Taksonomi
- Alem
- Plantae
- Sınıf
- Magnoliopsida (iki çenekliler)
- Takım
- Malvales
- Familya
- Malvaceae (ebegümecigiller)
- Cins
- Gossypium
- Yaygın tür
- G. hirsutum L.
- Kromozom
- 2n = 52 (tetraploit türler)
Pamuk, ılıman bölgelerde tek yıllık olarak yetiştirilen, aslında çok yıllık çalı formunda bir bitkidir. Meyvesi “koza”dır; kozanın içindeki tohumların (çiğit) epidermis hücreleri uzayarak lifi oluşturur. Lif çırçırda tohumdan ayrılır; geriye kalan çiğitten yağ ve küspe elde edilir. Kültürü yapılan dört tür vardır:
Önemi ve tarihçesi
Pamuk insanlığın en eski lif bitkilerindendir; Hindistan’daki Mohenjo-daro kazılarında MÖ 3000 yıllarına ait pamuklu kumaş kalıntıları bulunmuştur. Eski Dünya’nın diploit pamukları Hindistan ve Afrika’da, bugün en çok yetiştirilen tetraploit türler ise Amerika’da kültüre alınmıştır: G. hirsutum Orta Amerika’da, G. barbadense Güney Amerika’da. Sanayi Devrimi’nden sonra dokuma sanayisinin temel hammaddesi hâline geldi.
Anadolu’da pamuk tarımı çok eskidir; bugün Çukurova, Ege ve özellikle GAP sulamalarıyla Güneydoğu Anadolu başlıca üretim bölgeleridir. Ülkemizde dekara verim dünya ortalamasının iki katına yakındır, ancak tekstil sanayisinin ihtiyacı yerli üretimi aştığı için önemli miktarda lif pamuk ithal edilmektedir. Kütlü pamuktan lifin yanı sıra çiğit elde edilir; çiğitten çıkarılan pamuk yağı yemeklik yağ, küspesi ise hayvan yemi olarak değerlendirilir.
Üretim değerleri
Dünyada üretim
Dünya üretimi, 1994–2024 (milyon ton)
1994'ten bu yana dünya üretimi yüzde 37 arttı; dekara verim 165 kg'dan 236 kg'a çıktı. Dünya değerleri büyük ölçüde FAO tahminlerine dayanmaktadır.
Kıtalara göre üretim payı
En çok üreten 10 ülke (1994–2024 ortalaması, milyon ton)
Sıralama, tek bir yılın dalgalanmasından etkilenmemesi için son 31 yılın ortalamasına göre yapılmıştır. Türkiye bu sıralamada 7. sırada.
FAO’ya göre 2023’te dünyada 24,7 milyon ton lif pamuk ve 41,0 milyon ton çiğit üretilmiştir. Türkiye, 31 yıllık ortalamada lif ve çiğit üretiminde de dünyanın yedinci büyük üreticisidir.
Türkiye’de üretim
Türkiye üretimi, 2006–2025 (milyon ton)
2025’te üretim bir önceki yıla göre yüzde 14 azaldı. Kütlü pamuk çırçırda lif ve çiğide (tohum) ayrılır: 2025’te 716 bin ton lif pamuk ve 1,16 milyon ton çiğit elde edilmiştir.
Üretimin illere göre dağılımı (2021–2025 ortalaması)
%1’den az%1–2%2–4%4–8%8 ve üzeri
En çok üreten 10 il (Türkiye üretimindeki payı)
İlk üç il, pamuk üretiminin yüzde 68’ini tek başına karşılıyor. Paylar 2021–2025 ortalamasına göre hesaplanmıştır.
Kaynaklar: FAOSTAT, Crops and livestock products; TÜİK, Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: Ekim 2026). Harita sınırları: Natural Earth.
Besin değerleri
Pamukta asıl ürün lif olduğu için USDA’da çiğit kaydı yoktur; burada çiğitten elde edilen pamuk yağının değerleri verilmiştir. Pamuk yağı E vitamini bakımından zengindir, ancak doymuş yağ oranı (yüzde 27) bitkisel yağlar arasında yüksektir; çoklu doymamış yağı neredeyse tamamen omega-6’dır.
Yağ asidi bileşimi (yağ bitkileriyle karşılaştırma)
DoymuşTekli doymamış (oleik)Çoklu doymamış (linoleik, linolenik)
Omega-6/omega-3 oranı yaklaşık 258’dir.
Kaynak: USDA FoodData Central (SR Legacy, FDC 171024). USDA’da çiğit (pamuk tohumu) kaydı bulunmadığından yağın değerleri verilmiştir. Diğer bitkilerin oranları tohumdaki yağa göre hesaplanmıştır.
Yetiştiricilik
İklim ve toprak
Pamuk sıcak iklim bitkisidir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19 °C, yaz aylarının 25 °C olması istenir; sıcaklık tarak (çiçek tomurcuğu) oluşumundan önce 20 °C, çiçeklenmede 25 °C, koza gelişiminde 30–32 °C olmalıdır. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı büyük olursa çiçeklenme, ilk kozaların oluşumu ve kozaların açılması gecikir. Kılcal kökleri zayıf olduğu için 17 °C’nin altındaki toprak sıcaklığı kök gelişmesini engeller.
Her toprakta yetişebilse de yüksek verim ve kalite için derin (1–1,5 m), alüviyal, kumlu-killi ya da tınlı, su tutma kapasitesi yüksek, geçirgenliği iyi, kolay işlenen ve sulanan topraklar idealdir. Taban suyu yüksek olmamalıdır. Uygun pH 6,5–7,7’dir; pH 8’in üzerine çıkınca gelişme yavaşlar ve verim düşer. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır, ama fazla tuzlu topraklarda verim kaybı büyüktür.
Ekim nöbeti
Pamuk ana ürün olarak ya da buğday, arpa, yulaf ve mercimek gibi bir ürünün hasadından sonra ikinci ürün olarak yetiştirilir. Üst üste pamuk ekimi solgunluk gibi toprak kaynaklı hastalıkları ve verim kaybını artırır; hububat ve baklagillerle dönüşüm önerilir.
Toprak hazırlığı
Kökleri hassas olduğundan tohum yatağı iyi hazırlanmış, tavlı ve keseksiz olmalıdır. Önbitki artıkları toprağa karıştırılır, sonbaharda derin sürüm yapılır; ilkbaharda tava gelen tarla kültivatör, diskaro ve tırmıkla ekime hazırlanır.
Ekim
- Ekim zamanıSabah saatlerinde 7–8 cm derinlikte toprak en az 15–18 °C olunca. Çukurova’da 25 Mart–30 Nisan, Ege ve Antalya’da 15 Nisan–15 Mayıs
- SeyreltmeBitkiler 4 yapraklıyken, sıra üzerinde yaklaşık 10 cm ara kalacak şekilde
- TohumHavı alınmış (delinte) ve ilaçlı tohumdan dekara 2–3 kg; havlı tohumdan 6–7 kg
- Çimlenme gücüEn az yüzde 80; sertifikalı tohum kullanılmalı
Önerilen zamandan sonraki ekimlerde verim kaybı yüzde 30–40’ı bulabilir. Delinte tohum, çırçırlamadan sonra çiğidin üzerinde kalan kısa liflerin (hav) alınmasıyla elde edilir. Bu işlem çiğit içinde kışlayan pembe kurt tırtıllarını öldürür, tohum miktarını üçte birine düşürür, mibzerde akışı ve çimlenmeyi kolaylaştırır.
Tohum miktarı hesaplayıcı
Gübreleme
Gübreleme toprak analizine, mümkünse yaprak analizine göre yapılmalı; analiz 4–5 yılda bir yenilenmelidir. Genel öneri dekara 15–20 kg azot, 10–12 kg fosfor ve 8–10 kg potasyumdur. Fosfor ve potasyum ekimden önce ya da ekimle, azot bölünerek verilir. Analiz yoksa 400–450 kg/da kütlü pamuk hedefi için bir gübre şirketinin toprak bünyesine göre önerisi şöyledir:
| Toprak | Taban gübresi | 1. üst gübre (ara çapada) | 2. üst gübre (sulamada) |
|---|---|---|---|
| Kumlu-milli (hafif) | 15-15-15, 60–70 kg | Üre 9–10 kg | Amonyum nitrat (%33) 10–12 kg |
| Tınlı (orta) | 20-20-0, 45–50 kg | Üre 8–10 kg | Amonyum nitrat (%33) 10–12 kg |
| Killi (ağır) | 20-20-0, 45–50 kg | Üre 9–11 kg | Amonyum nitrat (%33) 10–11 kg |
- Azot eksikliği: Bitki kısa kalır, dallanma, çiçek ve koza sayısı azalır; alt yapraklar uçtan başlayarak açık sarıya döner. Azot fazlası ise yaprakları büyütür, kozalar gölgede kalıp geç açar, açılmayan (kör) koza artar.
- Fosfor eksikliği: Yapraklar küçülüp koyu yeşilleşir, tarak ve çiçek azalır, lif oranı ve kalitesi düşer.
- Potasyum eksikliği: Daha çok kumlu topraklarda görülür; yaşlı yaprakların kenarları sararıp yanar, kozalar küçük kalır, lif kalitesi düşer. Hafif ve tuzlu topraklarda potasyumlu gübre ve yapraktan potasyum nitrat önerilir.
Bakım
Seyreltmeden sonra tarlanın otlanma durumuna göre bir iki el çapası, ardından sulamalardan sonra toprak tava gelince traktörle bir iki ara çapa yapılır. Çapa yabancı otları temizler, toprağı havalandırıp ısıtır ve suyu korur. Pamukta önemli yabancı otlar kanyaş, domuz pıtrağı, topalak, köpek üzümü, horozibiği, sarmaşıklar ve yapışkan darıcandır.
Sulama
Pamuk; uzun tava, salma, yağmurlama ve damla yöntemleriyle sulanır. Asıl su ihtiyacı tarak oluşumundan itibaren artar ve çiçeklenme ile koza gelişimi döneminde en yüksek düzeye çıkar; bu dönemde düzenli sulama verim ve lif kalitesi için belirleyicidir. Damla sulama suyu ve gübreyi daha verimli kullanmayı sağlar. Antalya’da yapılan bir değerlendirmede, sulama birliklerinin dağıttığı suyun yetersizliği ve sıra kapma nedeniyle sulama sorunlarının üreticilerin başlıca dertlerinden biri olduğu belirtilmiştir.
Hastalık ve zararlılar
Pamuğun en önemli hastalığıdır. Yapraklarda damar aralarında sararma ve kuruma, gövde kesitinde iletim demetlerinde kahverengileşme görülür. Ekim nöbeti ve dayanıklı çeşit esastır.
Yapraklarda damarlarla sınırlı köşeli lekeler, kozalarda çürüklük yapar. Delinte ve ilaçlı tohum önemlidir.
Soğuk ve ıslak toprakta fideler çürür; zamanında ekim ve ilaçlı tohum önerilir.
Larvalar çiçek ve kozalara girip tohumlarla beslenir; lif lekelenir ve kalitesi düşer. Çiğit içinde kışladığı için delintasyon önemli bir önlemdir.
Tarak, çiçek ve kozaları delerek dökülmelerine yol açar.
Yaprakları ve genç kozaları yer.
Özsu emerek bitkiyi zayıflatır; bıraktıkları tatlımsı madde üzerinde fumajin gelişir ve lif yapışkan hâle gelir.
Yaprakta beslenerek kıvrılma, renk açılması ve dökülmeye neden olur.
Kimyasal mücadelede ilaç ve dozu, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile reçete yazmaya yetkili kişiler belirler; yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalıdır. Pamukta mücadele kararları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Pamuk Entegre Mücadele Teknik Talimatı’ndaki ekonomik zarar eşiklerine göre verilmelidir; gereksiz ilaçlama faydalı böcekleri öldürür.
Hasat ve depolama
Hasat, kozalar olgunlaşıp açıldıkça başlar: Çukurova’da Ağustos sonundan Kasım başına, Ege ve Antalya’da 15 Eylül’den Kasım sonu–Aralık ortasına kadar sürer. Elle toplamada genellikle iki üç el yapılır; kozaların yüzde 60’ı açılınca birinci ele girilir ve en kaliteli pamuk bu elde toplanır. Bugün makineli hasat yaygındır; bunun için yaprak kurutucu ve dökücü (defoliant) uygulaması zamanında yapılmalıdır. Toplanan kütlü pamuk çırçır fabrikalarında lif ve çiğide ayrılır.
Kaynaklar
- FAO. FAOSTAT, Crops and livestock products (erişim: 2 Ekim 2026).
- TÜİK. Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: 2 Ekim 2026).
- USDA. FoodData Central (erişim: 2 Ekim 2026).
- Çetin, M. D. (2021). Pamuk Yetiştiriciliği. Uzmanlarla Baş Başa ders notları, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü.
- Toros Tarım. Pamukta Dengeli Gübreleme. Broşür.
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (2022). Pamuk Entegre Mücadele Teknik Talimatı. TAGEM, Ankara.
- Kıran, F. ve Osmanağaoğlu, Ö. (2012). Antalya bölgesinde pamuk yetiştiriciliğinin durumu ve bazı sorunlarına genel bir bakış. Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi, 26(4): 68–72.
- Tokel, D. (2021). Dünya pamuk tarımı ve ekonomiye katkısı. MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, 10(2).