ziraatciyiz.net

Tarla Bitkileri / Endüstri Bitkileri / Yağ Bitkileri / Ketencik

Ketencik

Camelina sativa (L.) Crantz

Lahanagillerden, soğuğa ve kurağa dayanıklı, az girdiyle yetişen eski bir yağ bitkisi. Yağı omega-3 bakımından zengindir; Türkiye’de alternatif bir yağ bitkisi olarak araştırılmaktadır.

Taksonomi

Alem
Plantae
Sınıf
Magnoliopsida (iki çenekliler)
Takım
Brassicales
Familya
Brassicaceae (lahanagiller)
Cins
Camelina
Ketencik
C. sativa (L.) Crantz
Kromozom
2n = 40

Ketencik 30–80 cm boylanan, dallı, tek yıllık bir bitkidir; küçük, soluk sarı çiçekler ve armut biçimli, olgunlaşınca çatlamayan kapsüller oluşturur. Kendine döllenir. Kapsüllerin içinde 5–25 kahverengi ya da kırmızımsı tohum bulunur; tohumlar çok küçüktür (bin dane 0,8–1,8 g) ve yüzde 30–45 yağ içerir. Yazlık ve kışlık tipleri vardır. Yabani türlerinden C. laxa ve C. rumelica ülkemizde doğal olarak yetişir.

Önemi ve tarihçesi

Ketencik, en azından Demir Çağı’ndan beri Avrupa’da yağı için yetiştirilen eski bir kültür bitkisidir; Tunç Çağı’na ait buluntular da bildirilmiştir. İngilizcede “sahte keten” (false flax) adıyla da anılır. Geçmişte ketenle birlikte ya da keten tarlalarında yetişen bir bitki olarak görülmesi, kültüre alınma süreciyle ilişkilendirilmektedir. Keten, hardal ve yağ şalgamıyla birlikte kandillerde yakılan bezir yağı için Avrupa’da ve ülkemizde de yetiştirildi; 19. yüzyılda Fransa, Belçika ve Hollanda’da yaygındı. Elektrikle aydınlatmanın yaygınlaşması ve kanola ile ayçiçeği gibi daha verimli yağ bitkilerinin öne çıkmasıyla 20. yüzyılda üretimi büyük ölçüde azaldı.

Son yıllarda düşük girdi isteği, soğuk ve kurağa dayanıklılığı, marjinal alanlarda yetişebilmesi ve omega-3’ü zengin yağıyla yeniden ilgi görmektedir; yağı biyodizel ve özellikle sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde hammadde olarak da araştırılmaktadır. Türkiye’de Konya, Ankara ve Kütahya gibi illerde denemeler yapılmıştır, ancak henüz istatistiklere girecek ölçüde bir üretim yoktur.

Üretim değerleri

Ketencik için FAO ve TÜİK istatistiklerinde ayrı bir kayıt bulunmamaktadır. Dünyada üretim küçük ölçeklidir ve daha çok Kanada, ABD ve Avrupa’da, özellikle biyoyakıt amaçlı yapılmaktadır. Türkiye’de ketencik şimdilik araştırma enstitüleri ve üniversitelerin deneme alanlarında yetiştirilmektedir.

100–200kg/da denemelerde tohum verimi
144kg/da Konya denemesinde en yüksek verim
%27–45tohumda yağ oranı

Besin değerleri

Ketencik için USDA’da kayıt bulunmamaktadır. Aşağıdaki değerler bilimsel çalışmalardan derlenmiştir; enerji, protein ve vitamin değerleri bu kaynaklarda yer almadığından gösterilmemiştir.

%32–46tohumda yağ
%30–40yağda omega-3
%15–25yağda omega-6
%2,3–3,7yağda erusik asit

Mineraller (100 g tohum)

Kalsiyum165mg
Demir4,98mg
Magnezyum226mg
Fosfor783mg
Potasyum1.028mg
Sodyum41,6mg
Çinko2,61mg
Bakır0,44mg
Mangan1,91mg

Yağ asidi bileşimi

Yağın yaklaşık yüzde 90’ı doymamış yağ asitlerinden oluşur: alfa-linolenik asit (omega-3) yüzde 30–40, linoleik asit (omega-6) yüzde 15–25, oleik asit yaklaşık 15, eikosenoik asit yaklaşık 15. Erusik asit yüzde 2,3–3,7 ile gıdalar için izin verilen yüzde 5 sınırının altındadır. Bununla birlikte bazı kaynaklar, linolenik asidin yüksek ve oleik asidin düşük olması nedeniyle ketencik yağının yemeklik kullanıma pek uygun olmadığını, daha çok biyoyakıt, kozmetik ve sanayide değerlendirildiğini belirtir. Tohumda yaklaşık 700 mg/kg tokoferol (E vitamini) bulunur.

Kaynaklar: mineraller Stojanović ve ark. (2023), Sırbistan’daki iki ketencik çeşidinin ortalaması; yağ bileşimi Ibrahim ve El Habbasha (2015). USDA’da ketencik kaydı bulunmamaktadır.

Yetiştiricilik

Bölgeye göre değişirAşağıdaki tarih ve miktarlar araştırma enstitülerinin genel önerileridir. Kendi tarlanız için toprak analizi yaptırın, il ve ilçe tarım müdürlüğüne danışın.
Az bilinen bir yağ bitkisiKetencik, adı ketene benzese de ketenle akraba değildir; kanola ve hardalla aynı familyadandır (lahanagiller). Türkiye’de henüz geniş alanlarda yetiştirilmiyor; bu bölümdeki bilgiler büyük ölçüde yurt içi ve yurt dışındaki deneme sonuçlarına dayanıyor. Ülkemizde tescilli tek çeşit, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün Arslanbey çeşididir; 2019’dan beri TAGEM’e bağlı dört enstitü, bölgelere göre biyodizele uygun ketencik çeşitlerini belirlemek için altı lokasyonda deneme yürütmektedir.

İklim ve toprak

Ketencik düşük girdi isteyen, kısa sürede olgunlaşan ve soğuğa dayanıklı bir yağ bitkisidir. Tohumları 0 °C’de bile çimlenebilir. Kışlık tipleri kar örtüsü olmadan birkaç gün boyunca −10 ile −14 °C’ye dayanabilmiş; ilkbahar donlarına ve kuraklığa kanoladan daha toleranslı bulunmuştur. Kışı rozet hâlinde geçirir. Kökleri kısa olduğundan suyu sığ toprak katmanlarından alır; bu yüzden kurak bölgelerdeki buğday–nadas sistemine iyi uyar.

Ağır killi ve organik topraklar dışında farklı iklim ve topraklarda yetişebilir; düşük verimli ve tuzlu topraklara da uyum sağlar. Bitki boyu olgunlukta 30–80 cm arasındadır.

Ekim nöbeti

Kısa yetişme süresi ve sığ kökleri sayesinde nadas alanlarını değerlendirmek için iyi bir seçenektir. Kanola ve diğer lahanagillerle aynı hastalıkları (kök uru, beyaz pas, Sclerotinia) paylaşabileceği için bu bitkilerle art arda ekilmemelidir.

Toprak hazırlığı

Ketencik geleneksel toprak işlemeyle de toprak işlemesiz de yetiştirilebilir, ama tohum çok küçük olduğundan tohum yatağı özenle hazırlanmalıdır. Aşırı anız kalıntısı çıkışı azaltır; bu durumda tohum miktarı artırılmalıdır. Ekimden sonra toprağı bastırmak bitki çıkışını iyileştirir.

Ekim

  • Ekim zamanıYazlık ya da kışlık ekilebilir. ABD’deki bir çalışmada Şubat sonundan Haziran başına kadar farklı tarihlerde ekilen ketencikte verim değişmemiştir
  • Ekim derinliği1–1,5 cm
  • Sıklıkm²’ye 300–600 tohum; Konya’daki denemede en yüksek verim 10 cm sıra arası, 3 cm sıra üzerinde
  • Tohum miktarıDekara yaklaşık 0,35–0,9 kg; çoğu çalışmada 0,5–0,6 kg yeterli

Yazlık ekimde yetişme süresi 100–120 gündür ve erken ekim verim için önemlidir; kışlık ekimde bitki kışı rozet hâlinde geçirir ve daha yüksek verim verir. Tohum verimi kaynaklara göre dekara 65–200 kg arasındadır; Konya’daki denemede 144 kg alınmıştır. Kütahya’daki bir denemede ise tohumdaki yağ oranı yüzde 27–36 arasında bulunmuştur.

Tohum miktarı hesaplayıcı

Hesap: bin dane ağırlığı × m²'ye tohum × 10 ÷ (çimlenme × saflık). Ketencikte bin dane ağırlığı 0,8–1,8 g’dır; sonuç gram için 1.000 ile çarpılır.

Gübreleme

Ketencik düşük girdili bir bitkidir ve aşırı gübrelemeye gerek yoktur; bu onun en büyük avantajlarından biridir. Bununla birlikte azot yüksek verim için gereklidir: azot eksikliğinde bitkiler ince ve dik kalır, yaprakları soluk sarı-yeşil olur, kapsül ve tohum sayısı azalır. Yurt dışındaki denemelerde en uygun azot dozu dekara 8–10 kg bulunmuş; ekimden önce yaklaşık 3 kg fosfor ve 5 kg potasyum önerilmiştir. Yurt içi kaynaklar da dekara 10 kg azot ve 3–4 kg fosforun verime olumlu etki yaptığını bildirir. Ankara’da yapılan bir çalışmada, yağışın uygun olduğu yıllarda toprakta 9–11 kg fosfor ve 20 kg azot bulunmasının en yüksek verim için yeterli olduğu bildirilmiştir.

Bakım

Ilıman kışların yaşandığı yerlerde kışlık ketencikte yoğun yabancı ot ve yatma sorunları görülebilir. İlk gelişmede yabancı otlarla mücadele önemlidir.

Sulama

Ketencik kurağa dayanıklıdır ve genellikle yağışa dayalı olarak yetiştirilir; kurak bölgelere uyumu en önemli özelliklerinden biridir.

Hastalık ve zararlılar

Ketencik, içerdiği doğal savunma bileşikleri (kamaleksin) sayesinde kanolanın siyah bacak (Leptosphaeria maculans) ve alternarya yanıklığı (Alternaria brassicae) hastalıklarına yüksek direnç gösterir. Kanoladan farklı olarak toprak piresi ve kuş zararından da etkilenmediği bildirilmektedir. Bununla birlikte kök uru, beyaz pas (Albugo candida), Sclerotinia sap çürüklüğü ve mildiyöye yakalanabilir.

Kimyasal mücadelede ilaç ve dozu, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile reçete yazmaya yetkili kişiler belirler; yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalıdır.

Hasat ve depolama

Tohumların koyu kahverengi ya da kırmızımsı renge dönmesi olgunluğu gösterir. Kapsülleri çatlamadığı için ketencik doğrudan biçerdöverle, lahanagiller için kullanılan 3 mm’den küçük eleklerle hasat edilebilir. Depolanacak tohumun nemi yüzde 8’in altında olmalıdır. Ketencik yağı ışıkla kolayca bozulduğu için karanlıkta saklanmalıdır.

Küspe ve kullanımYağı alındıktan sonra kalan küspe yaklaşık yüzde 45 protein, yüzde 13 lif ve bol E vitamini içerir; besleyici bir hayvan yemidir. Yağı biyodizel, kozmetik, vernik ve sabun yapımında kullanılır. 2017’de Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle motorine en az yüzde 0,5 oranında yerli tarım ürünlerinden üretilmiş biyodizel katılması zorunlu hâle gelmiştir; bu, ketencik gibi biyodizel bitkilerinin önemini artırmaktadır.

Kaynaklar

  1. TÜİK. Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: 2 Ekim 2026).
  2. USDA. FoodData Central (erişim: 2 Ekim 2026).
  3. Yıldırım, B. Alternatif Yağ Bitkileri: aspir ve ketencik. Ders sunusu.
  4. Sevilmiş, U., Bilgili, M. E., Kahraman, Ş., Seydoşoğlu, S. ve Sevilmiş, D. (2019). Ketencik (Camelina sativa) tarımı. Uluslararası Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2(2): 36–62.
  5. Kurt, O. ve Seyis, F. (2008). Alternatif yağ bitkisi: ketencik [Camelina sativa (L.) Crantz]. OMÜ Ziraat Fakültesi Dergisi, 23(2): 116–120.
  6. Kurt, O., Göre, M. ve Bilir, E. (2022). Kütahya ekolojik koşullarında ketencik [Camelina sativa (L.) Crantz] genotiplerinin bazı tarımsal ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi. OKÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 5(2): 643–652.
  7. Ibrahim, F. M. ve El Habbasha, S. F. (2015). Chemical composition, medicinal impacts and cultivation of camelina (Camelina sativa): review. International Journal of PharmTech Research, 8(10): 114–122.
  8. Stojanović, Z. ve ark. (2023). Exploring the nutritional potential of Camelina sativa genotypes. Ratarstvo i povrtarstvo, 60(3): 49–60.