcıklar şeklinde belirir.

Bulaşması; Bulaşık tohumla ve topraktaki bitki artıkları ile olur.

Mücadelesi: Bakteriyel leke hastalığında olduğu gibi yapılmalıdır.


Mücadelesinde tohum ilaçlaması, fidelik ilaçlaması, tarlada toprak ilaçlaması ve ocak ilaçlaması yapılabilir.



DOMATES’TE ERKEN YAPRAK YANIKLIĞI HASTALIĞI

Hastalık etmeni topraktaki bitki artıkları üzerinde kışı geçirir. Tohumla da bulaşabilir.

Hastalık 6-30°C' ler arasında gelişir. En uygun gelişme sıcaklığı ise 28-30°C ' dir.

Hastalık Belirtileri

Nemli havada yaprak üzerindeki lekelerde koyu füme veya koyu yeşil renkli kadifemsi görünüşte olan miseller oluşur. Ayrıca meyve ve sapta iç içe halkalar şeklinde zamanla kuruyan lekeler oluşturur.



Erken Yaprak Yanıklığı Hastalığının Yapraktaki Belirtisi

Mücadelesi

Kimyasal mücadelesi yalnızca hastalığın tarlanın % 25-30 gibi bir kısmında görülmesi ve yıllar itibarı ile ciddi ürün kayıplarına neden olduğunun tespit edildiği bölgelerde yapılmalıdır.

Uygulanması Gereken Başlıca Kültürler Tedbirler Şunlardır.

1.Temiz tohum kullanılması.

2.Fideliklerin ve seraların sık sık havalandırılması.

3.Aşırı sulamadan kaçınılması

4.Hastalıklı fidelerin ve tarladaki hastalıklı bitki artıklarının imha edilmesi gereklidir.



DOMATES BAKTERİYEL BENEK HASTALIĞI

En uygun gelişim sıcaklığı 20-25°C, en çok ise 33°C dir. Hastalık etmeni bakteri tohumla taşınabildiği gibi toprakta bitki artıkları üzerinde 1-2 yıl canlı kalabilmektedir.

Bölgemizde yapılan çalışmalarda en yaygın ve en zararlı olan hastalığın bakteriyel benek olduğu görülmektedir.



Hastalık Belirtileri


Hastalığın yapraktaki belirtileri



Mücadelesi

Bölgemizde genel olarak ilk belirtiler görülür görülmez ilk ilaçlama yapılmalı ve ilacın etkinlik süresine göre 2-3 uygulama tekrarlanmalıdır.



















ZARARLILARLA MÜCADELE



KIRMIZI ÖRÜMCEK

Kırmızı örümcekler gözle zor görülen ufak zararlılardır. Yaprakların öz suyunu emerek bitkilerin gelişmesine yaprakların sararıp, kuruyup, dökülmesine sebep olur.

Yapraklarda meydana gelen sararma ile varlığı belli olur. Genellikle yaprak alt yüzünde ördükleri ipek ağlar arasında bulunurlar.

NASIL ZARAR YAPAR?

Bulaşık fideler, rüzgar ve böcekler ile yayılırlar. Kırmızı örümcekler üzerinde yaşadığı bitkinin yaprak özsuyunu emerek yaprağı sarartır. Bitkinin klorofil miktarı % 20-40 oranında azalır. Yapraklar kurur, dökülür ve verim % 40-60 oranında düşer.


KIŞI TOPRAK VE YAPRAKTA GEÇİRİR
Kışı soğuk bölgelerde ergin halde dökülen yaprakların altında ve toprak arasında uyuşuk halde geçirir. Kışı ılık geçen bölgelerde ve seralarda yaşayışlarına devam ederler. Yaprak alt yüzüne, yaprak damarları boyunca yaptıkları ağlar arasına yumurtalarını bırakırlar. Yumurtalar hava sıcaklığına bağlı olarak 3-5 günde açılır. Döl adedi bulundukları bölgenin iklimine ve üzerinde yaşadığı bitkiye göre yılda 10-12 arasındadır.

KÜLTÜREL ÖNLEMLERE DİKKAT!

Mücadelesinde alınacak başlıca kültürel önlemler şunlardır;

1.Sonbaharda sebze artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı,

2.Yazın ot çapasına önem verilmeli,

3. Azotlu gübre az kullanılmalıdır.

İLAÇ YAPRAK ALTINA UYGULANMALI

Fasulye gibi küçük yapraklı bitkilerde yaprak başına ortalama 1- 3, patlıcan gibi iri yapraklı bitkilerde 3-5 canlı kırmızı örümcek varsa mücadele yapılmalıdır. Zararlı çoğunlukla yaprağın alt yüzünde bulunduğu için ilaçlamada buralarında iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. Hasattan bir müddet önce veya hasat zamanı ilaçlama yapılması gerekiyorsa etki süresi kısa ilaçlar kullanılmalıdır.



Dana Burnu

Zararlının vücudu kadife gibi kısa tüylerle kaplı, kızılımtırak kahverengi veya kirli koyu esmerdir. Üst kanatları kısa, alt kanatları iyi gelişmiştir. Ön bacakları toprağı kazmak için özel bir şekil almıştır. Vücut uzunluğu 4-6 cm'dir. Ülkemizin hemen her tarafında yaygın durumdadır.



KÖK VE YUMRULARA ZARAR VERİR

Ergin ve nimfleri toprak içinde galeri açarak ilerlerken rastladıkları her tür bitkinin köklerini ve yumrularını yerler. Özellikle yeni dikilmiş veya çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini keserek kurumalarına neden olurlar. Yumrulu sebzelerin de toprak altında bulunan yumrularını kemirerek zarar verirler.



GECE ZARAR YAPARLAR

Danaburnu gündüzleri ön bacakları ile açtıkları galerilerde yaşarlar. Bazan toprak yüzüne de çıkarlar. Sıcak yaz geceleri aktiftirler. Genellikle yaşama yeri olarak galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış nemli bol humuslu killi-kumlu toprakları seçerler.



KÜLTÜREL ÖNLEMLER ALINABİLİR

- Küçük bahçelerde mümkün olduğu taktirde göllenecek şekilde su verilirken zararlıların ölmesi sağlanabilir.

- Zararlı gübreli ve sıcak toprakları sevdiği için bahçenin uygun yerlerine yaz sonuna doğru gübre kümeleri bırakılır. İlkbaharda buralarda toplanan zararlılar öldürülür.

İLAÇLI MÜCADELE KESİN ÇÖZÜM

Danaburnu zararı görülen bahçeler akşam üstü sâlma su ile iyice sulanır. Buğday kepeği ile hazırlanan zehirli yem aynı gün hava kararmadan bitkilerin diplerine yakın olacak şekilde ıslak toprak üzerine eldivenle serpilir. Zehirli yemin hazırlanmasında 1 dekar için 8-10 kg kepek, 1/2 kg toz şeker ve tavsiye edilen dozuna göre gerekli miktardaki ilaç kullanılır. Naylon bir örtü veya beton bir zemin üzerine serilen kepek 3-4 litre su ile nemlendirilir. Daha sonra şeker ve ilaç ilave edilerek iyice karıştırılır. İlaçlı mücadelede kullanılacak etkili madde ve dozları aşağıdaki tabloda verilmiştir.



THRİPSLER

BİTKİ ÖZSUYUNU EMER

Boyları 1 mm kadar uzunlukta dar, yassı vücutlu hareketli böceklerdir. Renkleri açık sarı veya sarımsı esmer renktedir. Kanatları etrafında, kirpikler bulunur. Nimf ve erginleri bitki özsuyunu emerek beslenirler. Böcek yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde yaprakların üst kısmında yanıklar oluşur. Yaprak zamanla solar bükülür ve beyazımsı bir hal alır. Buna akdamar hastalığı denir.

Bir yaprakta 5-10 adet Yaprak biti veya diğer Thrips ve yaprak pireleri gibi emiciler görüldüğünde mücadeleye başlanır. Yaprak bitlerinin ve diğer emicilerin mücadelesini aynı ilaçla yapmak daha ekonomiktir.

Bu zararlılar için kullanılan ilaçlar ve dozları şu şekildedir:

Etkili madde doz/da

Malathion, 20 ,400 ml

Malathion, 50 ,150 ml

Dichlorvos, 150 ,200 ml

Bromophos, 30 ,150 ml

Primicarp, 50 , 50 ml

Diazinon, 20 , 200 ml

Fenitrothion, 50 , 200 ml

Endosülfan, 32, 9 , 200 ml veya g

Carbarly, 50 , 250 g



BEYAZ SİNEK

ÖNEMLİ BİR SEBZE ZARARLISIDIR

Ergin vücudu soluk sarı renkte olup, kanatlar üzerindeki beyaz mum tabakası nedeniyle genel olarak beyaz renkte görünür. Larvalar yaprağa yapışık olup şeffaf renktedir. Yaprakların alt yüzeyinde beslenirler. Yılda 9-10 döl verebilirler.

BİTKİ ÖZSUYUNU EMER

Larva ve erginler bitki öz suyunu emerek beslenirler, bitkinin zayıflamasına, yaprakların sararmasına, neden olurlar. Ayrıca beslenme sırasında tatlı ve yapışkan bir madde salgıladığından yapraklar üzerinde fumajin denen mantar gelişerek bitkinin görünümünü bozar ve pazar değerini düşürür. Bunun yanısıra erginleri bazı virus hastalıkları taşıyıcısıdır.


YİNE KÜLTÜREL ÖNLEM

Beyaz sinek kışı yabancı otlar üzerinde geçirdiğinden tarla çevresindeki yabancı otların yakılması, gömülmesi, yok edilmesi populasyonu önemli ölçüde azaltır. Ayrıca gereğinden fazla sulamadan ve fazla gübre vermeden kaçınılmalıdır.

İLAÇLI MÜCADELE KAÇINILMAZ İSE;

Yaprak başına ortalama 1-3 adet larva görüldüğünde mücadeleye başlanır.

İlaçlı mücadelede kullanılan ilaçlardan bazılarını inceleyelim

Etkili Madde doz/da

Pyridophention, 40, EC , 300 ml

Amitraz, 20, EC , 300 ml

Fenpropathrin, 20, EC , 100 ml (Ergine karşı)

Biphanate, 10, EC , 70 ml (Ergine karşı)

Cyhalothrin + Buprofezin 2, 10; EC , 300 ml



BOZKURT (TIRPAN KURDU)

Bitkileri toprak sathına yakın yerden, kök boğazından kesmek veya kemirmek suretiyle bitkinin kırılıp kurumasına neden olurlar. Ayrıca çimlenmekte olan tohumları yiyerek ürün kaybına neden olurlar. Yoğun olduğu yıllarda sebze fidelerinin yeniden dikimini gerektirirler.

Mücadelesinde ilaçlama şekli ekiliş alanının genişliğine ve bitkiye göre değişebilir. Çok geniş olmayan yerlerde kepekli zehirli yem uygulaması yapılır. Ayrıca tohum ilaçlaması, bandırma yöntemi veya yeşil aksam ilaçlaması ile yapılabilir.

TEL KURDU

Larvaları bitkilerin köklerini kemirmek, kalın kök ve yumruların içine girerek galeri açmak suretiyle beslenir ve zararlı olurlar. Kökleri yenen sebzeler kurur.

Mücadelesinde tohum ilaçlaması, fidelik ilaçlaması, tarlada toprak ilaçlaması ve ocak ilaçlaması yapılabilir.

YAPRAK BİTLERİ

Yaprak bitlerinin vücutları oval ve yumuşak olup, 2-3 mm boyundadırlar. Sarının tonları, yeşil, siyah renkli olabilirler. Kanatlı ve kanatsız formları vardır. Türkiye'nin her yerinde yaygındır.

BİTKİ ÖZSUYUNU EMERLER

Yaprakbitleri bitki özsuyunu emerek bitkiyi zayıflatır ve kuruturlar. Gelişme durur, ürünün verim ve kalitesi bozulur. Salgıladıkları zehirli veya uyarıcı bileşikler ile bitkilerin gelişmesine engel olurlar. Yapraklarda kuruma, bükülme olur, köklerde anormallikler görülür. Virüs hastalıklarının yayılmasına neden olurlar, salgıladıkları tatlı maddelerle bitki yüzeyini örterek özümleme ve solunuma engel oldukları gibi bu maddelerde bazı mantarlar gelişerek karaballık (Fumajın)'a neden olurlar.

TÜM SEBZELERDE ZARAR YAPARLAR

Sebzelerden fasulye, bakla, ıspanak, lahana, kıvırcık salata, kuşkonmaz, kabak, karpuz, acur, hıyar, domates,patlıcan,patates,bamya,sarımsak,biber ve karnabaharda zarar yaparlar.

KIŞI YUMURTADA GEÇİRİRLER

Genellikle kışı yumurta halinde geçirir, havaların ısınmaya başlanması ile yumurtadan çıkan larvalar sürgünlere ve taze yapraklara gider, beslenirler. Yaprak bitleri bölgelere ve türlere göre yılda 10-16 döl verirler.



KÜLTÜREL ÖNLEM ALALIM

1.Mücadelesinde öncelikle hasattan sonra toprak üstünde kalan sebze ve yabancı otlar imha edilmelidir.

2.Yaprakbitlerinin doğal düşmanları, zararlıyı baskı altında tutabilir. Şayet sebze bahçesinde doğal düşmanlar çok, yaprakbiti yoğunluğu da az ise ilaçlı mücadele gerekmez. Böcekler kendi haline bırakılır, haftada bir yoğunluk kontrolu yapılıp yaprakbiti populasyonunun ekonomik zarar eşiğini aşıp aşmadığı tespit edilir.

UNUTMA

Yaprak bitlerinin doğal düşmanı UĞUR BÖCEĞI dir. UĞUR BÖCEKLERINI mutlaka korumalısınız.

NE ZAMAN İLAÇLI MÜCADELE YAPALIM?

- Bahçede yapılan sayımda baklagillerde bir yaprağa düşen yaprakbiti sayısı 6-1 1 ,

- Lahana, patlıcan ve kabakta bir yaprağa düşen yaprakbiti sayısı 11-20 veya daha fazla ise ilaçlamaya başlanır. Yaprakbitleri çoğunlukla yaprakların alt yüzünde yaşadıklarından yaprakların alt yüzünün iyice ilaçlanmasına özen gösterilmelidir. İlaçlama sabah ve akşam üzeri rüzgarsız günde yapılmalıdır.

YAPRAK PİRELERİ

Sarımsı yeşil veya kahverengi renkte, 2-3 mm uzunluğundadır. Yaprakların altında bulunurlar. Yaprak pirelerinin hızlı ve yan yan ileri giderek hareket etmesi tipiktir. Bitki öz suyunu emerek sonuçta yapraklarda beyazımsı, sarımsı daha ileri devrede kahverengi lekeler meydana gelir. Bitki zayıflar ve büyüme yavaşlar. Yaprakların kenarları kıvrılır, hatta tamamen kuruyabilir. Asıl büyük zararı virus taşımalarıdır.







KÖK-UR NEMATODLARI

Konukçu bitkisinin kökünde meydana getirdikleri irili ufaklı urlarla kolayca tanınırlar. Beyazımsı renkte şişkin armut şeklindeki dişiler, bu urların içinde yaşarlar. Erkekleri ince uzun, iplik şeklindedir ve ergin olduktan sonra toprağa geçerler. Kök-ur nematodlarının boyları türlere göre değişmekle birlikte 0,4-1 mm arasındadır.

BÜTÜN BİTKİLERDE ZARAR YAPARLAR

Kök-ur nematodları, hemen hemen bütün kültür bitkilerinde zarara neden olabilir. Kök-ur nematodlarının 30'a yakın türü ve 2000 den fazla konukçusu olduğu bilinmektedir. Domates, patlıcan, hıyar, bamya, fasulye, bezelye, bakla, marul, maydanoz, pırasa, ıspanak, lahana, kavun, karpuz, Kök-ur nematodlarından zarar görürler.







Nematodlar


KÖPEK ÜZÜMÜNE DİKKAT

Yabancı otlardan köpek üzümü kök-ur nematodlarına konukçuluk yaparak bulaşık sahalarda enfeksiyon kaynağı oluşturmaktadır.

KÖKLERDE UR OLUŞUR

Arız oldukları bitkinin köklerinde urlar meydana getirirler. Bu urlar, bitkinin öz su düzenini bozar ve kökün fonksiyonlarını engeller. Bitkide gelişme yavaşlar ve durur, bodurlaşma görülür. Yapraklarda sararma, çiçek ve meyve silkmeleri görülür. Enfeksiyon ağır ise bitki tamamen kuruyabilir. Köklerdeki urların baklagil nodozitelerinden farkı daha açık renkli ve gayri muntazam şekilli oluşlarıdır.

ZARARI SEBZELERE GÖRE DEĞİŞİR

Nematodun zarar derecesi populasyon yoğunluğuna, bitki çeşidine göre değişmektedir. Genellikle bu nematod domates % 25-35 arasında zarara neden olmakta, bu oran bazen % 50-60 a kadar yükselebilmektedir. Bakteri ve mantarlar gibi hastalık etmenleriyle infekteli bitkilerde kök-ur nematodlarının zararı artmaktadır.

ÜLKEMİZDE YAYGIN

Güney illerimizden Antalya'nın sebze seralarının % Mersin'de ise %23'ü kök-ur nematodu ile bulaşıktır.

SULU ZİRAAT YAPILAN ALANLARA DİKKAT

Akarsu vadileri boyunca yoğun olarak bulunur. Hafif ve orta karaktere sahip, tınlı kumlu topraklarda kesafetleri oldukça fazladır.

ÜREMESİ HIZLIDIR

Dişiler jelatinimsi bir kese içine yumurtalarını depo eder ve ölür. Bir kese içinde 1500 adet yumurta bulunabilir.

İKİ DÖNEMDE GELİŞİR

- I. dönemi yumurta içinde tamamlayan larvalar,

- II. dönemde yumurtayı, terk ederek toprağa geçerler.

Konukçu bitkinin köküne rastlayan II. dönem larvalar kök ucundan bitki dokusuna girerler. Dokuda sabitleşerek beslenir ve 3 defa gömlek değiştirerek ergin olurlar. Kışı urlu bitki köklerinde veya toprakta, larva ve yumurta halinde geçirir.


20-27°C DE ZARAR YAPAR

Toprak sıcaklığı 10ºC den aşağı ise gelişme olmaz. Nematod zararı 15ºC de başlar, 20-27ºC sıcaklıklar gelişme için uygundur. Bu nematodlar daha çok tropik ve subtropik bölgelerde zararlıdır. Yılda 3- 4 nesil verebilir. Gelişmeleri için uygun nem % 40-90 arasındadır.

KÜLTÜREL ÖNLEM ESASTIR

Kök-ur nematodlarının konukçusu çok olması, sulanabilen alanlarda özellikle sebzelerin yetiştirilmesi, bazı yerlerde, yıl içinde birden fazla ürünün üretiminin yapılması nedeniyle kültürel önlemlerin uygulanması güç olmaktadır.

ANCAK ŞU ÖNLEMLERE DİKKAT!

1.Bulaşık bitki köklerinin toplanıp yakılması

2.Ekim veya dikime hazırlık maksadıyla yapılan toprak işlemelerinin; sıcak ve kurak mevsimde toprağın birkaç defa alt üst edilmesi şeklinde yapılması, seralarda ise sıcak aylarda ve seranın boş olduğu zamanlarda 15 gün ara ile toprağın 30-40 cm derinlikte ve en az iki kez alt üst edilerek işlenmesi

3.Mümkünse tarlanın nadasa bırakılması veya 3-4 yıllık bir münavebe uygulanması

4.Temiz toprak, temiz fide kullanılması

5.Sulama sularının bulaşık sahalardan geçirilmemesi

6.Ayrıca çeşitli yönleri ile ülke ve bölge koşullarına uygun ve dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi önerilebilir.

7.Kök-ur nematodları iç karantinaya tabidir. Bu nedenle bulaşık üretim materyallerinin temiz bölgelere taşınmasına engel olunmalıdır.

İLAÇLI MÜCADELE PAHALIDIR

Kimyasal mücadelede başarılı olmak için öncelikle kültürel önlemlerin alınması gerekir. Çünkü nematositlerle toprak ilaçlaması yüksek maliyet gerektiren bir çalışmadır. Ekimden 3 hafta önce veya ekim esnasında herhangi bir ruhsatlı nematod ilacı ile toprak ilaçlaması yapılabilir.

İLAÇLAMA ZAMANINA DİKKATI

Kök-ur nematodlarının ilaçlama zamanının saptanmasında nematodun biyolojik dönemi, toprak karakteri, toprağın sıcaklığı ve nem durumu, uygulamada kullanılacak nematositlerin sistemik olup olmadıkları gibi etmenler dikkate alınmalıdır. Kök-ur nematodlarının II. dönem larvaları enfekte gücüne sahiptir. İlaçlama sırasında toprak sıcaklığı 10~C in üzerinde olmalıdır. Özellikle toprak sıcaklığının 15~C olduğu Mayıs-Haziran veya Eylül-Ekim ayları uygundur.


DOMATES’DE YABANCI OT MÜCADELESİ

Sebze üretiminde hastalık ve zararlı mücadelesi yanında bitki besinlerine ortak olan yabancı otlara karşı mücadelenin bilinçli ve zamanında yapılması gerekmektedir.

DOMATES'DE YABANCI OT

Domates yetiştiriciliğinde diğer kültür bitkilerinde olduğu gibi bitki koruma alanında karşılaşılan sorunlar arasında yabancı otlar da yer almaktadır. Gelişmesinin ilk ayında yabancı otların yoğun baskısı altında kalan domates bitkileri iyi gelişememekte, verim düşmekte ürünün kalite ve standardı etkilenmekte ve hasat güçleşmektedir. Bu nedenle erken devrede yabancı otlarla mücadele yapılmalıdır. Yapılan mücadele ile tahminen % 10 oranında ürün,artışı sağlanmaktadır.

HANGİ YABANCI OTLAR NASIL ZARAR YAPAR?

Yabani hardal, horoz kuyruğu, sirken, darıcan, ayrık, kanyaş ve adi tarla sarmaşığı domatesi gölgeleyerek ve ayrıca su ve besin maddelerine ortak olarak zarar verirler. Demirdikeni rekabetten başka elle hasadı güçleştirir. Ayrıca yabancı otların çim ve kök salgılarının da çeşitli etkileri vardır. Orabanş ise domatesin kökleri üzerinde doğrudan beslendiği için çok zararlı olur.

Bütün bunlardan başka yabancı otlar hastalık ve zararlılara hayat devrelerini tamamlamada konukçuluk ederler.

YAYGIN YABANCI OTLAR

Domates tarlalarında çeşitli yabancı ot türü bulunmakla beraber en yaygın olanlar şu şekilde sıralanabilir:

Orabanş, horoz kuyruğu, karapazı, sirken, yabani turp, semiz otu, yabani hardal, köpek üzümü, demir dikeni, çatal otu, darıcan, kirpi darı, köpek dişi ayrığı, kanyaş ve adi tarla sarmaşığıdır.

HANGİ BÖLGELERİMİZDE YAYGIN

- Orabanş Orta Anadolu, Ege ve Marmara Bölgesinde,

- Köpek üzümü, yabani turp ve kanyaş Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde,

- Horoz kuyruğu, karapazı, sirken, semizotu, yabani hardal, demir dikeni, çatal otu, darıcan, kirpi darı, köpek dişi ayrığı ve adi tarla sarmaşığı bütün bölgelerimizde yer yer yoğunluk göstermektedir.

YABANCI OT YAŞAMI NASILDIR?

Domates tarlalarında rastlanan yabancı otlar; Dar veya geniş yapraklı olarak;

- Tek yıllık

- İki yıllık ve

- Çok yıllık olarak gruplandırılır.

Tek yıllık geniş yapraklı yabancı otlar olarak, horoz kuyruğu, hardal, sirken, semizotu, turpotu, karapazı, çoban çantası ve demir dikenine rastlanabilir.

Tek yıllık dar yapraklı olarak bulunabilecek yabancı otlar ise püsküllü çayır, çatal otu, darıcan, tavşan bıyığı ve kirpi darıdır.


TEK YILLIK OTLAR

- Tek yıllık yabancı otlar domates ekimi veya dikimi ile beraber çimlenip gelişir, yazın tohum verir ve kuruyup ölürler.

İKİ YILLIK OTLAR

- İki yıllık yabancı otlar, ilk yıl rozet yaprakları oluşturur ve ikinci yıl gelişmesini tamamlayarak tohum bağlarlar.

ÇOK YILLIK OTLAR

- Çok yıllık geniş yapraklı yabancı otlardan ise adi tarla sarmaşığına, dar yapraklı olarak ise köpek dişi ayrığı, kanyaş ve topalağa rastlanmaktadır.

- Çok yıllık yabancı otlar iki yıldan daha fazla canlı kalırlar toprakaltı organları, yumru ve tohumları ile çoğalırlar.

TAM PARAZİT YABANCI OT ORABANŞ

Orabanşın gövdesi beyâzdır, yaprak ve gövdesinde yeşil renk olmadığından fotosentez yapamaz, kendisi için besin üretemez. Çiçekleri beyazımsı sarı, donuk mavi renkte olabilir. Tohumları çok ince adeta toz şeklindedir.

DOMATESDEKİ GELİŞİMİ NASIL?

Domatesteki orabanş bitkisinin tohumları 15-25°C arasında toprakta bitki kökleri çevresinde veya üzerinde, bitki köklerince salgılanan bitki gelişme düzenleyici maddelerce çimlenmeleri teşvik edilir. Tohumların çimlenmesi ile oluşan emeçler köke temas edince tutunur ve bitkinin dokularına girer. İletim demetleri ile temas kurarak beslenmeye başlar. Kökler üzerinde konik çıkıntılar oluşur ve bunlar hızla büyüyüp toprak yüzeyine ulaşırlar. Küçük pul yaprakları arasından çiçekler açar ve tohum kapsülleri oluşur. Bir bitkinin 40.000'in üzerinde tohum verdiği saptanmıştır. Tohumları çok küçüktür. Rüzgar, çiftlik aletleri ve sulama suyu ile tarlalara yayılır.

Tohumları toprakta çok uzun zaman canlı kalabilmekte bu süre 10 yılı aşmaktadır.


YABANCIOT MÜCADELESİNİ NASIL YAPALIM?

YİNE KÜLTÜREL ÜNLEM

Tek ve çok yıllık yabancı otlarla mücadelede kültürel tedbir ola~a iyi yanmış çiftlik gübresi kullanılması, tarla kenarlarının ve tarla: toprağının derin sürülmesi önerilebilir.

ORABANŞ MÜCADELESİ ÖNEMLİDİR

Orabanşla mücadele etmek için;

- Temiz tohum kullanmak,

- Konukçusu olan yabancı otlarla savaşmak,

- Tohum vermeden önce elle almak,

- Dökülen tohumları imha etmek için artıkları alev makinası ile yakmak,

- Bol çiftlik gübresi vererek ürün bitkisinin teşvik etmek önerilebilir. Topraktaki orabanş tohumlarını çimlendirdikleri halde kendileri parazitlenmeyen buğday, arpa ve mısır münavebe bitkisi olarak ekilebilirler. Metrekarede bir adet dahi olsa savaşılmalıdır.

Kültürel önlemlerle yabancı ot yoğunluğu azaltılmakla birlikte yine de ilaçlı mücadeleye ihtiyaç vardır.



İLAÇLI MÜCADELE PAHALIDIR

Orabanş ile kimyasal mücadele fide yastıklarında ve küçük alanlarda metil bromid gibi fümigantlarla toprak ilaçlaması şeklinde, ekim ve dikimden 5-7 gün önce yapılır.



METİL BROMİD UYGULAMASI NASIL?

Orabanş ile mücadelede metil bromid uygulaması güç ve masraflı olduğundan ancak dar alanlarda ve fideliklerde uygulanabilir.

İlaçlamadan önce fümige edilecek saha plastik örtü ile sıkıca örtülür. Bu işlemden önce metil bromidin aktarılması için her m2 ye bir adet gelecek şekilde boş kavanoz yerleştirilir. Sıkıştırılmış halde bulunan metil bromid m2 ye 100 g gelecek şekilde plastik hortum vasıtasıyla boş kavanozlara aktarılarak verilir veya plastik kaplarına yerleştirilir ve toprak üzerine konur. Toprak naylon ile örtülür. Naylon örtünün üzerinden plastik kap içerisindeki tüpün ağzına avuç ile basılarak tüpün delinmesi sağlanır. 1-2 gün naylon ile kapalı tutulur. Örtü açıldıktan 3-4 gün sonra ekim yapılır. Methyl bromide 4°C de buhar haline geçtiği için ilaçlama serin saatlerde yapılmalıdır.



DAR YAPRAKLI OTLAR İÇİN;



Kanyaş ve tek yıllık dar yapraklı yabancı otlar 15-20 cm boyda iken ilaçlanır. Kullanılacak ilaçların etkili madde isimleri ve kullanma şekilleri ekteki tabloda verilmiştir.

Uygulamaya geçmeden önce mutlaka Tarım Teşkilatına başvurulması gereklidir.



EKİM-DİKİM ÖNCESİ

Domates ekiliş alanlarında sorun oluşturan diğer yabancı otlarla mücadelede ekim veya dikim öncesi toprağa Trifluralin % 48 ve Dinitramin % 25, 200 ml/dekar dozda uygulanırlar. Uygulamadan sonra 5-7 cm toprak derinliğine karıştırılmalıdır. Bu nedenle toprak sathı keseksiz olmalıdır. Bu ilaçlar tek yıllık dar ve geniş yapraklı yabancı otların bir kısmını kontrol ederler.





DİKİM SONRASI

Dikim sonrası ise Metribuzine % 70,' 75 g/dekar dozda, Diphenamide % 80, 700 g/dekar dozda uygulanır. Bu ilaçlar boğaz doldurma işleminden sonra uygulanırsa daha iyi netice vermektedirler. Bu ilaçlar da tek yıllık dar ve geniş yapraklı yabancı otların bazılarını kontrol ederler.



İLAÇ NASIL UYGULANIR

Yabancı ot mücadelesinde basınçlı sırt pülverizatörleri kullanılabilir. Belli bir alana verilecek ilaç dozunun o alana tam dağılmasına dikkat edilmelidir. Bunun için de kullanılacak aletleri önceden bir kalibrasyon yapılmalıdır. Bir depo dolusu su ne kadar alanı ıslatabiliyorsa o alana göre ilaç alınıp suya karıştırılıp pülverize edilmelidir. İlaçlama yeknesak bir biçimde yapılmalı ve ilaçlı alanlardan ikinci kez geçilmemelidir. İlaçlama rüzgarsız, sakin havada yapılmalı, sıcaklık 25°C in üstünde olmamalıdır.



PÜLVERİZATÖR İYİCE YIKANMALI

Yabancı ot ilaçlamasında kullanılan püskürtücüler iyice yıkanmadan diğer kültür bitkilerinde kullanılmamalıdır. İlaçlama sırasında ilacın cilt, göz ve solunum yollarına etkisi önlenmelidir.

SİGARA İÇME

Kesinlikle sigara içilmemelidir. Çalışma anında herhangi bir şey yenmemelidir. Şeker hastaları yabancı ot ilaçlamalarında çalıştırılmamalıdır. İlaçlamadan sonra el ve yüz sabun ile iyice yıkanmalıdır.



İLAÇ ARTIĞINA DİKKAT

İlaçların sulardaki canlıları ve özellikle balıkları etkilemesini önlemek için ilaç artıklarının, ambalaj kaplarının ve pülverizatörlerin yıkanmasında kullanılan suların su kaynaklarına ulaşamayacak şekilde yok edilmesi gerekir.



İYİ TARIM UYGULAMALARININ YETİŞTİRİCİYE FAYDALARI

· Meyve sebze marketine daha kolay ulaşma

· Büyük rekabetle ürün üretimi

· İhracat için daha fazla fırsatlar

· Tarım işletmeciliğinin daha iyi ve daha karlı yönetimi

· İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin teminatı.
 

Yorumlar  

 
0 #1 mcfly 10-09-2010 23:18
Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum.domates yetiştiriciliği ne bu yıl başlamış biri olarak işime yarar çok bilgi edindim.tekrar teşekkürler...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sponsorlar

Site İçi Arama

Son Yorumlar


Language

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Sponsorlar

İnternet Araması

Anketler

Hükümetin Tarım Politikasını Nasıl Buluyorsunuz?
 

Online Üyeler

Şuanda 3 konuk çevrimiçi