Taksonomi
- Alem
- Plantae
- Sınıf
- Magnoliopsida (iki çenekliler)
- Takım
- Fabales
- Familya
- Fabaceae (baklagiller)
- Cins
- Medicago
- Yonca
- M. sativa L.
- Kromozom
- 2n = 4x = 32
Medicago cinsinde 50 kadar tür vardır; bunlardan yaklaşık 10’u tarımsal açıdan önemlidir. Yoncanın yaprakları üç yaprakçıklıdır ve ortadaki yaprakçığın sapı belirgin şekilde uzundur. Mor-menekşe renkli çiçekleri salkım oluşturur, meyvesi 1–5 kez kendi üzerine kıvrılmış helezon biçiminde bir baklaya dönüşür. Kazık kökü genellikle 2–3 m, bazen 10 m derine iner. Bin tane ağırlığı 1,8–2,5 g’dır.
Önemi ve tarihçesi
Yonca, insanlığın yem amacıyla kültüre aldığı ilk bitkilerden biridir. Anavatanının İran’ı da içine alan Ön Asya ve Kafkasya olduğu kabul edilir; Anadolu da önemli bir çeşitlilik merkezidir. Yonca, Ön Asya’dan antik dönemde Yunanistan’a ve Roma’ya yayıldı; Romalı yazarlar onu değerli bir at yemi olarak anlatır. İngilizcedeki “alfalfa” adı Arapçadan gelir ve “bütün yemlerin babası” anlamında yorumlanır. Yonca 16. yüzyıldan sonra İspanyollarla Amerika’ya taşındı.
Türkiye’de Doğu Anadolu, Orta Anadolu (Kayseri) ve Batı Anadolu (Bayındır) yoncaları gibi yörelerine uyum sağlamış yerel tipler bulunur. Bugün yonca ülkemizin en çok yetiştirilen yem bitkisidir; TÜİK verilerine göre 5,3 milyon dekarda yetiştirilir ve en çok Aksaray, Konya, Aydın ve Iğdır’da üretilir. Kuru ot, yeşil yem, silaj, yonca unu ve peletiyle süt sığırcılığının temel kaba yem kaynağıdır.
Üretim değerleri
Dünyada üretim
Yonca dünyanın en çok yetiştirilen yem bitkisidir, ancak FAO istatistiklerinde yonca ve diğer yem bitkileri için güncel bir üretim kaydı bulunmamaktadır. ABD, Arjantin, Kanada, Rusya ve Avrupa ülkeleri başlıca üreticilerdir.
Türkiye’de üretim
Türkiye üretimi, 2010–2025 (milyon ton)
2025’te üretim bir önceki yıla göre yüzde 3 azaldı. Yonca tohumu üretimi 2025’te 54 bin dekardan 4,1 bin ton olarak gerçekleşmiştir. TÜİK’in 2010 öncesi yem bitkisi verileri farklı bir yöntemle derlendiği için grafik 2010’dan başlar.
Üretimin illere göre dağılımı (2021–2025 ortalaması)
%1’den az%1–2%2–4%4–8%8 ve üzeri
En çok üreten 10 il (Türkiye üretimindeki payı)
İlk üç il, yonca üretiminin yüzde 26’sını tek başına karşılıyor. Paylar 2021–2025 ortalamasına göre hesaplanmıştır.
Kaynak: TÜİK, Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: Ekim 2026). Harita sınırları: Natural Earth.
Yem değeri
Yonca, protein, mineral madde ve vitaminler bakımından diğer yem bitkilerinden daha zengindir ve en değerli kaba yem olarak kabul edilir. Biçim geciktikçe sap oranı artar, yaprak oranı ve ham protein düşer.
Baklagil yem bitkilerinde ham protein (kuru otta, %)
| Yonca | ~18–22¹ |
| Korunga | yoncaya yakın |
| Adi fiğ | 13–18 |
| Macar fiği | 15–17 |
| Çayır üçgülü | 21–23 → 12–14² |
| Ak üçgül | yüksek |
| Yem bezelyesi | ~20 |
| Mürdümük | 24³ |
¹ Yonca için genel literatür değeri, kuru madde esasında; çalışmalarda yaklaşık %14–28 arasında değişir, çoğunlukla %17–23 bandında yoğunlaşır; ² tomurcuklanma → tam çiçeklenme; ³ çiçeklenme başında, kuru maddede. Değerler biçim zamanına göre büyük ölçüde değişir: biçim geciktikçe ham protein düşer, lif artar.
Kaynak: Baklagil Yem Bitkileri ders notları.
Yetiştiricilik
İklim ve toprak
Yonca, derine inen kökleri sayesinde kurağa dayanıklıdır; ancak yılda birçok kez biçilip her biçimden sonra yeniden gelişmesi istendiği için suya ihtiyacı yüksektir. Ekim yılında kökleri henüz derine inmediği için kurağa hassastır; dayanıklılık 2. ve 3. yılda başlar. Bir biçim için gece ve gündüz sıcaklıklarının toplamı yaklaşık 850 °C olmalıdır. Genç bitkiler ve sürgünler aşırı sıcak ve dondan zarar görür; yonca yaşlandıkça dayanıklılığı artar.
Her toprakta yetişebilir, ama en iyi sonucu kireççe zengin, tınlı-kumlu ve kumlu-tınlı, nemli topraklarda verir. Uygun pH 6,5’in üzeridir. Taban suyu en fazla 1,5–2 m’de bulunmalı ve durgun olmamalıdır.
Yonca uzun ömürlüdür: ekonomik olarak 3–5 yıl verimli kalır; Batı ve Güney Anadolu’da 7–10, Orta Anadolu’da 20, Doğu Anadolu’da 30 yıl yaşayabilir. Biçim sayısı Doğu Anadolu’da 2–3, Orta Anadolu’da 4–5, Batı ve Güney Anadolu’da 8–10’dur, bazen 12’ye çıkar.
Ekim
- Ekim zamanıTurunçgil ve zeytinin yetiştiği bölgelerde sonbahar, diğer serin bölgelerde ilkbahar
- Ekim derinliğiEn fazla 2 cm; tohum çok küçüktür
- Sıra arasıOt için 17,5 cm; tohum için bunun 3–4 katı
- Tohum miktarıSıraya ekimde dekara 2–2,5 kg; serpmede 3–4 kg
Tohumlar milimetrik boyutta olduğundan tarla çok iyi tesviye edilmeli, yabancı otlardan arındırılmalı ve ince bir tohum yatağı hazırlanmalıdır. Ekimden önce ve sonra hafif bir merdane çekmek iyi sonuç verir. Önbitki olarak bir çapa bitkisi seçmek yabancı otla mücadeleyi kolaylaştırır. İlkbahar ekimlerinde, özellikle Akdeniz kuşağında, yüzey tavının çabuk kaybolması fide ölümlerine yol açabilir.
Tohum miktarı hesaplayıcı
Gübreleme ve bakım
Dekara 3–4 ton yanmış çiftlik gübresi çok yararlıdır. Genel olarak ekimle birlikte dekara 5 kg azot, ekimden önce toprak altına 10 kg fosfor (P₂O₅) verilmesi önerilir; yonca topraktan bol fosfor ve potasyum kaldırdığı için analiz yaptırılmalıdır. Uzun süre gübrelenmemiş topraklarda mikro besin eksiklikleri de görülebilir.
İlk yıl ot fazlaysa ilk biçim erken yapılarak otların tohum dökmesi önlenir. Sulamaya, tarla kapasitesinin yarısı tükendiğinde başlanır; su göllendirilmemelidir. Sonbaharda tırmık ya da kültivatörle kök tacının hafifçe uyarılması kardeşlenmeyi artırır. Tarla koşullarında yetiştirilen yoncalıklar otlatılmamalıdır; hayvanlar kök boğazlarını çiğneyerek bitkileri öldürür.
Hasat ve verim
Besin depolama tam çiçeklenmede en yüksek düzeye ulaşır, ama biçim geciktikçe ham protein ve mineral madde azalır. Ülkemizde en uygun biçim zamanı çiçeklenmenin onda biri ile dörtte biri arasıdır. Biçim en az 5 cm anız kalacak şekilde yapılmalıdır; daha alçaktan biçim kök boğazındaki sürgünlere zarar verir. Makaslı biçme makineleri, tamburlu makinelere göre bitkiye daha az zarar verir.
Kuru ot verimi Doğu Anadolu’da dekara 300–500 kg, Orta Anadolu’da 800–1.000 kg, Batı ve Güney Anadolu’da 2.000–2.500 kg’a kadar çıkar. En yüksek verim 2.–4. yıllarda, en çok 3. yılda alınır; bu yüzden yonca ekim nöbetinde en az 3 yıl kalmalıdır.
Tohum üretimi
En uygun koşullar yazları yağışsız, günleri uzun, kurak ve yarı kurak bölgelerdir. Sıra arası 35–90 cm tutulur; çoğu zaman ilk bir iki biçim ot olarak alınıp sonraki ürün tohuma bırakılır. Alt dallardaki baklaların üçte ikisi ile dörtte üçü esmer-kahverengiye döndüğünde, sabah serinliğinde hasat edilir. Ülkemizde dekara 20–40 kg tohum alınırken, gelişmiş Akdeniz ülkelerinde 80, ABD’nin bazı eyaletlerinde 100 kg’a ulaşır.
Hastalık ve zararlılar
Yonca tarlalarının belki de en büyük zararlısıdır. Yaprağı ve kökü olmayan bu asalak bitki saplara sarılarak yoncanın özsuyunu emer ve hızla yayılır. En etkili önlem temiz tohum kullanmaktır; görülen ocaklar hemen yok edilmeli, küskütlü tarladan tohum alınmamalıdır.
Köklere yerleşen asalak bir bitkidir; elle toplanır, yoğun bulaşmada bir süre yonca ekilmez.
Kök ve kök boğazında çürüme, gal ve kurumalara yol açar; nemli koşullarda artar.
Yaprak uyuzu, pas, mildiyö ve külleme yaprak kaybına ve kalite düşüşüne neden olur.
Ülkemizde yoncanın en yaygın zararlısıdır; larvalar sürgün uçlarında ve yapraklarda beslenir.
Baklagil hortumlu böceği, yonca tırtılı, tarla fareleri ve kör fareler de zarar yapar.
Kimyasal mücadelede ilaç ve dozu, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile reçete yazmaya yetkili kişiler belirler; yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalıdır.
Kaynaklar
- FAO. FAOSTAT, Crops and livestock products (erişim: Ekim 2026).
- TÜİK. Bitkisel Üretim İstatistikleri (erişim: Ekim 2026).
- Baklagil Yem Bitkileri. Ders notları.