Toprak Yorgunluğu ve Kök Büyümesi
Meyve bahçesi kurulduktan uzun bir süre sonra sökülerek, yerine yenisi kurulmak istendiği zaman karşılaşılabilecek önemli sorunlardan biri de toprak yorgunluğudur. Çünkü, toprak yorgunluğu, meyve ağaçlarının büyümeleri, meyveye başlamaları, meyvelerin kaliteleri, fizyolojik vb. faaliyetleri ile köklerin derinliğine ve genişliğine büyümesi ve yayılması üzerine etkisi olan önemli bir faktördür. Toprakta belirli besin maddelerinin azalması, topraktaki hastahk_vg zararlıların artması ve köklerin salgıladıkları bazı toksik maddelerın toprakta birikmesi sonucu toprak yorgunluğu ortaya çıkar. Bu gibi topraklar, köklerin derinliğine ve genişliğine büyümesini olumsuz yönde etkilemeye neden olabilirler.
Meyve ağaçlarında köklerin salgıladıkları bazı maddeler ile toprakta hayvansal ve bitki artıklarının birikimi sonucu oluşan kumarin, vanilin, dihidroksistearik asit, alanin, glikokol (veya glisin) nürün, kionin, piridin bileşikleri ve tirosin gibi organik ve kimyasal maddeler, köklerin büyümelerini önlemektedirler (Kaçar, 1989).
Meyve ağaçlarının kökleri tarafından salgılanan toksik maddeler arasındaki antogonizmi inceleyen Milella (1963), badem kökleri tarafından salgılanan bazı maddelerin, turunçgü köklerinin gelişmelerini engellediğini saptamıştır. Esasen toprak yorgunluğunun önemli bir nedeni de, kökler tarafından salgılanan bu maddelerin varlığıdır. Yumuşak çekirdeklilerden (elma, armut, ayva) oluşan bir meyve bahçesi sökülerek, yerine aynı türlerin başka çeşitleri dikildiği zaman, köklerin aynı ortamda gelişmediği görülmektedir. Demek oluyor ki, toprak besin maddeleri bakımından fakir ve hastalıklarla da bulaşık olmadığı halde bile, kökler tarafından oluşturulan salgılar, köklerin büyümeleri üzerine olumsuz yönde etki yapmaktadırlar. Onun içindir ki, meyve ağaçlarında köklerin sağlıklı gelişmelerinin sağlanması ve sökülecek meyve bahçelerinin yerine yine aynı tür meyve ağaçlarının dikilmesi isteniyorsa, ağaçların dikilecekleri yerlerin değiştirilmesi gereklidir. Aynca, saçak kök_yapma özelliği olan elma, armut gibi yumuşak
kayısı şeftâli. erik vb sert çekirdekli meyve türleri dikilmeli veya dikim sıraları degiştirılmeli ya da, bu gibi topraklara hiç olmazsa birkaçyıl fig, yulaf yonca, korunga ekilip, daha sonra sürülerek toprağa karıştırılmalı ve böylece toprak yorgunluğunun giderilmesine, dolayısıyla köklerin sağlıklı gelişmelerine çalışılmalıdır. Bu gibi baklagil bitkileri, toprağı azot bakımından zenginleştirecekleri için, meyve ağaçlarının azot gereksinmeleri de bir dereceye kadar karşılanmış olur. Aynca, ara bitkisi olarak kullanılan baklagiller, kök sistemleriyle çeşitli mikro elementlerin toprağın altından toprak yüzeyine taşınmasına ve üst toprağın bu elementler bakımından zenginleşmesine neden olurlar. Bunun sonucu olarak, meyve ağacının köklerinin, gerek makro, gerek mikro elementleri topraktan kolay ve bol alması, böylece kök ve taç sisteminin arzu edilen şekilde gelişmesi sağlanmış olur (Kaçar 1989)
















