Taksonomi
- Alem
- Plantae
- Sınıf
- Magnoliopsida (iki çenekliler)
- Takım
- Brassicales
- Familya
- Brassicaceae (lahanagiller)
- Cins
- Brassica
- Kolza
- B. napus L.
- Kromozom
- 2n = 38
Kolza, yağ şalgamı (Brassica rapa) ile lahananın (B. oleracea) doğal melezlenmesiyle oluşmuş bir türdür. Çiçekleri dört taç yapraklı ve haç biçimlidir; meyvesi “harnup” denilen, olgunlaşınca çatlayan ince bir kapsüldür. Tohumları çok küçüktür (bin dane 3–5,5 g) ve yüzde 33–50 yağ içerir.
Önemi ve tarihçesi
Kolza Asya ve Avrupa’da yüzyıllardır yağ ve kandil yağı için yetiştirilmektedir. Ancak eski kolza yağındaki erusik asit sağlık açısından sakıncalı bulunduğu için yemeklik kullanımı sınırlıydı. Düşük erusik asitli ve düşük glukozinolatlı çeşitler 1970’lerde Kanada’da geliştirildi; “kanola” (İngilizce canola) adı da 1970’lerin sonlarında Kanada’da kullanılmaya başlandı. Bugün Kanada, Çin ve Hindistan dünyanın en büyük üreticileridir.
Türkiye’de kanola 2000’li yıllarda özellikle Trakya’da yaygınlaştı; bugün Tekirdağ, Edirne ve Konya başlıca üretim illeridir. 2025’te üretim bir önceki yıla göre yüzde 35 artmıştır. Erken hasat edilmesi, boş kalan yağ fabrikalarına yaz başında hammadde sağlar; küspesi soya küspesine yakın kalitededir.
Üretim değerleri
Dünyada üretim
Dünya üretimi, 1994–2024 (milyon ton)
1994'ten bu yana dünya üretimi yüzde 196 arttı; dekara verim 131 kg'dan 205 kg'a çıktı.
Kıtalara göre üretim payı
En çok üreten 10 ülke (1994–2024 ortalaması, milyon ton)
Sıralama, tek bir yılın dalgalanmasından etkilenmemesi için son 31 yılın ortalamasına göre yapılmıştır. Türkiye bu dönemin ortalamasında ilk 10'un dışında kalıyor.
Türkiye’de üretim
Türkiye üretimi, 2004–2025 (bin ton)
2025’te üretim bir önceki yıla göre yüzde 35 arttı.
Üretimin illere göre dağılımı (2021–2025 ortalaması)
%1’den az%1–2%2–4%4–8%8 ve üzeri
En çok üreten 10 il (Türkiye üretimindeki payı)
İlk üç il, kanola üretiminin yüzde 57’sini tek başına karşılıyor. Paylar 2021–2025 ortalamasına göre hesaplanmıştır.
Kaynaklar: FAOSTAT, Crops and livestock products; TÜİK, Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: 2 Ekim 2026). Harita sınırları: Natural Earth.
Besin değerleri
USDA’da kanola tohumu kaydı bulunmadığı için burada kanola yağının değerleri verilmiştir. Kanola yağı, doymuş yağ oranının en düşük olduğu yağlardan biridir; tekli doymamış (oleik) yağ ağırlıklıdır ve omega-6 ile omega-3 arasında çok dengeli bir orana sahiptir.
Yağ asidi bileşimi (yağ bitkileriyle karşılaştırma)
DoymuşTekli doymamış (oleik)Çoklu doymamış (linoleik, linolenik)
Omega-6/omega-3 oranı yaklaşık 2,1’dir.
Kaynak: USDA FoodData Central (SR Legacy, FDC 172336). USDA’da kanola tohumu kaydı bulunmadığından yağın değerleri verilmiştir. Diğer bitkilerin oranları tohumdaki yağa göre hesaplanmıştır.
Yetiştiricilik
İklim ve toprak
Kanola nispeten serin mevsim bitkisidir; büyüme 5 °C’de başlar, en iyi gelişme 12–30 °C arasındadır. Kışlık kanolanın toplam sıcaklık isteği 2.300–2.500 °C’dir. Ülkemizde yazlık çeşitlerde verim dekara 100–150 kg’da kalıp ekonomik olmadığından, uyum yeteneği geniş ve verimli kışlık çeşitler önerilir. Kışa 4–6 yapraklı rozet döneminde giren bitki güçlü bir kök yapar ve −15 ile −23 °C arasındaki kısa süreli soğuklara dayanır; iki yapraklı dönemde dona yakalanan fideler ise ağır zarar görür.
Çiçeklenmede yüksek sıcaklık ve kuraklık polen canlılığını ve tane bağlamayı azaltır; bakla bağladıktan sonra sıcağa daha dayanıklıdır. Kumlu ve hafif topraklar dışında hemen her toprakta yetişir; en iyisi humuslu, derin, verimli, nötr ya da hafif alkali ve iyi drene olan topraklardır. Su tutan, göllenen tarlalarda çok zarar görür; özellikle Mart’a kadar taban suyuna hassastır.
Ekim nöbeti
Kanola buğdaydan yaklaşık bir ay önce hasat edildiği için aynı yıl ikinci ürün ekimine imkân verir. Kazık kökü sayesinde nadas alanlarında kış erozyonunu önler; sapa kalktıktan sonra altında yabancı ot barındırmaz ve kendinden sonraki ürüne temiz bir tarla bırakır. Hububat gibi yüzeysel köklü ve az su tüketen bitkilerle nöbet uygundur. Örnek nöbetler: buğday → kanola → mısır ya da ayçiçeği → kanola → buğday → baklagil. Lahanagillerle sık nöbet, kök uru gibi hastalıkları artırır.
Toprak hazırlığı
Tohumu çok küçük olduğundan (bin dane ağırlığı 2–5,5 g) düzgün, sıkı ve nemli bir tohum yatağı başarının anahtarıdır. Tarla düz ve iyi drene olmalıdır. İşleme derinliği genellikle 10–13 cm’dir; ekimden önce merdane çekilerek yüzey bastırılır, aksi hâlde tohum derine düşer ve çıkış düzensiz olur.
İç ve geçit bölgelerinde buğdaydan sonra kanola ekilecekse, buğday hasadından hemen sonra gölge tavında mutlaka 10–15 cm’lik ilk sürüm yapılmalı, saplar balyalanıp kaldırılmalı ya da iyice parçalanmalıdır. 20 Eylül–10 Ekim arasındaki ilk yağıştan sonra hemen ikinci işleme yapılıp ekilir. Yağış gecikirse yağmurlamayla tava getirilmeli; kuruya ekip yağış beklemek büyük risktir.
Ekim
- Ekim zamanıKaradeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyısında 10 Eylül–20 Ekim; iç ve geçit bölgelerinde 20 Eylül–10 Ekim. En uygun toprak sıcaklığı 10 °C
- Sıra arasıMibzerle 17,5–25 cm
- Ekim derinliği2,5 cm ya da daha sığ
- Tohum miktarıSahil kuşağında dekara 600 g, geçit bölgelerinde 800 g; çıkışta m²’de 140–200 bitki hedeflenir
Kanola bitki sıklığına karşı esnektir: Kanada’daki araştırmalarda m²’ye 60 ile 200 bitki arasında benzer verim alınmıştır. Bursa’da iki kışlık çeşitle yapılan bir denemede de dekara 400, 600, 800 ve 1.000 g tohum arasında verim farkı çıkmamış, 17,5 cm sıra arası ile 400–600 g/da önerilmiştir. Çıkışta m²’deki bitki sayısı 60’ın altına düşerse tarla bozulup yeniden ekilmelidir; ot sorunu yoksa 40 sağlıklı bitki de yeterli olabilir. Yeniden ekim için son tarih 10 Ekim’dir.
Tohumluk: Kanola yüzde 12–45 oranında yabancı tozlanır ve yabani hardallarla melezlenebilir. Kendi ürününden ayrılan tohumla ekilen tarlada yağdaki erusik asit ve küspedeki glukozinolat yükselir. Bu yüzden her yıl sertifikalı, ilaçlı ve yağ oranı yüzde 40’ın üzerinde olan tohum kullanılmalıdır. Sertifikalı tohumda erusik asit yüzde 2’yi, küspede glukozinolat 30 mikromolü geçmez.
Tohum miktarı hesaplayıcı
Gübreleme
Kanola azot ve fosfora iyi tepki verir, ama gübrenin tohumla doğrudan teması fideye zarar verir. Araştırmalara göre en yüksek verim için dekara 12–15 kg saf azot yeterlidir. Örnek bir program:
| Zaman | Gübre | kg/da |
|---|---|---|
| Ekimle birlikte | Amonyum sülfat + DAP (18-46-0) | 15 + 12–15 |
| Mart sonu–Nisan başı | Amonyum nitrat | 20–25 |
Fosfor, her ton ürün için yaklaşık 15 kg P₂O₅ hesabıyla ve analiz gerektiriyorsa ekimden önce verilir. Kanola topraktan çok potasyum kaldırsa da topraklarımızda genellikle eksiklik görülmez. Kükürt, protein ve polen oluşumunda önemlidir; eksik olan yerlere erken ilkbaharda dekara 2–3 kg kükürt verilir. Yüksek pH’lı topraklarda mangan, hafif topraklarda bor eksikliği görülebilir.
Bakım
Tohumu küçük ve ilk gelişmesi yavaş olduğundan kanola yabancı otlarla rekabet edemez; ilk ayda yapılan mücadele verimi yüzde 20–30 artırabilir. Bitki 30–40 cm’ye ulaşıp dallandıktan sonra otları gölgeleyerek kendisi bastırır. Yağışlı dönemde tarlada su göllenirse hemen boşaltılmalıdır.
Arılar: Kanola kendine verimli bir bitkidir, ama çiçekleri arıların yoğun ziyaret ettiği değerli bir arı merasıdır ve arılar verimi belirgin şekilde artırır: denemelerde arılı parsellerde yüzde 25’e varan daha fazla tohum alınmıştır. Çiçeklenmede tarla yakınına kovan konulması önerilir. Kanola balı açık renkli ve çabuk kristalleşen bir baldır.
Sulama
Kışlık kanola çoğunlukla yağışlarla yetişir. Asıl kritik nokta çıkıştır: ekim zamanında yağış yoksa tohumun çimlenmesine yetecek kadar yağmurlama sulaması yapılmalıdır. İlkbaharda çiçeklenmeden önceki kuraklık ve sıcak verimi düşürür; tarlada göllenmeden kaçınılmalıdır.
Hastalık ve zararlılar
Kanolanın en önemli hastalıklarındandır. Yapraklarda ortası kurumuş lekeler, kökboğazında siyah lekeler ve gövde çürümesi yapar; kışın bitki ölümlerini ve yatmayı artırır.
Çiçeklenmeden sonra gövdede beyazımsı lekeler oluşur, üst kısımlar erken olgunlaşıp ölür; gövdenin içinde siyah sklerotlar bulunur. Sporları toprakta 7–10 yıl yaşar.
Yaprak ve harnuplarda siyah, yuvarlak lekeler oluşur; nemli ve sıcak çiçeklenmenin ardından kuru hava gelirse kayıp büyür.
Köklerde düzensiz şişkinlikler oluşur, bitki bodur kalır. Asidik, drenajı kötü topraklarda ve sık lahanagil ekiminde görülür; sporları 10–20 yıl canlı kalır.
Serin ve nemli havada mildiyö, sıcak ve kuru ilkbaharda külleme görülür.
Nemli koşullarda çiçek ve harnuplarda gri küf oluşturur.
Çıkış döneminde çenek ve genç yaprakları delik deşik eder.
Sıcak ve kurak çiçeklenme döneminde zarar yapar, virüs taşır.
İç ve geçit bölgelerinde erken çiçeklenen kanolada çiçekleri yer.
Gövde, yaprak ve fidelerde zarar yapar. Zararlıların önemi bölgeye göre değişir: Trakya’da lahana kelebeği, Karadeniz’de yaprakbiti daha çok sorun olur.
Kimyasal mücadelede ilaç ve dozu, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile reçete yazmaya yetkili kişiler belirler; yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalıdır.
Hasat ve depolama
Kanola çiçeklenmeden 40–50 gün sonra, genellikle buğdaydan yaklaşık bir ay önce hasada gelir. Harnuplar aşağıdan yukarıya doğru farklı zamanlarda olgunlaşır ve olgunlaşınca kolayca çatlayıp tohum döker. Elle hasatta bitkiler sarıyken biçilip tohum kahverengine dönene kadar yerde bekletilir; kuru ve olgun ürün doğrudan biçerdöverle hasat edilir. Tohum çok küçük olduğundan biçerdöver ayarları çok iyi yapılmalı, kayıpları azaltmak için nemli ve bulutlu havalarda çalışılmalıdır. Nemli bölgelerde kurutma gerekebilir.
Kaynaklar
- FAO. FAOSTAT, Crops and livestock products (erişim: 2 Ekim 2026).
- TÜİK. Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: 2 Ekim 2026).
- USDA. FoodData Central (erişim: 2 Ekim 2026).
- T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (2016). Yağ Bitkileri. Tarım alanı modülü, Ankara.
- Gizlenci, Ş. ve Acar, M. (2021). Kolza ve Tarımı. Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM.
- Özkan, B. (2024). Bazı kışlık kolza (Brassica napus L. ssp. oleifera) çeşitlerinde farklı sıra arası mesafe ve ekim normunun verim, verim unsurları ve kalite özellikleri üzerine etkileri. Yüksek lisans tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi.
- Doğru, A. (2020). Kolza bitkisine (Brassica napus L.) genel bir bakış. Uluslararası Anadolu Ziraat Mühendisliği Bilimleri Dergisi, 2: 30–36.
- Bayramin, S. Aspir (Carthamus tinctorius L.) – kolza (Brassica napus spp. oleifera L.) tarımı ve ıslahı. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü, Ankara.